16 Aralık 2019 09:00

“Dünyamız, geleceğimiz”

"Birinin çok zengin olduğu birinin açlıktan öldüğü eşitsizliği ortadan kaldırmamız lazım, yıllar geçtikçe bu uçurum derinleşiyor. Bizim dünyayı kurtarmak için birleşmemiz gerekiyor.”

Paylaş

Mustafa ARTIK

Antalya

Geçtiğimiz hafta 4. Küresel iklim eylemleri (global strike future) dünya genelinde pek çok yerde geniş katılımlarla gerçekleşti. Aynı kitlesellikte olmasa da ülkemizde de gençlerin, liselilerin öncüsü olduğu eylemler ve etkinlikler düzenlendi. Antalya’da ise liseli gençler tarihi Üç Kapılar mevkiinde buluşarak ellerinde dövizlerle iklim krizine vurgu yapmak ve Black Friday indirimlerinin uygulandığı gün kendi tabirleriyle tüketim çılgınlığına tepki göstermek için bir araya geldiler.

Biz de o gün tanışma fırsatı bulduğumuz arkadaşlarımızın çalışmalarını, nasıl bir araya geldiklerini ve neler yapmak istediklerini konuşmak üzere buluştuk. Düzenledikleri eylemde dövizlerine yansıyan enerjilerini ve yaratıcılıklarını ilk andan hissediyoruz. Paris Anlaşması, İklim Krizi, Küresel İklim Grevi… diye onlar hızını almış giderken önce sizi tanıyalım diyebilmek için fırsat buluyoruz. Dilan, Çağla ve Betül’le beraberiz. “Bir de Aslı var” diyorlar. Dört genç kadın aynı sınıfta, Antalya Metin-Nuran Çakallıklı Anadolu Lisesi’nde 11. sınıf öğrencileri.

“TARTIŞTIKÇA BİRBİRİMİZİN FİKİRLERİNİ BESLİYORDUK”

İklim Değişikliği meselesine nasıl ilgi duymaya başladınız? diye soruyoruz. Doğa tahribatını resmeden görüntüleri gördükçe rahatsız olduklarını söylüyor Dilan ve Çağla. Çağla, önceden “İklim Değişikliği” diye bildiği meselenin “İklim Krizi”ne dönüşmüş olmasından etkilenmiş. “Artık ben bile bunu fark edebiliyorum. Kış gelmiyor, yağmur dahi yağmıyor. Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın demek istemedim. Çünkü bu dünyada ben de yaşıyorum.” diye de ekliyor. Betül ise “Ben küçüklüğümden beri doğaya ve hayvanlara karşı ilgiliyim. Belki de bu Karadenizli olmamdan kaynaklanıyor. Çünkü orası buradan daha yeşil.”

Betül nasıl ortaklaştıklarını başlıyor anlatmaya; “Her gün sınıfta konuşurken birbirimizin fikirleri birbirini besliyordu. Sonunda Dilan’ın da öncülüğünde böyle bir şey yapmaya karar verdik.” Hemen arkasından ekliyor Dilan: “Sanırım felsefe derslerinde başladık konuşmaya” Çağla ekleyerek düzeltiyor Dilan’ı “Ya da senin okuduğun kitaplar falan. Sürekli kitaplar okuyup bizimle bir şeyler paylaşıyor ve biz de bunu kimse bilmiyor mu daha önce neden bir şey yapılmamış?” diye şaşırıyoruz. Üçünün de başıyla onayladığı şeyi bir kez de Dilan ifade ediyor; “Her yerde alternatif enerji kaynaklarından, güneş enerjisinden vs. bahsediliyor. Peki neden kimse bir şey yapmıyor?” Türkiye’nin Paris İklim Anlaşmasını henüz yürürlüğe sokmadığını dile getirerek bunun için somut adım atılması gerektiğini de vurguluyorlar.

“FARKINDA MISINIZ?”

Bütün bu heyecanlarını öğretmenleriyle, arkadaşlarıyla paylaştıklarından ve iklim değişikliği meselesine ilişkin işler örgütleyen başka gruplar araştırmaya giriştiklerin bahsediyorlar. Antalya’da “FridaysForFuture” organizasyonu olmadığını öğrendiklerini ve bu işi örgütlemek için birlikte karar aldıklarını ifade ediyorlar. Teneffüslerde, öğle aralarında diğer sınıfları gezdiklerini ve “İklim krizinin farkında mısın?” diyerek ellerinde dövizlerle konuşmalar yaptıklarını ve bunun çok ilgi çektiğini ifade ediyorlar.

Sosyal medya gruplarında turistlere de çalışmalarını anlattıklarını belirtmişler. Bunu hatırlattığımızda Dilan’ın iklim değişikliğini araştırabilmek için İngilizcesini ilerletmeye çabaladığını öğreniyoruz. Düzenledikleri eylemlerde Betül’de farklı ülkelerdeki çevre aktivistleriyle tanıştığını belirtiyor.

Şimdi ise sadece kendi liselerinden değil birçok başka liseden de yirmiye yakın kişiyle beraber çalışma yürüttüklerinden ve buradaki arkadaşlarıyla toplantılar organize etmeyi ve birbirleriyle görüşlerini paylaşmayı düşündüklerini belirtiyorlar. Okullarında da bu konuyla ilgili kendi sunumlarıyla konferans yapabileceklermiş.

“DÜNYA YOK OLUYOR”

Betül “İklim krizine yönelik adımları bizim değil de devletlerin atması gerek, bizim tepkimiz elbette ki burayı değiştiriyor ama onların bir şeyler yapması gerek. Onlar bunu yapmadığı için biz burada bireysel olarak mücadele veriyoruz.” diyerek devam ediyor. Ardından Dilan “Bizim ne düşündüğümüzden anlamayan insanlar koltuklarda oturuyor. O koltuklardan kalkmaları lazım. Dünya’yı anlayan, toplumun içinden kimselerin orada oturması gerekiyor. Bu mümkün olduğu zaman dünya daha mükemmel bir yer olacak. Dünya yok oluyor ve hepimizin uyanışı için bu yeterli bir neden. Birinin çok zengin olduğu birinin açlıktan öldüğü eşitsizliği ortadan kaldırmamız lazım, yıllar geçtikçe bu uçurum derinleşiyor. Bizim dünyayı kurtarmak için birleşmemiz gerekiyor.” diyerek bitiyor sözlerini.

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Marksizmin bir karikatürü emperyalist ekonomizm

SONRAKİ HABER

Elazığ depreminin ardından siyasi parti ve sendikalardan açıklama

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa