06 Aralık 2019 15:20

HDP: Sessiz kaldıkça yeni kayyumlar gelecek

HDP Sözcüsü Günay Kubilay, Van’da yapılan operasyonda Muradiye, Özalp ve Başkale belediyeleri eş başkanlarının gözaltına alınmasına tepki gösterdi.

HDP Sözcüsü Günay Kubilay | Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Günay Kubilay, Parti Genel Merkezinde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kubilay, Van’da yapılan operasyonda Muradiye, Özalp ve Başkale belediyeleri eş başkanlarının gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Kubilay, “Yine bir uyduruk gerekçeyle kayyum atanacak, aynı nakarat tekrar edilecektir. Özellikle başta batı kamuoyu olmak üzere kitlesel tepkiler gösterilmedikçe, kayyum rejimi yeni belediye gasplarıyla kendini tahkim etmeye, baskılarını artırmaya devam edecektir. Bu iktidar var oldukça farklı olan hiç kimsenin bu ülkede temiz bir siyasi oksijen alması mümkün olmayacaktır. Bir kez daha tekrarlıyoruz; şiddet ve nefret dolu ellerinizi eş belediye başkanlarımız ve belediyelerimizden çekin. Ne yaparsanız yapın çoğunluk desteğini yitirmiş, gayrimeşru bir iktidar olduğunuz hakikatini saklayamazsınız” dedi.

"AKP KÜRT DÜŞMANLIĞINI NATO’YA TAŞIDI"

3-4 Aralık’ta Londra’da toplanan NATO zirvesini değerlendiren Kubilay, AKP’nin “Kürt düşmanlığı”nı bu zirveye de taşıdığını söyledi. Kubilay, “Son bir haftadır Türkiye ile NATO devletleri arasında bir kriz olduğu konuşuluyordu. Yapılan açıklamalardan Erdoğan’ın NATO zirvesinde Kuzey ve Doğu Suriye halklarının öz savunma gücü ve siyasi iradesinin ‘terörist’ olarak tanınması için özel bir çaba harcadığı, çeşitli pazarlıklar yaptığı anlaşılıyor. Böylece NATO’nun Baltık savunma planını da bu nedenle veto ettiği açığa çıkmış oldu. AKP iktidarı, ‘terör’ ve ‘terörizm’ kavramlarını kendisine göre yontma, işine geldiği gibi eğip bükme konusunda mahir sayılır. Bu kavramları temel evrensel ölçütlere, hukuksal dayanaklara göre değil, siyasi çıkarlarına göre tanımlıyor, biçimlendiriyor, empoze ediyor. Daha önemlisi sadece medyayı değil, bir kısım muhalefeti de bu kavramlarla siyasi kuşatma altına alıyor ve etkisizleştirerek kendine angaje edebiliyor” diye konuştu.

"VETO BLÖFÜ İŞE YARAMADI"

Ancak “Kürt düşmanlığı”nın NATO devletlerinde ve uluslararası toplumda bir karşılığının olmadığını vurgulayan Kubilay, Baltık savunma planını veto blöfünün de bir işe yaramadığını ifade etti.

Kubilay, “Demek ki, esas sorun ‘terör’ adı altında sürekli tekrarlanan ‘güvenlik sorunu’ değil. Esas sorun Kürtlerin bulundukları coğrafyada kendi kimlikleriyle, kültürleriyle, dilleriyle, kolektif haklarıyla eşit haklar temelinde yaşayacakları bir siyasal statünün elde edilmesini önlemek ve kazanılmış hakları ortadan kaldırmaktır” dedi.

“NATO toplantısı, her ne kadar Til Rifat’taki çocuk katliamını görmezden gelse de Kürt düşmanlığı üzerine inşa edilmiş bir iç ve dış politikanın artık miadını doldurduğunu bir kez daha göstermiştir” diyen Kubilay, buna rağmen AKP medyasının Erdoğan’ın Londra’dan zaferle döndüğünü empoze etmeye çalıştığına işaret etti.

"ROBOSKİ’DEN TEL RIFAT’A DEĞİŞEN TEK ŞEY TABUT SAYISI"

"Roboski’den Tel Rifat’a değişen tek şey sadece tabutların sayısı. Değişmeyen tek şey ise Kürt düşmanlığı" diyen Kubilay, "Türkiye savaş suçu işliyor. Uluslararası kuruluşları Türkiye’nin sivillere ve çocuklara yönelik saldırılarını önlemek için acilen göreve çağırıyoruz" ifadelerini kullandı.

"BU CÜMLELERİ KURAN BU ÜLKENİN İÇİŞLERİ BAKANI!"

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun katıldığı bir televizyon programında "Bir kişi mahkemeden beraat almışsa görevine neden dönemiyor?" sorusuna verdiği "Elbette ki güvenmeyeceğim. Herkes devletin içine girmek zorunda mı? (…) devlet temkinli olmayacak mı? Her şeye Anayasa Mahkemesi’nin gözüyle bakıyor değilim, kimse kusura bakmasın" yanıtını da eleştiren Kubilay, "Bu açıklamaları bu ülkenin İçişleri Bakanı yaptı. Soylu bu açıklamalarıyla Anayasa Mahkemesi’ni tanımadıklarını, kendi tasarruflarının Anayasa Mahkemesi’nin üzerinde olduğunu ve Mahkeme kararlarını uygulamanın da kendi tercihlerine kaldığını açık açık ilan etmiş oluyor. Bunun altını kalın çizgilerle çizelim ve tarihe büyük bir dipnot olarak düşelim. Ne yazık ki bu cümleleri kuran kişi, bu ülkenin İçişleri Bakanı” diye konuştu.

"CEZAEVLERİNDEN TABUTLAR ÇIKIYOR"

Türkiye cezaevlerinde yaşanan hak gasplarına da değinen Kubilay, "Cezaevlerinden hasta tutuklular değil, tabutları çıkıyor. Ölümle pençeleşen tutuklular Adli Tıp Kurumu tarafından ‘cezaevinde kalamaz’ raporlarına rağmen cezaevinde tutuluyor ve açıkça suç işleniyor. Adalet Bakanlığı 2018 resmi verilerine göre, son 8 yılda hapishanelerde 2 bin 300 tutuklu hayatını kaybetmiş. Toplam kapasitesi 220 bin olan cezaevlerinde 300 bine yakın tutuklu bulunuyor. İHD'nin verilerine göre, 457'si ağır olmak üzere bin 334 hasta tutuklu var" diye konuştu. (HABER MERKEZİ)

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Jeremy Corbyn bu sefer Brexit ile ilgili yapılan gizli anlaşmayı açıkladı

SONRAKİ HABER

Sağlık Bakanı: Kesin koronavirüs tanısı olan hiçbir hastamız olmadı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa