28 Kasım 2019 04:13

İşçi mektubu: Seyirci olduğumuz sürece oyun sürecek

Türk-İş Genel Kurulu, MESS Grup Toplu İş Sözleşmesi'nin görüşüldüğü dönemde yapılacak.

Fotoğraf: Onur Yurtsever

Paylaş

Bir Metal İşçisi
Bursa

Metal Fırtına döneminden sonra Oyak Renault fabrikasından atılan işçilerden birisiyim. Şimdi yine bir metal fabrikasında çalışıyorum, yine bir toplu iş sözleşmesi dönemindeyiz. Daha önce yaşadığımız süreci düşününce bugün MESS ve onunla görüşen sendikaların davranışlarına bakınca yine aynı oyunların içerisinde olduğumuzu görüyorum. Geçmişte yaşadıklarımız olaylar karşısında üyesi olduğumuz sendikaların bizlere karşı ne kadar samimiyetsiz olduklarını ve bu nedenle başarısız olduklarını gördük.

Renault, TOFAŞ, BOSCH ve benzeri fabrikalarda çalışan işçi arkadaşlarıma söyleyeceğim, geçmiş dönemde yaşadıklarımızın ışığında olaylara bakmalarını isterim. Çünkü orada her şeyi görmek mümkün. Bütün sendikaları metal fırtına döneminde tanıma fırsatı bulduk ve her türlü ihaneti bu mücadele içerisinde yaşadık. O nedenle geçmişin birikimi ile hareket edersek bir daha hata yapmayacağımızı düşünüyorum.

Fabrikada çalışan arkadaşlarımla konuştuğumda büyük bir sessizlik içerisinde olduklarını görüyorum. Bu durum Türk Metal ve MESS’in işine geliyor ve işçiler üzerinde daha rahat baskı kurup istedikleri sözleşmeyi MESS ile iş birliği yaparak imzalayabileceklerini düşünüyorlar. Birleşik Metal-İş’in en son MESS’in dayatmalarına karşı işyerlerinde açıklamalar yaptıklarını sosyal medya hesaplarından gördük. Bu adımlar Türk Metal’in suskunluğu karşısında önemli adımlar ancak 150 bin işçiyi ilgilendiren bu sözleşmeden başarılı çıkmak için Türk Metal’in üyelerine de moral ve güven verecek somut mücadele planlarına ihtiyaç var. Eğer bunu iyi bir biçimde yapabilirse biz metal işçileri için itici bir rol oynayabilirler.

Hepimizin bildiği gibi kamu işçilerine yapılan zam pazarlığı sırasında Türk-İş Başkanının açık kalan mikrofonunda ‘Uzasaydı bu işi karıştıracaktık’ dediği toplantıda, Türk-İş Genel Sekreteri olan Pevrul Kavlak da yanında oturuyordu. Aslında aynı düşünceye sahip olduklarını biliyoruz ve bizler seyirci olmaya devam ettiğimiz sürece aynı oyun bizim sözleşmemizde de yaşanacaktır. O nedenle bir an evvel üzerimizdeki rehaveti atıp bir şeyler yapmaya başlamalıyız.

Bu sözleşme açısından ortaya çıkan bir diğer önemli konu da sözleşmede aldığımız ve alacağımız zamların ilk aydan vergi kesintilerine gitmesi. Bu konuda başta Türk Metal, göstermelik birtakım açıklamalar yapıyor peki bu yeter mi? Tabii ki yetmez. Bu konuda samimi iseniz elini işçinin cebinden çıkarmayan AKP iktidarına karşı bir mücadele başlatmanız gerekir. Ancak o zaman artan vergilere dur denebilir, yoksa işçinin talebini bu şekilde gündeme getirmekle sorunlarımız çözülmüyor, bizi oyalamaktan başka bir işe yaramıyor. Sendikaların işçileri tekrar oyalamalarına karşı uyanık olmalıyız. Benim şimdiye kadar gördüğüm, ne kadar mücadele edersen o kadar hak kazanırsın. O nedenle diyorum ki hepimize mücadele anlamında büyük görevler düşüyor. Bu sendika ağaları biz bilinçli, örgütlü olana dek var olacaklar, biz bilinç kazandıkça sendika ağaları da yok olacaklar. Biz işçiler bunu başarıncaya kadar mücadele etmeye devam etmeliyiz.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

SOCAR işçileri TİS’i birikmiş sorunlarla karşılıyor

SONRAKİ HABER

Akdeniz'de 4.9 büyüklüğünde deprem

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa