23 Kasım 2019 10:31

Güzel günler yan yana, kol kola

Dünyanın her bir tarafında ayaklanan, yoksulluğa, yolsuzluğa, eşitsizliğe karşı kendi hakları için sokağa çıkan kadınlar yan yana gelerek birliklerinden doğan güç ile seslerini yükselttiler.

Kaynak: Max Pixel

Paylaş

Dünyanın dört bir yanından ayak seslerinin yükselişiyle karşılıyoruz 25 Kasım Uluslararası Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Gününü. Lübnan’da, Irak’ta, Şili’de, Ekvator’da halklar yoksulluğa, yolsuzluğa, eşitsizliğe karşı büyük bir mücadele veriyor. Ağır vergilerden, gelen zamlardan, artan enflasyondan ve işsizlikten en çok kadınlar payını alıyor. Bu sebeple en ön saflarda kadınlar yer alıyor. Şiddetin boyutu daha da artsa da sokaktaki halkların en çok da kadınların kararlığı hükümetlerin geri adım atmasını sağlıyor. Tıpkı tecavüz yasası meşrulaştırılmaya çalışılırken biz kadınların sokağa çıkıp yasayı geri çektirmesi gibi. Dünyadan dönüp dolaşıp Türkiye'ye geldiğimizde ise tablo pek de değişmiyor. Krizin etkisini daha hissedilir hale getirmeye başlamasıyla yaşamı idame ettirmek daha da zorlaşıyor. Krizin etkisiyle ilk işsiz bırakılan kadınlar oluyor. Çünkü her koşulda çalışabileceği düşünülen kadın ilk gözden çıkarılacak eleman olarak görülüyor. Böylece kadın işsizliği daha da artıyor ve bu artan işsizlik kadınları güvencesiz işlerde uzun saatler boyunca karın tokluğuna çalışmaya itiyor.

KADINLAR ÇARESİZLİĞİ KABUL ETMİYOR

Özellikle genç kadınlar okullarına devam edebilmek, barınabilmek ve temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için esnek ve ağır çalışma koşulları altında sömürüye maruz kalıyor. Tüm bunların yanında ülke her güne bir cinayet ya da şiddet haberi ile uyanıyor. Geride bıraktığımız ekim ayında 36 kadının öldürülmesi bu gerçekliği gün yüzüne çıkarıyor. Kadınların kim tarafından öldürüldüğü tespit edilmedikçe, adil bir yargılama yapılmadıkça, failler caydırıcı cezalar almadıkça, şiddeti önleyici tedbirler uygulanmadıkça bu tablo değişmeyecek. Krizin yarattığı baskı bir yandan, geçim telaşı bir yandan derken ailenin, erkek arkadaşın, eşin oluşturduğu baskı ile iki kat daha yük biniyor kadının sırtına. Fakat kadınlar çaresizliği kabul etmiyor. Takılıp düşse de düştüğü yerden hızla kalkıp devam ediyor yoluna. Hem de daha güçlenmiş olarak. Tıpkı Şule Çet davasında bahaneler aranıp katiller aklanmaya çalışıldığında ses çıkaran kadınlar gibi, tıpkı taciz eden akademisyenin tüm tehditlerine rağmen şikayet eden genç kadını yalnız bırakmadığımız gibi.

BULUNDUĞUMUZ HER ALANDA, HEP BİRLİKTE

Bu 25 Kasım da dünyanın dört bir yanındaki eylemlerde en ön saflarda yer alan kadınlarla dayanışma göstermenin tam zamanı. Yurt odasında, fakültede, sınıfta, okul bahçesinde, otobüs durağında bulunduğumuz her yerde yan yana gelebilmenin her koşulunu yaratmalıyız. Okuduğumuz bir kitap, izlediğimiz bir film, kahve içerken ettiğimiz sohbet, attığımız her slogan ile daha güçlü olacağız. Şimdi yapmamız gereken şey yaşadığımız kötü koşullar karşısında çaresizliğe düşmek değil, kendi sözümüzün, taleplerimizin arkasında durmaktır. Çünkü biliyoruz ki dünyanın her bir tarafında ayaklanan, yoksulluğa, yolsuzluğa, eşitsizliğe karşı kendi hakları için sokağa çıkan kadınlar yan yana gelerek birliklerinden doğan güç ile seslerini yükselttiler. Bizlerde bu 25 kasımda bulunduğumuz her ilde, ilçede kadınlar olarak sokağa çıkmalı; şiddete, eşitsizliğe, krize karşı sözümü söylemeliyiz. 25 kasıma giderken belki bir yurt odasında, belki de bir kahvaltıda çevremizdeki tüm kadınlarla buluşmalı, bir araya gelmeli ve şiddete karşı ses çıkarmanın yollarını aramalıyız. Ve şunu unutmamalıyız güzel günlere ancak yan yana ve kol kola yürüyebiliriz.

Reklam
ÖNCEKİ HABER

“Belediyeye iş istemeye gittik, güvenlikler tarafından darbedildik”

SONRAKİ HABER

Libyalı komutan: Türk gemilerini batırma emri aldım

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa