20 Kasım 2019 16:57

Jeomorfoloji Derneği raporu: Dipsiz Göl, su birikintisi değil paha biçilmez doğal göl

Yok edilen 12 bin yıllık Dipsiz Göl'de teknik incelemelerde bulunarak rapor hazırlayan Jeomorfoloji Derneği: Nasıl bir gerekçeyle bu kazıya yasal izin verildiğini anlamak mümkün değil.

Dipsiz Göl'ün kazı yapılmadan önceki hali (solda) ve kazıdan sonrası "eski haline getirdik" denilen ancak toprakla doldurulan hali (sağda) | Fotoğraflar: DHA | Kolaj: Evrensel

Paylaş

Gümüşhane’de Taşköprü Yaylası'nda "define" iddiası üzerine alınan yasal izinle taş ve toprak yığınına döndürülen Dipsiz Göl’de, Jeomorfoloji Derneği tarafından oluşturulan heyetçe teknik inceleme yapıldı, rapor hazırlandı. Dipsiz Göl'ün su birikintisi olduğu yönündeki iddiaların gerçekçi olmadığına yer verilen ön raporda gölün, uzun yıllarda oluşan doğal bir göl ve paha biçilemez değerlerden olduğu belirtildi.

12 bin yıllık Dipsiz Göl'ün yok edilmesine tepkiler sürüyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından “Doğal sit alanı” kapsamına alınan ve eski haline dönüştürülmesi için çalışmaların başlatıldığı Dipsiz Göl'ü incelemek üzere Jeomorfoloji Derneğince heyet oluşturuldu. Heyet geldiği gölde teknik incelemelerde bulunarak, rapor hazırladı. Yapılan ilk incelemelerin ardından hazırlanan ön raporda; su birikintisi olduğu yönündeki iddiaların gerçekçi olmadığına yer verilen Dipsiz Göl'ün “doğal göl” olduğu açıklandı.

“DİPSİZ GÖL DOĞAL GÖLDÜ”

DHA'nın aktardığına göre, Jeomorfoloji Derneğinden yapılan açıklamada, Dipsiz Göl'ün yağışlar ve yüzeysel drenaj ile beslenen doğal göl olduğu belirtilerek, "Dipsiz Göl coğrafi anlamda doğrudan kalın bir kar kütlesinin varlığı ve hareketi ile gelişen bir buz ve kar kütleleriyle oluşan, bunların kristalleşme ve aşındırmaları sonucunda ortaya çıkan çanak yapıdır. Bir paleocoğrafya arşivi yok olmuştur ve telafisi mümkün değildir. Bilim insanlarının araştırma yapabilmek için aylarca uğraşarak yasal izin ve etik kurulu belgeleri toplamaya çalıştığı ülkemizde, nasıl bir gerekçeyle bu kazıya yasal izin verildiğini anlamak mümkün değildir. Dolayısıyla yaşanan bu tecrübe, bu tür izinlerin verilmesinde, konu hakkında bilimsel yeterliliği olan kurumlardan da görüş alınmasının; doğal, kültürel ve bilimsel değerlerimizin korunması, sürdürülebilir kullanımı ve faydalanılması bakımından önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Jeomorfoloji Derneği olarak Türkiye fiziki coğrafyasının paha biçilemez doğal değerleri olan göllerimize, bu şekilde kontrolsüz ve bilgisizce zarar verecek her türlü hatalı uygulamaya karşı olduğumuzu kamuoyu ile paylaşıyoruz" denildi.

“NİHAİ RAPORU PAYLAŞACAĞIZ”

İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Jeomorfoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Turoğlu, Dipsiz Göl olayının, bilimsel arşiv niteliği taşıyan ve ekolojik öneme sahip olan doğal göllerin, çeşitli yollarla yok edilmesinin son örneği olduğunu kaydetti. Gölün kazıyla yok edildiğini ifade eden Turoğlu, "Orada kaybedilen veriyi belki de başka bir yerde bulamayız ve artık geri de getiremeyiz. Kontrolsüzce yapılan kazıyla önemli bir bilimsel hazine kaybedildi. Şu andan sonra yapılacak çalışmalar gölü eski haline getirmeyecektir. Nihai raporumuzu hazırlayarak Dipsiz Göl konusunda kesin bilgileri paylaşacağız" dedi.

“YAŞANAN OLAY TRAJİKOMİK”

Uzun yıllardır, buzul göller üzerine bilimsel çalışmalar sürdüren Trabzon Üniversitesi'nden Hidrobiyoloji (Su biyolojisi) ve Limnoloji (Tatlı Su Biyolojisi) Uzmanı Prof. Dr. Bülent Şahin de Dipsiz Göl'ün, Karadeniz'deki yüksek dağ göllerinden biri olduğunu ve insan etkisinden uzak olduğu için binlerce yıllık fauna ve flora taşıdığını vurguladı. Küresel ısınmanın etkilerinin yüksek dağ göllerinden takip edildiğini kaydeden Şahin, "Bu olay sonucunda üzgünüz ama göl maalesef fauna ve florasını kaybetti. Gölün ortadan kaldırılması sadece gölün ekosistemini değil, karasal ekosistemdeki canlıları da etkiledi. Dipsiz Göl'ün kazılarak yok edilmesi, bilim insanların gelecekte yapılacak keşifleri de ortadan kaldırdı. Gölde altın arandığı söyleniyor. Yaşanan olay trajikomik. 2 kişinin devletin yetkisine müracaat edip, pek çok basamağı geçerek izin alıp, böyle bir olayın olması düşündürücüdür" diye konuştu.

“CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI SORUŞTURMALI”

Balıkesir Üniversitesinde görevli Öğretim Üyesi Dr. Erdal Gümüş ise, Dipsiz Göl'ün yüksek yamaçlarda bulunması nedeniyle 'Alpin' olarak bilinen, soğuğa karşı dirençli ve hassas ekosistemin bir parçası olduğunu ve gölün ortadan kaldırılıp bölgedeki ekosistemin tüm parçalarına zarar verildiğini savundu. Dr. Erdal Gümüş, "Dipsiz Göl'ün su birikintisi olması bile onun önemini kesinlikle azaltmaz ve burayı yok edebilecekleri anlamına gelmez. Define aramak için gölü yok ettiler ama esas define gölün kendisiydi. Esas define; Gümüşhane'nin dağında, taşında, toprağında ve suyunda. Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bu olay karşısında devlet adına soruşturma yürütmesi gerekiyor. Şikâyete lüzum yok. Orada yaşanan olay ile devletin herhangi bir kurumunu ateşe vermekten farksız. Özel mülk olsaydı orada o kazı yapılamazdı" dedi.

NE OLMUŞTU?

Gümüşhane merkeze bağlı Dumanlı köyü sınırları içerisinde yer alan Taşköprü Yaylası'nda, doğal güzelliğiyle görenleri etkileyen, kaynağı ve akarı olmayan Dipsiz Göl'de, "define var" iddiası üzerine, kimliği açıklanmayan 2 kişi kazı için başvuruda bulundu. Gümüşhane Valiliği ile Kültür ve Turizm Müdürlüğü kazıya izin verdi. Gümüşhane Müze Müdürü Elif Öktem ile jandarma yetkililerinin eşlik ettiği kazıda, suyu tahliye edilen göl alanı iş makineleri ile kazıldı. 4 gün süren kazıda, bölgede M.Ö. 5. yüzyılda kalan, Roma İmparatorluğu'nun 15’inci Apollinaris lejyonuna ait olduğu iddia edilen ganimetlerin arandığı öğrenildi.

Dipsiz Göl'ün "define" iddiasıyla yasal izin alınarak yok edilmesine yöre halkı ve akademisyenler tepki gösterdi.

Dipsiz Göl'de 4 gündür sürdürülen kazı, iddia edilen "define" bulunamayınca sonlandırıldı ve kazı ekibi 14 Kasım'da alandan ayrıldı. Valilik, göl alanının eski haline getirildiğini açıkladı ancak Dipsiz Göl alanının toprakla doldurularak kapatıldığı görüldü. Su kalmayan göl alanı, taş ve toprak yığınına dönüştü.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, sorumluların haklarında başlatılan soruşturma kapsamında görevden uzaklaştırıldığını duyurdu. Valilik de ikinci açıklamasında kazı için uygunluk raporu veren ilgililer hakkında ayrıca soruşturma başlatıldığını açıkladı. (HABER MERKEZİ)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

CHP Milletvekili Ayhan Barut: Geleceğimiz olan çocukların geleceğini karartmayalım

SONRAKİ HABER

Sivas'ta iskeleden düşen işçi yaşamını yitirdi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa