14 Kasım 2019 13:13

Nafaka Hakkı Kadın Platformu, nafaka ve istismar affına dair TBMM'de görüşmeler yaptı

Nafaka Hakkı Kadın Platformu, 2 . Yargı Paketi ile nafaka hakkının sınırlandırılacağı ve çocuk istismarına af geleceği haberleri üzerine siyasi parti temsilcileriyle TBMM'de bir dizi görüşme yaptı.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Nafaka Hakkı Kadın Platformu, nafaka hakkının sınırlandırılması ve çocuk istismarına af getirilmesi konularında basında çıkan haberlere dair TBMM'de bir dizi görüşme gerçekleşirdi. Görüşmelerde 2. Yargı Paketinde yer alacağı söylenen nafaka hakkının sınırlandırılması ve çocuk istismarına af getirilmesi girişimlerinin engellenmesi ile İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanması konuşuldu.

T24'te yer alan habere göre, 5 ve 6 Kasım tarihlerinde Meclise giderek milletvekilleri ile görüşen Nafaka Hakkı Kadın Platformu üyeleri, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, HDP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan, Adalet Komisyonu üyesi CHP milletvekilleri Süleyman Bülbül, Tufan Köse, Turan Aydoğan, Zeynel Emre, Adalet Komisyonu Üyesi MHP Milletvekili Halil Öztürk, KEFEK Üyesi AKP Milletvekili İmran Kılıç, KEFEK üyesi CHP milletvekilleri Sera Kadıgil, Jale Nur Süllü, AKP Milletvekili Sare Aydın, MHP milletvekilleri Hasan Kalyoncu, Lütfi Kaşıkçı, Mehmet Taytak ve İyi Parti Milletvekili Arslan Kabukçuoğlu ile bir araya geldi. CHP ve HDP temsilcileri, parti olarak nafaka hakkının sınırlandırılması ve cinsel istismarcılara af getirilmesinin karşısında duracaklarını belirtti.

MERAL AKŞENER: İKTİDARI UYARIYORUM

Nafaka Hakkı Kadın Platformu temsilcilerinin 11 Eylül Çarşamba günü ziyaret ettiği ve bir dosya sunduğu İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin 12 Kasım'da gerçekleşen grup toplantısında nafaka ve kadın hakları konusuna değindi. Akşener, grup toplantısında "Türkiye’de boşanmanın asıl mağduru kadınlardır. Bazı istisnalar haricinde boşanmaların yükü ağırlıklı olarak kadınların omuzundadır. İkinci yargı paketini hazırlayan iktidarı uyarıyorum. Boşanmak üzere olan kadınların hak ve hukukuna dikkat edin. Bu gidişe dur diyeceğiz. Onlara sözümdür” ifadelerini kullandı.

OYA ERSOY: KADINLARIN HAKLARINDAN ELİNİZİ ÇEKİN

Aynı gün TBMM Genel Kurulu’nda söz alan HDP Milletvekili Oya Ersoy ise iktidarın kadınların nafaka hakkına göz diktiğini belirterek “Halk ekonomik krizle, işsizlikle, yoksullukla boğuşurken, kadına yönelik şiddet ve çocuk istismarı her gün artarken iktidarın bu konuda bir yasa teklifi hazırladığını maalesef milletvekilleri olarak yandaş medyada yer alan manşetlerden öğrenmek zorunda kalıyoruz. Bu göz dikilen nafaka ise ayda sadece 262 lira. Yani yüzde 80’i erkeklerden oluşan bu meclis, eşinden sistematik şiddet gören, şiddet görmesine rağmen baskı nedeniyle evliliğini sürdürmek zorunda kalan ve bu cendereye son vererek boşanmaya karar veren kadınların nafaka hakkını kaldıracak öyle mi? Nafaka hakkını gasbetmek, devlet eliyle kadına ekonomik şiddet uygulamak demektir. Kadınların haklarından ellerinizi çekin, İstanbul Sözleşmesi’ni ve 6284 sayılı Yasa’yı uygulayın” dedi.

HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu da 6 Kasım tarihinde Meclise sunduğu önergede, “Kadın yoksulluğu ve cinsiyetler arası eşitsizlik bu kadar büyükken nafaka hakkına dokunmak, kadınları daha yoksul ve şiddete açık hale getirmektir” ifadelerine yer vermişti.

"HÜKMEDİLEN NAFAKALARIN SADECE %20,7’Sİ ÖDENİYOR"

Kadın Dayanışma Vakfı, 140 tane nafaka ve boşanma dava dosyalarının inceleyerek hazırladıkları raporu ekim ayı sonunda açıklamıştı.

Nafaka davalarında Boşanma Komisyonunda dile getirildiği gibi erkeklerin mağdur edildiğinin örneklerle belirtildiği raporda şu bulgulara yer verildi:

  • Araştırmada, yoksulluk nafakası tartışması içinde nafaka taleplerinin birbirinden ayırmada yaşanan güçlüğün, nafakanın boşanma davalarının içinde ve ayrıca dava açılarak talep edilmesinin, bakım ve yardım nafakası olarak farklı şekillerde talep edilmesinin ve birden fazla bakım nafakasının özellikle müşterek çocuğun varlığı halinde aynı anda talep edilmesinin bir sonucu olduğu gözlemlenmiştir.
  • Araştırmada boşanma ve nafaka davaları ile cinsiyete dayalı şiddet arasında önemli bir ilişki tespit edilmiştir. Boşanma sebepleri farklılık göstermekle beraber incelenen dosyaların yüzde 82, 9 gibi büyük bir oranında kadına yönelik şiddet iddiası mevcuttur. Şiddet iddiası içeren dosyalarda büyük oranda nafaka talebi söz konusudur.
  • İncelenen davaların büyük bölümü kadınlar tarafından açılmıştır. Açılan davaların yüzde 32,1 inde kadınlar maddi imkansızlıklardan kaynaklı olarak adli yardımdan yararlandırılmışlardır. Adli yardım al(a)mayanlar bakımından ödenen zorunlu mahkeme masraflarının genellikle bağlanan nafaka miktarlarından çok daha yüksek olduğu göze çarpmaktadır.
  • Araştırmada ulaşılan veriler TÜİK verileri ile uyumlu bir şekilde kadınının eğitim, meslek ve gelir durumlarının erkeklerin çok gerisinde olduğunu ortaya koymaktadır.
  • Boşanma ve nafaka davalarında nafaka taleplerinin müşterek çocukların varlığı ile önemli ölçüde ilişkili olduğu anlaşılmıştır. Davalara taraf kadın ve erkeklerin yüzde 72,2’sinin bir ila beş tane müşterek çocukları vardır. Müşterek çocukların velayeti yüzde 79 oranında kadınlara verilirken erkeklere ise sadece yüzde 7,40 oranında velayet verilmiştir. Mahkemeler tarafindan en yüksek oranda kabul edilen nafaka türü yüzde 69,73 ile müşterek çocuklara bağlanan iştirak nafakasıdır. Genellikle kadınların talep ettiği yoksulluk nafakasının kabul oranı ise ikinci sırada olup yüzde 48,83 tür.
  • Nafaka meblağlarının asgari ücret, açlık ve yoksulluk sınırı gibi genel ekonomik veriler çerçevesinde ele alındığında sanıldığından çok daha düşük olduğunun altı çizilmelidir. Hükmedilen nafakanın yüzde 66,4’ü 0-500 TL arasında olup ortalaması 262 TL dir. Tüm aralıklar için Mahkemelerce verilen nafaka miktarlarının ortalaması ise sadece 370 TL. dir.
  • Yapılan incelemelerde tespit edilen en önemli sorun ise nafakaların ödenmiyor olmasıdır. Mahkemeler tarafından hükmedilen nafakaların yüzde 20,7 ‘si nafaka yükümlüleri tarafından ödenirken söz konusu nafakaların yüzde 0.7’si kısmen ödenmiş; yüzde 50,7’si  hiç ödenmemiştin Nafakaların olarak yüzde 40 oranında nafaka yükümlülerinin nafaka ödemek istememeleri olduğu belirtilmiştir.
  • İncelenen bir çok dosyada şiddet gördükleri için boşanma davası açan kadınların bu şiddetten kurtulmak için eşlerinden bir an önce boşanmak, can güvenliklerini sağlamak ve eşleri ile ilişkilerini bir an önce tamamen koparıp, mevcut tehditlerden sakınabilmek için nafaka istemedikleri, nafaka taleplerini geri çektikleri; maddi ve manevi tazminat taleplerinde de bulunmadıkları görülmektedir.
  • Nafaka yükümlüsü erkeklerin gelirlerinin hayli yüksek olduğu hallerde dahi kadınların eski eşlerini boşanmaya ikna edebilmek için müşterek çocuklar için istenen iştirak nafakasının düşük tutulduğu gözlenmiştir. Anlaşmalı boşanma davalarının büyük kısmında özellikle müşterek çocuğun bulunmadığı hallerde kadınların kendileri için hiç nafaka talep etmediği ya da erkeklerin vermeyi kabul ettikleri cüzi rakamları itiraz etmedikleri gözlenmiştir.
  • Son dönem dosyalarında ise nafaka yükümlülerinin yoksulluk nafakası konusunda yeni düzenleme beklentisi ile nafaka ödemelerini yapmaktan imtina ettikleri, yeni nafaka düzenlemesini bir nevi nafaka borcu affi olarak algıladıkları dosya avukatları tarafından belirtilmiştir.”

Nafaka Hakkı Kadın Platformu temsilcileri, Adalet Bakanlığı ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından da randevu talep ettiklerini ancak henüz olumlu bir yanıt alamadıklarını belirtti. (HABER MERKEZİ)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

İzmirliler jeotermal ihalelerinin iptalini istiyor: Yüzlerce dilekçe verildi

SONRAKİ HABER

Çiğli’de kadınlara özel eğitim çalışması

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa