05 Kasım 2019 15:05

Çalışma Bakanlığına göre iş cinayeti, sermaye kaybı demek!

Çalışma Bakanlığı, iş güvenliği uzmanlarına gönderdiği skandal mesajda "Ölümlü bir iş kazası sonucu ortaya çıkan maliyet, KOBİ öz sermayesinin %63 küçülmesine sebep olur. Sermayeni riske atma" dedi.

Bakanlığın iş güvenliği uzmanlarına gönderdiği mesaj

Paylaş

Okan BAŞAL
İstanbul

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, iş güvenliği uzmanlarına gönderdiği SMS'te iş cinatlerinde yaşamını yitirenleri sermaye kaybı olarak niteledi ve patronlara "Sermayeni riske atma" çağrısı yaptı.

"Ölümlü bir iş kazası sonucu ortaya çıkan maliyet; KOBİ öz sermayesinin %63 küçülmesine sebep olur. TEDBİRİNİ AL, SERMAYENİ RİSKE ATMA" ifadelerinin yer aldığı SMS'i, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) Kocaeli Temsilcisi Selçuk Karstarlı ile konuştuk. SMS'in Bakanlığın iş cinayetlerine ve işçiye bakışını yansıttığını söyleyen Karstarlı, derhal özür dilenmesi ve mevzuatta Bakanlığa biçilen görevlerin yerine getirilmesi gerektiğini söyledi.

"UZMANLARIN DA İŞVERENİ ÖYLE İKNA EDECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORLAR"

Mesajın Bakanlıkta iş güvenliği uzmanı belgesi olan herkese gönderildiğini düşündüğünü belirten Selçuk Karstarlı, SMS'te "Bak işçin ölürse sermayeni kaybedersin, o yüzden dikkat et" mesajının verildiğini söyledi. Bunun insan hayatını umarsamayan, sermayeyi merkeze alan bir yaklaşım olduğunu ifade eden Karstarlı, mesajın iş güvenliği uzmanlarına atılmasının tesadüf olmadığını düşündüğünü ifade etti. Karstarlı, "Kendi bakış açılarını yansıtıyor. Uzmanların da işverenlerini öyle ikna edeceklerini düşünüyorlar anladığım kadarıyla. Bakanlıktaki kişilerin bunu iyi bir şey zannederek yaptıklarını düşünüyorum" dedi.

"SİSTEM BÖYLE İŞLEDİĞİ İÇİN BÖYLE BİR MESAJ ATIYORLAR"

Bütün sistemin işverenlerin insafına bırakıldığını anımsatan Karstarlı, "Bir şeylerin yapılması için işvereni ikna etmeleri gerekiyor. Bir iş iyileştirmesi yapacaksanız bu mevzuat bunu gerektirdiği için, devlet bunu zorunluğu tuttuğu için değil de işveren yapmaya ikna olduğu için yapoılıyor. Sistem böyle işlediği için böyle bir mesaj atıyorlar" ifadelerini kullandı.

Bakanlığın da iş güvenliği tedbirlerinin alınmasını işverenin insafına bıraktığını söyleyen Karstarlı, etkin bir denetleme sistemi kurulmadığını ve iş cinayetlerinin ciddi bir yaptırımı, cezası olmadığını belirtti. Hukuki süreçlerden çıkan sonuçlara örnekler veren Karstarlı, şöyle devam etti:

"Can Gürkan bugün dışarıda, 301 kişinin öldüğü yerin yönetim kurulu başkanı. Torunlar inşaatın sahibi yargılanmadı bile. Dolayısıyla görünürde bir yaptırım yok. O zaman uzmanların elinde bir tek şey kalıyor, bir şekilde işvereni ikna etmeleri lazım. Bu zihniyetin sonucu olarak diyorlar ki 'Uzmanlara atalım, onlar gidip işverenleri ikna etsinler. Biz devlet olarak işverenleri önlem almaya zorlamıyoruz, zorlamayalım, bu görev de iş güvenliği uzmanlarının olsun'. Zaten bir şey olunca onları yargılıyorlar."

"MESAJI ALAN UZMAN 'DEVLET İÇİN DE İNSAN HAYATININ ÖNEMİ YOK' DİYE DÜŞÜNECEK"

Mesajdaki rakamlara da değinen Karstarlı, "Bu iktisadi bir çalışma mıdır, evet öyledir. Sonuçlar böyle mi gerçekten, böyle olabilir. Ama Bakanlığın yaklaşımının bu olması çok sakat tabii. Bir de bunu böyle meşru bir şeymiş gibi, bir çalışma yapmışlar gibi yayınlıyor olmaları başka bir şey. Bunu alan uzman ne düşünecektir? Birçoğu şunu söyleyecektir; 'Devlet için de insan hayatının önemi yok, sermaye önemli'. Dolayısıyla kendi işini yaparken demotive olacaktır. İşverenin gücünü görmüş olacak bu mesajda, 'Devlet de sermayenin yanında' diyecek" dedi.

"YAŞAM HAKKINI HİÇE SAYAN BİR YAKLAŞIM VAR"

Normal şartlarda aklıselim bir Bakanlıktan, insan hayatının değerine dair bir mesaj atmasını bekleyeceklerini ifade eden Karstarlı, "İnsan hayatı bir kere kaybediliyor, bir şirket sermayesini kaybedebilir, yeniden kurabilir… İnsanın en değerli şeyi hayat. Yaşam hakkını hiçe sayan bir yaklaşım var" dedi.

Bakanlığın çalışma alanlarına ilişkin mevzuatı yenilemesi ve ektin bir denetleme sistemi kurması gerektiğini vurgulayan Karstarlı, Soma Katliamı dönemindeki yaklaşımı şu sözlerle hatırlattı:

"Devletin iş yaşamında en temel fonksiyonu mevzuatla çalışma alanlarını düzenlemek ve bu mevzuatın uygulamasını etkin bir şekilde denetlemek. Dolayısıyla Bakanlığın yapması gereken şey eksik kalan alanlarda mevzuatı yenilemek, hem işyerlerine hem uzmanlara bu anlamda eğitim vermek hem de etkin bir denetim sistemi kurmak. Gerekirse işletmeyi durdurabilmeli. Soma'yı hatırlarsanız dönemin bakanına 'Burada denetim de olmuş, işletmenin kapatılması gerekmez miydi' diye sorulduğunda 'Biz bir işletmeyi kapattığımızda Ankara'ya dönene kadar 50 yerden telefon alıyoruz' demişti. Aslında sistemin nasıl işlediğini özetlemişti o cümle. İnsan hayatını tehdit eden şeyler karşısında, etkili kişilerinde telefonları daha önemliyse demek ki gerçekten Bakanlığın önceliği sermayeyi korumak, çalışanı değil. Arada bir çelişki varsa tercihini sermayeden yana kullanacak."

"MESAJI GERİ ÇEKİP ÖZÜR DİLEMELİ"

Karstarlı, Bakanlıktan beklentilerini ise şöyle ifade etti:

"Bir; Bakanlık mevzuatın kendisine biçtiği görevi yerine getirmeli. İki; mesajı geri çekip özür dilemeli. Özellikle iş cinatlerinde yaşamını yitirenlerin ailelerinden. Bu, iş cinayetlerinde yaşamını yitiren kişilerin ailelerine de mesaj oluyor. Bu mesajı görenler, 'Demek ki devletin gözünde ne kadar değersizmiş ailem, demek ki benim babamın ölmesi bir işyerinin özsermayesinin ölmesine neden olmuş' diye düşünür. Sanki ölen insanlar suçlanır gibi."

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

AKP'li Üsküdar Belediyesinden atılan işçiler: İşimizi geri istiyoruz

SONRAKİ HABER

Karaburun'da şimdi de Güneş Enerjisi Santrali talanı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa