03 Kasım 2019 19:23

22 ay sonra tahliye olan gazeteci İdris Yılmaz: Toplumun sesi olmaya devam edeceğiz

Cezaevindeyken hakkında 5 dava ve 1 soruşturma açılan, Elazığ’da aylarca tek başına hücrede tutulan ve tutukluyken polislerce evi basılan gazeteci İdris Yılmaz tahliye olduktan sonra MA'ya konuştu.

İdris Yılmaz | Fotoğraf: MA

Paylaş

Van’ın Erciş ilçesinde 2018 yılında evine yapılan baskında gözaltına alınarak tutuklanan ve 22 ay sonra tahliye edilen Gazeteci İdris Yılmaz, tutukluluk, yargılama ve cezaevi süreçlerini Mezopotamya Ajansına anlattı.

Uzun bir tutukluluk süresinin ardından 26 Ekim’de tahliye edilen Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Dicle Haber Ajansı (DİHA) muhabiri Yılmaz, sırasıyla Erciş A Tipi Cezaevi, Van Yüksek Güvenlik Kapalı Cezaevi ve Elazığ 1 Nolu Yüksek Güvenlik Cezaevi’nde kaldı. Tutukluyken, polisin baskın yaparak “aranıyor” deyip evini dağıttığı Yılmaz, 22 ay içinde sadece bir kez duruşma salonuna gelerek mahkeme heyetinin karşısına çıkabildi. Defalarca Ses ve Görüntü Bileşim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmalara katılan gazeteci Yılmaz, tutukluluk süresince fiziki olarak katıldığı ilk ve tek duruşmada ise tahliye oldu.

Ülkede yargının geldiği noktayı, “adalet” kavramına duyulan güveni ve hukuk sisteminin nasıl işlediğini anlattıklarıyla bir kez daha gözler önüne seren Yılmaz, “Çıktığım mahkemede hakime, düşünce ve ifade özgürlüğünü, anayasanın buna yönelik içtihatlarını anlattım. Hakimin söylediği aynen şuydu: ‘Bunu sıradan bir vatandaş paylaşsaydı belki suç olmazdı ama sen gazetecisin, yaptığın her paylaşımı milyonlarca insan görüyor bu nedenle seni tutuklamak zorundayız.’ Bir skandal ifadeyle karşılaştım” dedi.

CEZAEVİNDEYKEN 5 DAVA 1 SORUŞTURMA

Cezaevindeyken hakkında, “basın yoluyla halkı kin ve nefrete alenen tahrik”, “terör örgütü propagandası”, “devlet büyüklerine hakaret ve kamu kurumlarını aşağılama” suçlamalarından 5 ayrı dava ve bir soruşturma açılan Yılmaz, “Bir itirafçının beyanları üzerine yargılandım. Benim örgüte drone aldığıma yönelik iddialar bulunuyordu. Savunmamda dronenin bir prosedürünün olduğunu, bununla ilgili yasaların, içtihatların olduğunu, hiç kimsenin gidip elini kolunu sallayarak drone satın alamayacağını veya satamayacağını anlattım. Buna yönelik bir araştırmanın, soruşturmanın yapılıp yapılmadığını da sordum. Ardından bana ‘Sen bunları biliyorsun zaten, biliyorsan araştırmışsın demek’ dinilerek, yeni bir tutuklama kararı çıkarıldı” ifadelerini kullandı.

"HUKUKSUZLUĞU İLİKLERİME KADAR YAŞADIM"

Van sonrası götürüldüğü Elazığ 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde yaşadıklarını anlatan Yılmaz,  “Burada tecrit altında 9 ay boyunca tutuldum. Spora tek başıma çıkarılıyordum, insanlarla iletişimim yasaktı. Telefon hakkım 15 günde birdi. Avukatımla iletişim imkanım yoktu. Gelen mektuplarım, kitaplarım verilmiyordu, kitaplar aylar sonra o da kısıtlı olarak veriliyordu. Dolayısıyla 9 ay boyunca hukuksuzluğun en derinini iliklerime kadar yaşadım. Birçok yargı makamına dilekçeler de yazdım; ama dilekçelerime cevap bile gelmedi” dedi.

Cezaevindeyken evi baskın yapılarak aranan Yılmaz, Elazığ’da cezaevinde olmasının anlaşılması üzerine polisin evden ayrıldığını söyledi.

Halen cezaevlerinde gazetecilerin bulunduğunu hatırlatan ve dayanışmanın önemine vurgu yapan gazeteci Yılmaz, “Dışarıdaki gazeteciler içerde tutsak olan her arkadaşımıza sorularını yöneltmeli. Çünkü dört duvar arasına sığmayan düşünceleri var. Bunun kamuoyuyla paylaşılmasında köprü olunmalı. Toplumun doğruları bilmeye ihtiyacı var. Bizler de toplumun sesi olmaya, yazmaya devam edeceğiz” dedi. (MEDYA SERVİSİ)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Pazar Belediye işçileri önce oyaladı, sonra kapının önüne koydu

SONRAKİ HABER

Yok edilmesine izin verilen Dipsiz Göl doğal sit alanı ilan edilecek

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa