17 Ekim 2019 04:46

İlhan Uzgel operasyonu değerlendirdi: Siyasette aynı aracı sürekli kullanamazsınız

Prof. Dr. İlhan Uzgel "İç politika açısından bazı sorunlar şu an hallolmuş gibi görünse de ekonomik kriz, işsizlik, hareketteki çözülme gibi kalıcı ve derin sorunlar hâlâ ortada duruyor” diyor.

Prof. Dr. İlhan Uzgel | Fotoğraf: MA

Paylaş

Meltem AKYOL
İstanbul

Türkiye, Suriye’nin kuzeyine operasyonlarını sürdürüyor. Sahadaki dengelerin her an değiştiği bölgeye ilişkin gelişmeleri Evrensel'e değerlendiren Prof. Dr. İlhan Uzgel, ABD’nın Rusya ile anlaşarak çekildiğini söyleyip ekliyor: "Amerika Suriye’yi ve dolayısıyla PYD’yi Rusya’ya havale etti." Suriye ordusunun bölgeye gelmesiyle birlikte dengelerin değiştiğini belirten Uzgel, Suriye Ordusu ile TSK arasında bir çatışmaya Rusya’nın izin vermeyeceğini söyledi. Türkiye’nin mevcut durumda Suriye’den çekilmek zorunda kalabileceğini belirten Uzgel şu değerlendirmede bulundu: “Siyasette aynı aracı sürekli kullanamıyorsunuz. Bu bir tür kanıksama yaratıyor, bu iş bir fiyasko ile de sonuçlanabilir. Hem ekonomik yükü arttırır hem hızlı çekileme gizlemez bir hal alır ve bu da geri tepebilir. Çok büyük risk aldı Erdoğan...”

AMERİKA SURİYE’Yİ RUSYA’YA BIRAKTI

Türkiye Kuzey Suriye’ye bir operasyon başlattı, ABD çekiliyor, yerine Suriye Ordusu geliyor... Bu baş döndürücü gelişmeleri nasıl okumak lazım, süreç nereye gidiyor?

Amerika ile Rusya Suriye konusunda anlaştı. Yani Amerika, iddia edilenin aksine Türkiye ile değil, Rusya ile anlaşarak çekildi. Amerika ile Rusya arasında temaslar hep sürüyordu. Şunu söylemek gerekir ki Amerika Suriye’yi Rusya’ya bıraktı, karşılığında alacağı şeyler var kuşkusuz ama onların şu anda ne olduğunu bilmiyoruz. Şu anki gidişin böyle olduğunu düşünüyorum ama sahadaki dengeler her an değişiyor. Demek ki daha yukarıda başka bir hesap var, Suriye’deki alanı dolayısıyla PYD’yi de ve Suriye’yi de Rusya’ya havale etti.

İki taraf da Rusya ve Amerika, Türkiye’yi cezalandırmaya çalışıyor. Yani hem anlaştılar, Trump’la konuştu Erdoğan, anlaştı, ondan sonra da yaptırım getirdiler. Putin’le de konuştu... Yani biraz da koşulları fazla zorlayan Erdoğan yönetimini, iki taraf da anlaşıp, burun sürtme siyaset izliyor olabilirler.

ABD uzun süredir Suriye’deki bütün hesaplara Fırat’ın doğusu üzerinden dahil oluyordu, ne oldu da çekilme kararı aldı?

Normalde Suriye’nin doğusu Amerika’nın tek stratejik kazanımıydı. Ve yine normalde bir emperyalist güç, kendisini o bölgeden çıkaran olmazsa çıkmaz. Amerika’yı oradan çıkarabilecek hiçbir güç de yoktu, gitti yerleşti ve hiç kimse dokunamıyordu, bir kere denedi Suriye Ordusu hemen cevabını verdi. Bir daha da deneme olmadı, anayasa süreci gerçekleşmeden bir çekilme beklemiyordum doğrusu, bunun bir mantığı yoktu, o zaman bu kadar yatırım niye yaptı?

Niye yaptı?

Bu sorunun cevabı hala belirsizliğini koruyor, ben yanıt verebilen de görmedim. Bu böyle bir Erdoğan-Trump görüşmesinin ötesinde bir şey, arkada başka bir şey pişiriliyor demek ki, başka bir plan yapıp bence bu özerklik meselesini Amerika Rusya’ya devretti ki bence olacak bu...

SURİYE’YE OPERASYON, SADECE AKP’NİN DEĞİL ‘DEVLETİN’ DE FİKRİYDİ

Türkiye bu süreçten ne hedefledi ve gelinen aşamada ne olacak?

Türkiye’nin en başından kalıcı olma niyeti vardı, işte ne kadar girebilirse, kuzey hattını baştan sona kontrol etmek istiyordu. "Burası PYD’nin kontrolünde olacağına benim kontrolümde olsun" diyordu Türkiye. Mültecileri de buraya yerleştirme planı yapıyordu. Suriye Kürtleri ile Türkiye Kürtleri arasına da bir Arap tampon bölgesi kuracaktı, hesabı buydu. Böylelikle kendi Kürtlerini kontrol altına alıp 50 sene kendini garantileyecekti. Hani bunun AKP’yi aşan boyutunun da olduğunu düşünüyorum, bu devletin fikriydi bence AKP ile ortak yürütülüyordu. Bir koalisyon var ya, onun planı ve uygulamasıydı diye düşünüyorum.

Fakat bu da revize edilmek zorunda şimdi...

Nasıl bir revizyon

Sınırı Suriye Ordusu kontrol edecekse bu hikaye biter. Bu sefer Türkiye ile Suriye dolayısıyla Türkiye, Suriye-İran-Rusya üçlüsüyle karşı karşıya gelecek, NATO da NATO değil ama NATO üyeleri de Türkiye’nin arkasında değil, Çin, Rusya, Avrupa Birliği de... Yani dünyanın önde gelen tüm güç merkezleri Türkiye’nin Suriye’deki varlığına karşı çıktı. Ben naçizane daha önce yazdığım bir yazıda "Amerika ile Rusya anlaşır, Türkiye açıkta kalabilir" demiştim, öyle oldu galiba, Türkiye biraz açıkta kaldı sanırım.

ABD'NİN DESTEKLEMEDİĞİ BİR TÜRKİYE SURİYE’DEN ÇEKİLİR

Türkiye’nin “Fırat Kalkanı” ve “Zeytin Dalı” harekatıyla kontrol altına aldığı bölgeler var... Buralar için yeni çekilme mi gündeme gelir?

Normalde çekilmemek üzere girmişti oraya, yani biliyorsunuz işte kaymakam atıyor, alt yapı yapıyor, işte en son da üniversite açmaya kadar gitti. Hatta aklında bütün o bandı kontrol etmekti, dolayısıyla da bunun gerçekleşme ihtimali artık çok çok azaldı. Türkiye’nin orada rahat hareket etmesinin nedeni Amerikan varlığıydı, bunu kimse böyle söylemek istemez ama Amerika’nın desteklemek istemediği bir Türkiye Suriye’de yalnızlaşır. Dolayısıyla Türkiye’ye çekilme düşer.

TSK İLE SURİYE ORDUSUNUN ÇATIŞMASINA RUSYA İZİN VERMEZ

Suriye ordusu ile TSK sahada karşı karşıya gelir mi, daha açık ifadeyle çatışır mı?

Karşı karşıya gelir ama çatışmaz, yani Rusya izin vermez, araya girer. Şu anki durumda böyle bir çatışmayı Amerika da istemez. Çünkü o zaman NATO’nun devreye girmesi falan gerekir, şu an kimse onunla uğraşmak istemiyor. Türkiye’nin daha fazla sorun çıkarmadan oradan ayrılmasını istiyorlar.

Ama bazı yerlerde gerilim yaşanabilir, çünkü tamam Türkiye Ordusu düzenli bir ordu ve ne olursa olsun bir kurumsallığı var fakat Özgür Suriye Ordusu’nu -sonra adı değişti Suriye Milli Ordusu oldu- kontrol etmek zor, onlarla karşı karşıya gelebilir. Türkiye’nin onlara hakim olması lazım. Türkiye çıkmamakta çok ısrar ederse riskli olur, ama çıkar. Çünkü hava sahasını kapatırlar, hava sahasını kapatırsa Türk ordusu savaşamaz, savaşsa da çok maliyetli olur.

SURİYE YÖNETİMİ-SDG ANLAŞMASI NİHAİ BİR ANLAŞMA OLMAYABİLİR

Suriye yönetimi ve SDG/Kürt özerk yönetimi arasındaki anlaşmanın bölgedeki dengeler bakımından olası sonuçları neler olabilir?

Zaten bağlantıyı hiç kesmediler, temas hep sürdü, zaten fark ettiyseniz neredeyse eş zamanlı gerçekleşti Rejimle PYD’nin görüşmesi ile Amerika’nın çekilme açıklaması. Kürtler bunu öngörüyorlarmış belli ki ve bir B planı yapmışlar. Yani Kürtler bütün yumurtalarını tek bir sepete koymamışlar. Bu nihai bir anlaşma olmayabilir. Ama sürecin bundan sonra nasıl işleyeceğini gösterdiler. Uzlaşmaları da doğal, ikisinin de birbirine ihtiyacı var, yani Suriye Ordusu Amerika’nın bu kadar donattığı güçlerle çatışmak istemez, zaten yorgun bir ordu.

O nedenle savaşmayı göze almaz. PYD de hedeflerine ulaşacak, özerklik istiyorlar ve o müzakereye tabi. Geniş bir alanı kontrol ediyorlar ve muhtemelen petrol gelirlerini paylaşıp, onun üzerine anlaşma yapıp çekilirler. Bunlar anayasa görüşmeleri ilerledikçe konuşulan meseleler olacak.

ERDOĞAN’IN SURİYE PLANI GERİ TEPEBİLİR

AKP’nin iç politika açısından bazı hedefleri vardı, onlar ne olacak uzun-kısa vadede?

Birincisi genelde siyasette aynı aracı sürekli kullanamıyorsunuz. Bu bir tür kanıksama yaratıyor, ikincisi bu iş bir fiyasko ile de sonuçlanabilir. Türkiye erken çekilmeye zorlanabilir, ki biz bunu 2008 şubat operasyonunda gördük. Yani Amerika’dan gelen baskılar, Rusya’dan gelen baskılar, hava sahası kapatılırsa falan... Bu iki şeye neden olur: Hem ekonomik yükü arttırır hem hızlı çekileme gizlenemez bir hal alır ve bu da geri tepebilir. Çok büyük risk aldı Erdoğan... Uluslarası baskı sonucu bir geri çekilme olursa bu Erdoğan’ı içeride zayıflatır. Zaten açıklandığı gibi operasyonun 480 kilometrelik bir hatta uzanması zora girdi şu anda. Yani operasyonun içteki etkisi uzun sürmeyebilir. Bazı sorunları şu an hallolmuş gibi görünse de ekonomik kriz ve işsizlik ile hareketteki çözülme gibi kalıcı ve derin sorunlar ortada duruyor.

ORTADOĞU KÜRESEL GÜÇLERİN ÇEKİŞME ALANI; TEK UMUT, YENİ BİR GENÇ KUŞAK GELİYOR

Bölge dengeleri konuşulurken hep emperyalist güçler ve bölge devletleri ekseninde değerlendirmeler yapıyoruz, peki ya bölge halkları... Haklar açısından ne getirecek bu süreç?

Emperyalizmden, stratejilerden söz etmeye başladığımız anda insan bitiyor. Kimse onlara ne istediğini sormuyor, masa başında büyük siyaset devreye giriyor ve biz bugün bunu yaşıyoruz. Ortadoğu’nun en önemli problemi bu zaten: Kendi sorununa içeriden çözüm üretemiyor olması. Entelektüel bir çözüm de üretilemiyor, stratejik bir çözüm de üretilemiyor. Hatta bu son 10 yıl Ortadoğu’yu bu konuda daha da geriletti. Dolayısıyla halkların işi ele almasının imkanları çok daraldı. Bölge maalesef önümüzdeki dönem de çok yukarıdan, küresel güçlerin jeopolitik çekişmesinin alanı olacak. Arap Baharı bir imkandı bu kaybedildi, İslamcılar bunu yediler. Tek umut, yeni bir genç kuşak geliyor, daha seküler, dünyayı daha yakından takip eden ne olup bittiğini bilen... Belki önümüzdeki 10 yılda bunlar geleceği talepleriyle daha iyi kurabilirler...

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Metal işçisiyle savaşın gölgesinde TİS'i konuştuk: Üzerini örtse de krizi unutturmaz

SONRAKİ HABER

Finlandiya’da grevdeki postacılar gösteri yaptı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa