10 Ekim 2019 06:27

Eskişehir'de iki akademisyenin görevlerine son verildi

Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyeleri Dr. Melike Belkıs Aydın ve Dr. Barış Işık’ın görevlerine son verildi.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyeleri Dr. Melike Belkıs Aydın ve Dr. Barış Işık’ın görevlerine son verildi. Eskişehir Emek ve Demokrasi Güçleri, Adalar’da yaptıkları eylemle karara tepki gösterdi. Emek ve Demokrasi Güçleri, 2 akademisyenin derhal görevlerine iade edilmesini istedi.

Eskişehir Emek ve Demokrasi Güçlerinin Adalar’da yaptıkları eyleme KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen, görevlerine son verilen Dr. Melike Belkıs Aydın ve Dr. Barış Işık ile Işık ve Aydın'ın ögrencileri de katıldı.

KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen eylemde yaptığı açıklamada, “Anadolu Üniversitesi’nde iki akademisyenin hukuksuzca işlerinden edilmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.

İşten atmaların anlamının tek adam rejimine uygun bir üniversite sisteminin yerleştirilmeye çalışılması olduğuna dikkat çeken Gezen, “Aynı zamanda Eğitim Sen Şube yürütme kurulu üyesi olan Barış Işık ve Eğitim Sen üyesi Melike Belkıs Aydın keyfi ve hukuksuz bir biçimde sözleşmeleri yenilenmeyerek işlerinden edilmiş, yerlerine ise hiçbir uzmanlığı olmayan, İlahiyat Fakültesinden isimler atanmıştır. Akademik açılış yılının Saray'da yapıldığı, akademik özgürlüğün, özerkliğin, bilimsel özgürlüğün yok edildiği, bağımsızlığın sembolü olan cübbelere ilikler açıldığı bir dönemde bu işten atmaların anlamı, akademide soran, sorgulayan, eleştiren, üniversiteler değerleri savunan akademisyenlerin tasfiyesidir, bu değerlere saldırıdır. Tek adam rejimine uygun bir üniversite sisteminin yerleştirilmeye çalışılmasıdır” dedi.

Gezen, üniversitelerin AKP iktidarı için teknisist bir yaklaşımla sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda ucuz iş gücü yaratmanın yeri olduğunu belirterek "Bu anlayışa uymayan, eşit, özgür, emekten yana bir dünya için, toplum yararına bilgisini seferber eden arkadaşlarımıza yönelik bu saldırı aynı zamanda özgür bilime, akademik özgürlüğe, eleştirel düşünceye yönelik bir saldırıdır. Sendikal faaliyetin de önemli yürütücüleri olan arkadaşlarımızın bu şekilde keyfi ve hukuksuzca işten atılmaları sendikal faaliyetin de engellenmesidir ve bu açıkça suçtur. Yine arkadaşlarımızın yerine atandıkları kürsünün yeterliklerini karşılayamayacak isimlerin getirilmesi kadrolaşmanın boyutlarını ortaya koyuyor ve bu esnek, güvencesiz çalışmanın üniversitelere yansıması olduğu gibi aynı zamanda öğrencilerin eğitim ve öğrenme hakkına da ciddi bir saldırıdır. Özgür bilimin yapılabilmesi için iş güvencesi şarttır. Biz her koşulda arkadaşlarımızın yanındayız, tüm kamuoyunu da iş güvencesine, akademik özgürlüğe, eğitim öğrenim hakkına sahip çıkmaya çağırıyoruz” diye konuştu.

IŞIK: BU AYDINLIK İLE KARANLIĞIN MÜCADELESİDİR

Daha sonra konuşan Dr. Barış Işık ise, “7 sene boyunca hukuk fakültesinde derslere girdim. Hukuk anlattım. Ancak bugün hukuk fakültesinden hukuka aykırı şekilde uzaklaştırılmam trajikomik” dedi. Her zaman mazlumun yanında olduklarına dikkat çeken
Dr. Işık, tüm Türkiye'nin kendilerine sahip çıktığını söyledi. Bunun nedeninin adalete ve hukuka duyulan açlık olduğunu belirten Dr. Işık, "Onların bilim diye bir derdi yok. Olsaydı akademik çalışmaları ve entellektüel birikimi ile kendini ispat etmiş Melike Belkıs Aydın'ın yerine bir ilahiyatçıyı derse sokmazlardı. Onların hukuk diye bir derdi yok. Hukuk devletine inanmıyorlar. Bu mücadele Barış Akademisyeni Cem Kaptanoğlu Hocanın dediği gibi; aydınlık ile karanlığın, iyilik ile kötülüğün mücadelesidir. Biz, dürüst, namuslu bilim insanlarıyız. Bizim yörüngemiz bilimdir. Çalışmalarımızı bu doğrultuda yaptık" dedi.

"ÖZGÜR BİLİME VE AKADEMİK ÖZGÜRLÜĞE SALDIRI"

Dr. Barış Işık'ın ardından Eskişehir Okulu adına Barış Akademisyeni Kasım Akbaş da bir açıklama yaptı. "Dostlarımızın sözleşmelerinin yenilenmemesi işlemi, hiç kuşku yok ki, bizlerin de muhatabı olduğu, akademik tasfiye sürecinin devamıdır. Bir kısmımızın OHAL KHK'leri , bir kısmımızın sözleşme yenilenmeme işlemleriyle akademi dışından bırakılmış olmamız kafa karışıklığı yaratmasın. Hepsinin ardında üniversiteden, bilimden, akademiden, özgür düşünceden öç almaya çalışan aynı irade söz konusu" dedi. Akbaş, yaşanan olayları özgür bilime ve akademik özgürlüğe saldırı olarak değerlendirdi. (Eskişehir/EVRENSEL)

 

 

ÖNCEKİ HABER

A real “secure region” can be established through peace not war

SONRAKİ HABER

Ege İnsan Hakları Okulu "Ablukayı Dağıtmak" forumuyla sona erdi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa