08 Ekim 2019 10:20

Notalara kodlanmış ebediyet: Gomidas

Ercüment Akdeniz, Gomidas Vartabet'in 150. doğum günü anısına düzenlenen "Aydınlık Sabahın Sesi" konserini yazdı: onun kadim notaları, halkların kardeşliğine açılan bir komşuluk kapısıydı.

"Gomidas 150 Yaşında - Aydınlık Sabahın Sesi" etkinliğinden bir kare| Fotoğraf: Talar Köseoğlu

Paylaş

Ercüment AKDENİZ

19. yüzyılın “gönenç” zamanları ile 20. yüzyılın büyük kırım ve savaşları arasında ruh yapısı çöken/çökertilen aydınlardan biriydi Gomidas. Onun yaşadığı iç gerilim, bana, Avusturyalı yazar Stephan Zweig’in yaşadığı dramatik finali hatırlattı. Soykırım günlerinin akıl sağlığını elinden aldığı bir etnomüzikoloğun hikayesi ile faşizmin insanlığı düşürdüğü hale kızıp intiharı seçen bir yazarın hikayesi arasındaki benzerlikti bu.

SOĞOMON’DAN GOMİDAS’A PARLAYAN YILLAR

Asıl adı Soğomon Soğomosyan olan Gomidas 1869’da Kütahya’da doğmuştu. Müzikal yeteneğini ayakkabıcı babası ve çilekeş annesinden almıştı. Bundan sonrası, yetim kalan bir çocuğun kilisede müzikal eğitim alacağı yıllardı. İstanbul’dan Ermenistan’a, oradan Berlin’e uzanan, yolu doğu ve batı renginde notalarla döşenmiş bir yolculuktu bu. Soğomon takdis edildiğinde “Gomidas”, rahiplik rütbesi aldığında “Vartebed” olacaktı. Bundan böyle o Gomidas Vartebed’ti artık.   

Gomidas, İstanbul Ermeni toplumunun desteğiyle Galata ve Pangaltı’da yaşam kuracaktı. O zamanlar İstanbul’da 100 bin Ermeni yaşamaktaydı ve Gomidas’ın evi müzikal üretimlerin yanında aydınların da uğrak yeriydi. Ünü dilden dile yayılan Gomidas, ne hazindir ki, sürgüne gönderilmeden hemen önce (Mart 1915) Türk Ocağı’nda Talat Paşa ve Şehzade Mecit’e konser verecekti. Üstelik sahnede kendisinden övgüyle söz edilecekti. Çok değil bir ay sonra (24 Nisan 1915) diğer Ermeni aydınlarıyla birlikte sürgüne gönderilecekti. Anadolu’nun kadim halklarından Ermeniler “tehcir” yolunda kırılırken, aydınlar sürgün yolunda yok edilecekti. Gomidas kırımdan kurtulabilen ender kişilerdendi. Ama yaşadığı travmalar onun içe kapanmasına ve yıllar içinde ruh sağlığını bütünüyle kaybetmesine yol açtı. 20 yıl sonra da yurtdışında hayatını kaybetti.

FARKLI DİLDEN EZGİLER SAYGI DURUŞUNDA

Doğumunun 150. yıl dönümünde, İstanbul Cemal Reşit Rey (CRR) konser salonunda bir anma etkinliği yapıldı Gomidas için. Birbirinden farklı sesler ve enstrümanlar onun derlediği, bestelediği ezgileri seslendirdi. Binlerce yıl içinden süzülüp gelen, Anadolu’da ve Ermenistan’da kayıp olmakla yüz yüze kalan binlerce halk şarkısı onun sayesinde kurtulmuştu zira. Ve hala dinlemeyi ona borçlu olduğumuz halk şarkıları arasında Türkçe, Kürtçe ve Arapça şarkılar da vardı.

Youtube üzerinde canlı yayının da yapıldığı etkinlik, Lusavoriç Çocuk Korosu’nun atölye performansıyla başladı. İlkokul çağındaki çocukların sahneye akışı ve aynı disiplinle ayrılışları, kırım ve yok sayma tarihine karşı geleceğe tutulan neşeli bir ışıktı. Kürt opera sanatçısı Pervin Chakar ve Aynur Doğan iki dilde ezgileri ustaca harmanladı. Büyülü elleriyle Udi Ara Dinkjian, kendi performasının yanında diğer solistlere de eşlik etti. Duduk ustası Ertan Tekin, Karatzayn Quartet, Vomank ve Kevork Tavityan-Levon Eroyan ikilisi Gomidas’tan eserler sundu. Amerika’dan davet edilen Zulal Trio ve Ermenistan’dan gelen grup GOGHT da büyük beğeni topladı. Güçlü ritim ve band müziği ile etkinliğin finalini yapan müzik grubu GOGHT, istek üzerine tekrar sahne aldı. Bütün bu performanslar, salonda sohbet etme şansı bulduğum müzik eleştirmeni Muraç Meriç’ten tam not aldı.

Etkinliğe kısa bir filmle katılan Ümit Kıvanç, Gomidas’ın kendi sesinin üzerine bindirdiği doğa görüntüleri ve göndermelerle büyük alkış aldı. Finalde sahneye çıkan bütün sanatçılar, duruşması görülmekte olan ve Gezi davasından yargılanan Osman Kavala’ya özgürlük istediler.     

 

BELKİ KÜTAHYA’DA BİR GÜN...

Etkinlik arasında birkaç değerlendirme aldım. Ermeni toplumunun önde gelen isimlerinden HDP Milletvekili Garo Paylan şunları söyledi: “Gomidas bu ülkenin en önemli müzikoloğuydu, Kütahyalıydı, Anadoluluydu. 1915 soykırımı ile birlikte dönemin birçok aydını gibi ona da ihanet edildi. 150 yıl sonra Gomidas’ı doğum gününde anıyoruz. Keşke Kütahya’da da bir taş konabilse, Kütahya Valiliği, Belediyesi doğduğu yerde bir anma yapsa...” Paylan, sorum üzerine konuyu Meclis gündemine getireceğini de ifade etti.

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yertvart Danzikyan, Gomidas için daha önce bu çapta bir etkinlik yapılmadığına dikkat çekerek, oldukça samimi bir üslupla; inkara tabi olan bir tarih ile o tarih içinden süzülüp gelen ezgileri dinlemenin verdiği karışık duygulara değindi.

CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise bir Diyarbakırlı olarak doğunun kadim halk kültürüne atıf yaparak şöyle dedi: “Aynı mahallede, aynı köyde komşular birlikte yaşıyor, birbirlerinin türkülerini söylüyordu. Bugün dinlediğimiz ezgilerin tanıdık olması bundan. Komşuluğu öldürdüler, halkları birbirine düşman etiler. Gomidas işte o komşuluklardan kalan bir ses.”

Salondan ayrılırken ezgiler kulağımda şunu düşündüm: Gomidas, kardeşliği ve ebediyeti kodladığı notalarla aslında CRR'de her bir bireyle yeniden konuşmuş, dertleşmişti. Ve sanırım onun kadim notaları, halkların kardeşliğine açılan bir komşuluk kapısıydı.

ÖNCEKİ HABER

TEİS: 2018 yılında 11 bin 576 tüberküloz vakası görüldü

SONRAKİ HABER

Van’da iş cinayeti: Belediyede çalışan jeoloji mühendisi yaşamını yitirdi

Reklam
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa