22 Eylül 2019 23:04

Atlas Pasajı’nın antolojisi

"Bilselerdi Atlas Pasajı’nın gizemini, müdavimi olan ressamları, yazarları, şairleri, müzisyenleri ve underground kültür ile temellerini oluşturanlarını, Paris’in devrimci pasajları ölü kalırdı…"

Karikatürist Emek Can Tülüş

Fotoğraf: Anıl Yurdakul / Evrensel

Paylaş

Anıl YURDAKUL
İstanbul

“Pasajlar, harika çocukların huzurevi olup çıkmıştı…”  Walter Benjamin / Pasajlar

Edebiyat tarihi süresince Walter Benjamin, Emile Zola, Louis Aragon ve akılları kaynatan, ilham perilerinin sevdalısı efsunlu yazarlar pasajlar üzerine kafa yordu, metinler yazdı sayfaları doldurdu. Bilselerdi Atlas Pasajı’nın gizemini, ‘doksanlı yıllarda’ müdavimi olan ressamları, yazarları, şairleri, müzisyenleri ve underground kültür ile temellerini oluşturanlarını, Paris’in devrimci pasajları ölü kalırdı… Metin Demirhan’ın, Küçük İskender’in, Punk Aslı’nın, Deniz Pınar’ın, Kemal Aratan’ın, Oky’nin, Emin Yıldız’ın ve nice alışagelmedik ismin dükkan sahibi ve müdavimi olduğu pasajı dönemin müdavimlerinden Karikatürist Emek Can Tülüş ile Kadıköy’deki plak dükkanı Zoltan’da konuştuk.

"ATLAS PASAJI ALTERNATİF ORTAM SAĞLIYORDU"

Atlas Pasajı doksanlı yıllarda kendisinden daha önce ünlü olan Kadıköy’deki Akmar Pasajı’na hiç benzemiyordu. Akmar Pasajı daha çok metalcileri ve üst katında korsan kitap satan sahafları (daha sonra ders kitapları satan kitapçılara dönüşeceklerdi) barındırırken Beyoğlu’ndaki Atlas Pasajı ise daha alternatif ve kültürel ortam sağlıyordu. Pasaj  köhne ve pek de insanların uğrak yeri olmayan bir durumdayken orada açılan ilk dükkandan sonra alternatif bir kimliğe kavuştu. Çok tuhaf ürünleri barındıran dükkanları ve bu dükkanları sahiplerini barındıran pasaj da kimler vardı diye baktığımızda;
Karga Müzik; rock, pop türünde müzik albümlerine ve ikinci el albümlere yer verirken Karga Müzik’in iki veya üç yanında ise Necati Tüfenk’in ön ayak olduğu ve ortaklarıyla kurduğu Kod Müzik şirketinin aynı isimdeki dükkanında daha underground, Türkiye’de çok bilinmeyen isimlere ve firmaları barındıran ve bunları müşterilerine sunan bir dükkandı. Üst kata çıktığımızda çay ocağı sahibi olan hacı, koridorda namazını kılarken Ünver Şahin ile Türkiye’nin ilk kadın Punk grubu Tampon’un kurucularından Punk Aslı’nın açmış olduğu Mod isimli ikinci el giysi dükkanı vardı. Bu dükkanı Ünver Şahin’in seksenli yıllardan tanıdığı eski dostu ve birçok macera yaşadığı eski futbolcu, punk vokalisti Emin Yıldız ile açmışlardı. Dükkan ilk iki yıl boyunca popüler olmuş birçok ünlünün gittiği yer halini almıştı. Mod 2. el giyim dükkanı karşısında ise seksenli yıllardaki tek gerçek plak dükkanı diyebileceğimiz Detone isimli Deniz Pınar’ın küçük dükkanı bulunuyordu. Deniz Pınar aslında Narmanlı Han’da dükkan işletirken hanın yıkılıp yapılmak üzere boşaltılması üzerine Atlas Pasajı’na geçmişti. Deniz Pınar, seksenli yıllarda herkesin elinden çıkardığı plakları toplayarak oluşturmuş olduğu müthiş arşiviyle tamamen farklı kulvardan ilerliyordu. Bir yanda ana kız antikacı dükkanı işletirken yakınındaki dükkanda yasal bir yayın olmakla beraber underground içerik barındıran müzikle, edebiyatla alakalı underground sayılabilecek kişilerin yazılarına yer veren Çalıntı dergisinin editörü Suat Bilgi’nin aynı isimde bir müzik dükkanı bulunuyordu. Çalıntı’nın karşısında Metin Demirhan’ın Nostromo isimli –daha sonra Atılgan olacaktı- sinema ağırlıklı dükkanı bulunuyordu.  Pasajın girişini ise atlamamak gerekir, dönemin ünlü dansözü Sibel Gökçe’nin tuhaf fetiş kıyafetler sattığı dükkanı bulunmaktaydı. Ve bu dönemde Mimar Sinan Üniversitesi’nde okuyan Emek Can Tülüş ile arkadaş çevresi her gün okul çıkışı Atlas Pasajı’na gelir, bu dükkanlar tek tek ziyaret edilirdi.

DEMİRHAN’IN B-TYPE DÜKKANI

1989 yılında dünyanın en çok satan mizah dergisi Gırgır’ın en popüler isimlerinin dergiden ayrılıp Hıbır dergisini kurmasının ardından çok değil, bir yıl sonra dergiye bir operasyon düzenlenir, dergiyi polisler basar. O sırada yurt dışında bulunan Oğuz Aral apar topar ilk uçakla dergiye dönmeden önce dergiye telefon açar ve dergideki çizerlerin kendilerini odaya kitlemesini söyler. Fakat artık çok geçtir, Ertuğrul Akbay Gırgır dergisini ele geçirmiştir. Oğuz Aral ile beraber çizerler ayrılır fakat bazı profesyonel çizerler bulundukları konumdan daha iyi yerler kapma düşüncesi ile artık tabela dergisi haline dönüşen Gırgır’da kalır. Bu dönemde Gırgır’da bazı isimler kesişir! Yıllarca, Gırgır’a göre daha düşük tırajlı Çarşaf’ta çalışan Metin Demirhan, Mehmet Coşkun (Mem-Coş), ünlü hardcore, death metal  topluluğu olan Grindcore Hole In The Wall’un vokalistliğini yapan Bülent Benli (Hole In The Wall’ın kurucu kadrosunda karikatürist Kemal Aratan bas gitar çalmaktaydı).

Metin Demirhan kendi hobisi olan bilim kurgu ve korku filmleri üzerine sinema ağırlıklı bir dükkan açma fikri ile geldiği zaman, çevresindeki insanlarla toplantılar yapar. Bu toplantıda bulunanlardan Emek Can Tülüş, toplantıya katılanların Metin’e fikir, maddi destek verebilecek, sinema sektöründe çalışmış yaşları da onlardan büyük olan kişilerin bulunduğunu söyledi. Metin Demirhan’ın açmış olduğu ‘Nostromo’ isimli sinema ağırlıklı dükkanda özellikle düşük bütçeyle, kötü bir senaryoyla, kötü makyajla çekilmiş korku ve fantastik ağırlıklı B-Type olarak adlandırılan underground filmler, afişler ve benzeri ürünler satılıyordu. Peki neden böyle bir dükkana gerek vardı? Emek Can Tülüş o günleri şöyle anlatıyor;
“Doksanlı yıllar henüz internetin ve cep telefonun olmadığı yıllar. Her şey dergi ve kitap üzerinden yürüyor. İnternetten şarkı indirelemiyor, dijital dosya diye bir şey yok. Biz bir albüm bulmak istediğimiz zaman İstanbul’un bir ucundan bir ucuna kaset kaydı için giderdik. Albüm sahibi satarsa CD’sini alıyoruz satmazsa kaydını alıyoruz. Biz de olmayan malzeme değerliydi. Mesela Alman bir rock grubunun 1970 yılında çıkmış plağını arıyoruz. Plak yok, internetten sipariş veremezsin, indiremezsin, satan yok. Anca birisinde o plak varmış da onun kaydını birine vermiş de; o da kasetten kasede çoğaltarak 3-5 liraya satıyormuş da... Böyle elde edebiliyorduk. Bu durum her sektörde böyleydi. Bu nedenle Metin Demirhan, dünyada çok az ilgi görmüş ve kendi hard-core fanları olan B-Type filmler satması önemliydi.”

KÜÇÜK İSKENDER MİZAH DERGİSİ EKİBİNDE

Atlas Pasajında kültürel ortamın kurulduğu aynı yıllarda Türkiye’de mizah dergisi enflasyonu yaşanıyordu. Leman, Hıbır gibi dergiler satış patlaması yaparken Oğuz Aral, Gırgır dergisinin ardından Avni dergisini kurmuş fakat işler pek de iyi gitmemeye başlamıştı. Gırgır’ın 300 bin tırajları sonrasında Avni dergisi 15-20 bin tırajlarla ayakta durmaya çalışıyor eski çizerler popülerliklerini yitirmeleri sonucu eski şefkle çizemedikleri gibi espri anlayışları zamanın gerisinde kalıyordu. Böylesine sıkıntılı bir ortamda derginin çoğunluğunu elde tutan genç çizerler ellerini taşın altına koyarak doksanların ortasında dergiye Küçük İskender’i davet ediyor ve Küçük İskender, Avni’de yazmaya başlıyordu. Avni’de ilk defa 1994 yılının yaz aylarında profesyonel olarak çizmeye başlayan Emek Can Tülüş’ün yanı sıra Avni’nin 1-1,5 sayfa çizgi romanlar yayınladığı kardeş dergisi Dıgıl’da ise Metin Demirhan o döneme dek alışagelmemiş uzun saçlı, gitarlı karakterler çizmekteydi. Fakat değişimin geç olması Avni’yi ayakta tutamamıştı.

Avni’de tanışıklığı olan Metin Demirhan, Küçük İskender ve Emek Can Tülüş, Demirhan’ın Atlas Pasajı’ndaki dükkanında bir araya geliyordu. Pasajın ilginç simaları ki bunlar arasında Kod Müzik’te çalışan DJ Kaan Golem, edebiyat ve felsefe ağırlıklı antoloji dergisini çıkartan Hilmi Tezgör’den, modern bir Bukowski replikası olan Hollanda’da postanede çalışan DJ Chet’e dek nice kişi çalışmış ve uğrak yeri haline getirmişti. Bir yandan ise Türkiye’nin ilk fanzinleri olan Mondo Trasho, Laneth, Mega Metal, Gorgor gibi dergiler çıkarak alternatif bir medya oluşmaktaydı.

Sinema, edebiyat, müzik gibi kültürel bir camia olan pasaja talebin artması sonucu barınan dükkanlarla alakası olmayan, Merter zihniyetli tekstil ürünleri satan esnafların boş dükkanlara konmaya başlaması ve kiraların artması sonucu buradaki renkli dükkanların tek tek kapanmasına neden oldu ve pasajı bugün var olan kabuğuna dönüştürdü. Bir devir böyle kapandı…

ÖNCEKİ HABER

Arap Coğrafyasında geçen hafta | Tunus cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aslında ne oldu?

SONRAKİ HABER

Suriye ordusunun 48 saat içinde Menbiç ve Kobani’ye gireceği iddia edildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa