19 Eylül 2019 09:20

Hande Şeker'in avukatlarından Yazıbağlı: Mahkemeler nefret dilini meşrulaştırıyor

Polis memuru tarafından öldürülen trans kadın Hande Buse Şeker'in avukatı Mevluda Sena Yazıbağlı ile bu davanın önemini ve mahkemelerin trans cinayetlerinde aldığı tutumu konuştuk.

Avukat Mevluda Sena Yazıbağlı | Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Eda AKTAŞ
İzmir

İzmir'in Alsancak semtinde 9 Ocak 2019'da trans kadın Hande Buse Şeker'i katleden polis memuru hakkında görülen davanın 2. duruşması, 13 Eylül'de Bayraklı Adliyesi 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Sanığın tutuklu yargılandığı davada görülen iki celse, mahkeme heyetinin "genel ahlak" gerekçesiyle kapalı yapılırken bir sonraki duruşma 18 Kasım saat 9.30'a ertelendi.

Konuyla ilgili görüştüğümüz dava avukatlarından Mevluda Sena Yazıbağlı, bir yıl içinde pek çok transın hayatını kaybettiğini hatırlatarak, "Ama bu davanın çok özel olmasının nedeni, transların günlük hayatta, evde, iş yerinde, sokakta yürürken karşılaştıkları şiddetin, ayrımcılığın devletle temas etmesi. Yani bir polis memurunun elindeki silahı çok rahatça ve özgüvenle kullanabilmesi büyük bir sorun. Olaya ait görüntülerin şiddet pornografisi oluşturmasını istemediğimiz, ailenin ve şans eseri hayatta kalan bir diğer mağdurun sorun yaşamaması için görüntülerin seyirciler olmadan izlenilmesini, sonrasında yargılamanın açık yapılmasını talep ettik. Ancak mahkeme heyeti 'genel ahlak' gerekçesiyle duruşmaların kapalı yapılmasına karar verdi" diye konuştu.

"BU DAVA ASLIDA HERKESİ İLGİLENDİRİYOR"

Özellikle trans cinayeti dosyalarının kapalı yapılarak toplum vicdanından uzaklaştırıldığını belirten Yazıbağlı, "Kanunda 'genel ahlak' var ancak oldukça muğlak bir kavram. Mahkemeler bu durumu kaçış dili olarak kullanıyor. Bu dava aslında herkesi ilgilendiriyor. Bugün kadınlara, translara, hayvanlara ve 'farklı' olan herkese karşı yöneltilen saldırıların hepsi tek bir yerden, erillikten besleniyor. Bunun en sıcak yüzünü de bu davalarda görüyoruz. Dosyanın herkes için bilinen bugüne kadar medyada da konuşulmuş silahlanma ve politik bir mesele olması üzerinden gidiyoruz" diyerek duruşmalar kapalı yapılsa da takip edilmesinin önemine vurgu yaptı.

"EĞER TOPLUMDA FARKLIYSANIZ CİNAYETİNİZ MEŞRULAŞTIRILIYOR"

Toplumun biçtiği tariflerin dışına çıkıldığı zaman kişinin ölmeyi hak ettiği algısının yaratıldığını ifade eden Yazıbağlı, "LGBTİ'lere yönelik yapılan ayrımcılığa aşina olduğumuz, şiddetin normalleştirildiği dönemlerdeyiz. Eğer toplumda farklıysanız cinayetiniz meşrulaştırılıyor. Hande Buse Şeker üniversite mezunu ancak iş hayatında kendisine yer bulamadığı için seks işçisi olmak durumunda kalmış. Seks işçiliğini insanlar kendi iradeleri ile yapar ya da yapmazlar. Ama insanların bir kısmını buraya yönelten nedenler toplumun kendisi. Farklı cinsel yönelimlere karşı oluşan nefret toplumda mahkemeler eliyle meşru gösteriliyor" dedi. Yaşanan cinayet olaylarında verilen haberlerin şiddet pornografisi oluşturulduğunun altını çiven Yazıbağlı, şiddetin çok çabuk öğrenildiğini, bu noktada medyanın ve devlet yetkililerinin dilinin önemli olduğunu söyleyerek, "Örneğin şiddetin detayının sayısının yönteminin haberinin verilmesi sonucu değiştiren zaten vicdanlı olan insanlarda ekstra hassasiyet oluşturan bir durum değil ancak irrasyonel insanların şiddet yöntemini belirlemesinde öğrenilen kötülüğü oluşturuyor. Kezzap hayatımızda temas ettiğimiz bir şey olmamasına rağmen kezzaplı şiddetin öğrenilmiş bir şiddet biçimi olduğunu görüyoruz. Erkeklere baktığımızda ilk söylediği şeylerden biri yüzüne kezzap atarım oluyor. Çünkü bu şekilde yaşanmış olaylar var " dedi.

İZMİR BAROSU LGBTİ KOMİSYONU

Yazıbağlı son olarak, "İzmir Barosu LGBTİ Hakları Komisyonunu bir yıl önce kurduk. İlk defa bir devlet kurumunda LGBTİ'nin geçtiği bir kurumuz. Şuanda başka barolarda bu komisyonu kurma hedefinde. Biz şuan dosya takibinden daha çok LGBTİ alanında faaliyet gösteren avukatın az olmasından dolayı atölye çalışmaları yapıyoruz. Daha çok dil, kurum ve karşılaşabilecek dosya üzerine avukatlara eğitim veriyoruz. İlerleyen dönemlerde komisyonumuz iç eğitimini tamamladıktan sonra dava takibi yapacak" diye konuştu.

ÖNCEKİ HABER

EMEP: Kapitalizm son bulmadıkça iklim değişikliği durmaz

SONRAKİ HABER

TBMM Plan ve Bütçe görüşmeleri 6 Kasım'da başlıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa