10 Eylül 2019 09:51

AYM, polisin darbettiği Gazeteci Erdal İmrek için “hak ihlali” kararı verdi

AYM, Evrensel Editörlüğü yaparken Gezi direnişinin yıl dönümünde darbedilen ve yüzüne yakın mesafeden gaz sıkılan Erdal İmrek için “hak ihlali” kararı verdi.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Anayasa Mahkemesi, Gezi direnişinin yıl dönümünde Taksim’de toplananlara polis saldırısını izlerken darbedilen Gazeteci Erdal İmrek için “hak ihlali” kararı verdi, konuyla ilgili yeniden soruşturma ve yargılama yapılmasına hükmetti. AYM, o dönem Evrensel Editörlüğü yapan İmrek’e manevi tazminat ödenmesini de kararlaştırdı.  

NE OLMUŞTU?

Erdal İmrek, 31 Mayıs 2014 yılında, Gezi direnişinin yıl dönümü nedeniyle Taksim’de toplanan vatandaşlara polis saldırısını izlerken darbedilmişti. Polisler, İmrek’i alıkoymuş, bir duvar kenarında tekmelemiş ve yüzüne yakın mesafeden gaz sıkmıştı. İmrek, olay hakkında şikayette bulunmuş ancak saniye saniye kayıt altına alınan darp olayı için savcılık “zor kullanılmadığını” belirterek, “kovuşturmaya yer olmadığı” yanıtını vermişti.  

"AYM BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE VURGU YAPTI, "HAK İHLALİ" DEDİ

AYM ise, “ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine” ve “insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının ihlal edildiğine” hükmetti ve İmrek’e 27 bin 500 Türk Lirası manevi tazminat ödenmesine karar verdi.

YENİDEN YARGILAMA YAPILACAK

AYM ayrıca, "Kararının bir örneğinin insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağı ile ifade ve basın ifade hürriyetinin ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden soruşturma ve yargılama yapılmak üzere İstanbul 2. İdare Mahkemesine ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine" kararlaştırdı. 

AYM kararında şu ifadeler de yer aldı: 

"DELİLLER TOPLANMAMIŞ"

  • Başvurucu devletin gözetimi altında olduğu bir zaman diliminde yaralandığı hususunda tereddüt bulunmayan bu olayda, güç kullanımın kaçınılmaz hale geldiğini ve kullanılan gücün orantılı olduğunu kanıtlamak kamu makamlarına ait olmasına karşın kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda bu husus aydınlatılamamıştır. 
  • Kötü muamele vakasıyla ilgili bir ceza soruşturmasında, olayı aydınlatma kapasitesine sahip önemli birtakım delillerin toplanmaması bile tek başına, ulaşılan neticenin tutarlılığına gölge düşürebilir.

"GAZETECİLERİN ENGELLENDİĞİ VE FİZİKSEL MÜDAHALEDE BULUNULDUĞU TESPİT EDİLMİŞTİR"

  • Somut olayda mesleki faaliyetlerini yürüten ve o sırada göstericiler ile polis arasında meydana gelen olayları haberleştirmek için açık bir çaba sarfeden yirmi kadar gazetecinin kordon içine alınarak görüntü almalarının engellendiği ve başvurucuya fiziksel müdahaleden bulunulduğu tespit edilmiştir. 
  • İdare, gazetecilerin haber yapmalarının engellenmesinin ve başvurucuya yapılan fiziksel müdahalenin kesinlikle gerekli olduğunu ispat eden yeterli derecede güçlü ve tutarlı deliller sunamamıştır. 
  • Başvurucuya yapılan müdahalenin haklı olmadığı tespit edilmiştir. 
  • Böyle bir müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olarak kabul edilemeyeceği de açıktır. 

İMREK: BİRÇOK BENZER OLAYDA DOSYALAR EN BAŞINDAN KAPATILABİLİYOR

Kararın Resmi Gazete’de yayımlanması sonrası Evrensel'e konuşan Erdal İmrek, Türkiye’de gazetecilerin haber takip ederken polis şiddetine maruz kalmasının ve tutuklanmasının olağan hale getirildiğini ifade ederek, şunları söyledi: "Gezi eylemleri sırasında ve sonrasında eylemciler gibi birçok gazeteci de polis şiddetinden nasibini aldı, almaya da devam ediyor. Devletin kolluk kuvvetlerinin, devleti yönetenlerin söylemlerinin de etkisiyle gazetecileri, bertaraf edilmesi gerekenler olarak görmesi ne yazık ki devam eden bir süreç. 
Kimi gazeteciler bunu haber izlerken, işlerini yaparken, halka haber ulaştırmaya çalışırken polis şiddetine uğramak biçiminde yaşıyor, kimileri de yaptıkları haberlerden dolayı cezaevlerine konarak.”

İmrek, “Anayasa Mahkemesi’nin bu davada verdiği karar kuşkusuz önemli ve olumlu. Bu karar aynı zamanda konuyu inceleyen ve ‘takipsizlik’ kararı veren savcılığın bu tür soruşturmalarda konuyu nasıl ele aldığına dair de ip uçları veriyor. Bizim davamızda savcılık 'kovuşturmaya yer olmadığına' karar vermişti. Birçok benzer olayda, söz konusu kolluk kuvvetlerinin işlediği suçlarsa ne yazık ki dosyalar en başından kapatılabiliyor. Umarım gazetecilerin halka haber ulaştırmak için görevlerini yaparken herhangi bir baskı ve şiddete uğramadığı günleri de görebiliriz” dedi.

Resmi Gazete'nin 10 Eylül 2019 tarihli sayısında yayımlanan karara buradan ulaşılabilir. (İstanbul/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

BM raportörleri Ekim ayında kayyumlarla ilgili Diyarbakır’ı ziyaret edecek

SONRAKİ HABER

Aliağa Emek ve Barış Şenlikleri'nde emek mücadelesi öne çıktı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa