04 Eylül 2019 04:42

Aylardır hükümet kurulamayan İspanya'da yeni seçime mi gidiliyor?

İspanya’da dört ayı așkın süredir hükümet kurulamıyor. En çok oyu alan PSOE yeni bir program sundu ancak sol güçler uzun suredir anlaşamıyor. Yeni bir seçimin de sorunları çözmesi mümkün görünmüyor.

İspanya Parlamento Binası | Fotoğraf: Luis Javier Modino Martínez/Flickr

Paylaş

Jesus de la Roza*

İspanya’da 28 Nisan’da gerçekleştirilen genel seçimlerin üzerinden dört ay geçti ve ülke hala hükümetsiz. Seçimlerin ardından genel kanı Pedro Sanchez liderliğinde bir PSOE (Sosyalist Parti) hükümeti kurulacağı yönündeydi. Bunun için, mutlak çoğunluk olmaması nedeniyle, Unidos Podemos’un (UP) oylarına ve en azından bazı Katalan ve Bask partilerinin güvenoylamasında çekimser kalmasına güveniliyordu. Böyle düşünülmesi de normaldi çünkü Sanchez başbakanlığa, bir yıl önce (1 Haziran 2018) zamanın başbakanı Rajoy hakkında verilen ve meclisteki, Rajoy’un partisinin sayısız yolsuzluk dosyalarından bıkan (iktidardaki Halk Partisi PP ve Ciudadanos hariç) tüm grupların destek verdiği gensoru önergesinin ardından gelmişti. Bu gensoru önergesinin hazırlığı sırasında, Unidos Podemos (Podemos ve Izquierda Unida-Birleşik Sol’un koalisyonu) parlamentodaki diğer gruplarla yürütülen görüşmelerde temel bir rol oynamıştı. Ayrıca, PSOE ve UP arasındaki müzakerelerin, UP’nin çok fazla yerel güç kaybettiği 26 Mayıs’ta yapılacak belediye ve bölgesel seçimlerden sonra başlamayacağı da genel bir fikirdi.

GÜVENOYU BAȘARISIZ OLDU

Her durumda, müzakere edilecek bir aydan fazla bir süre vardı, ancak gerçek müzakereler 23 ve 25 Temmuz’daki güvenoylamasından 48 saat öncesine kadar başlamadı ve başarısız oldu. UP, PSOE’yi bir koalisyon hükümeti konusunda ciddi bir şekilde görüşme yapmak istememekle suçluyor (Sánchez’in Podemos lideri Iglesias’ın hükümetin bir parçası olmaması şartını kabul etmesine rağmen) ve Sanchez’in son teklifi de (UP’ye Başkan Yardımcılığı ve üç Bakanlık) Çalışma Bakanlığı gibi önemli bakanlıklar dahil olmadığı gerekçesiyle yetersiz bulunuyor. PSOE, UP’yi kamuoyu yoklamalarında elde edilenlerden daha yüksek bir devlet ağırlığına sahip olmak istemekle suçlanıyor.

Gerçek şu ki, o zamandan beri her iki lider arasındaki ilişkiler kopmuş durumda. Bir yıl önce UP ile bir hükümet kurmanın bir sorun olmayacağını söyleyen Pedro Sánchez’in aslında hiçbir zaman koalisyon hükümeti istemediği, Pablo Iglesias’ın gölgesinde kalmak istemediği anlaşılıyor.

Müzakereler olsaydı bu zorunluydu çünkü tek başına yönetecek kadar milletvekili yoktu. Bu durum kendisini, temmuz ayındaki oylamada da gösterdi ve görüşmelerin başarısız olmasıyla suçlanan UP’yi ikna etmek, Ciudadanos ve PP’yi “İspanya’nın iyiliği için” çekimser oy kullanmaları için ikna etmeye çalışmaktan daha uzun sürdü. Ayrıca İş Yasası Reformu ve Güvenlik Yasası ya da kira artışını sınırlayan yasa gibi emekçi sınıflar için önemli bir meseleler, Sanchez’in söylemlerinden kaybolmaya başladı. Her şey, sol söyleminin kaybettiği oyu geri kazanma hedefli olduğunu fakat politikalarında, önceki tüm sosyal demokrat hükümetlerde de olduğu gibi, Avrupa Birliği’nin tüm talimatlarına boyun eğeceğini, bankaların, şirketlerin ve kendi partisinde PSOE-UP koalisyonuna karşı çıkarak Ciudadanos ile bir anlaşmayı tercih edecek olan üyelerin baskısına teslim olduğunu ve olacağını gösteriyor.

PSOE-UP KOALİSYONUNUN KAZANANI PSOE OLUR

Solun bazı kesimlerine de UP’nin “gerçekten solcu bir politika uyguladığından emin olmak” gerekçesiyle hükümete girme gayreti anlamsız geliyor. Burada iki partinin de milletvekili sayısının parlamentoda mutlak çoğunluk için yeterli olmadığı ve bu nedenle her bir yasayı müzakere etmeleri gerekeceği dikkate alınmalıdır; ayrıca UP, belediyelerde ve özerk bölgelerde PSOE ile koalisyona girdiğinde, bundan faydalanacak olanın PSOE olacağını (tıpkı eski PSOE- Izquierda Unida koalisyonlarında olduğu gibi) dikkate almıyor gibi görünüyor.

SAĞCILAR BOȘ DURMUYOR

Bu arada, üç sağ parti (PP, Ciudadanos ve yeni Frankocu așırı sağ parti Vox) durumun tadını çıkarıyorlar ve “İspanyol milliyetçiliği”ni giyinerek Sanchez’i komünistlerle (programı ılımlı bir sosyal demokrat program olmasına rağmen UP kastediliyor), teröristlerle ve bağımsızlıkçılarla (Sanchez’in başbakanlığına açık olan Bask ve Katalan partileri kastediliyor) görüşerek “İspanya’yı parçalamak istemek”le suçlama fırsatını kaçırmıyorlar.

Eş zamanlı olarak PP, Ciudadanos ve Vox da Madrid ya da Murcia gibi kent ve özerk yönetimlerde hükümet görüşmeleri yürütüyorlar. Kadın düşmanı, homofobik, ultra liberal ve ultra Katolik bir parti olarak Vox’un varlığı giderek diğerlerinin söylemini de etkiliyor. Örneğin artık toplumsal cinsiyet yerine “aile şiddeti” deniyor. Bu -özellikle de Ciudadanos açısından- sağa gidiș PSOE’ye merkez oyları alma bakımından cazip gelebilir; Podemos ile pazarlık yapmadan hükümet kurmak için bir neden daha…

ER YA DA GEÇ MASAYA OTURACAKLAR

Şu ana kadar İspanya’nın yarısı tatildeydi. Fakat er ya da geç PSOE ve UP yeniden oturup görüşmek zorunda, son tarih 23 Eylül. Sanchez yeni bir program sundu. Temmuz yenilgisinden, karşılıklı suçlamalardan sonra ve Sanchez ile Iglesias arasındaki kötü ilişki nedeniyle bu kolay olmayacak; fakat başka seçenek yok. Eğer uzlaşamazlarsa 10 Kasım’da yeniden seçim var. Dört yılda dördüncü seçimler olacak, oy vermekten bıkmış seçmenin katılımı düşecek ve siyasi partiler yine anlaşamayacaklar. Yeni bir seçim, sol ile sağ arasındaki mevcut bölünmeyi değiştirmeyecek.

YENİ SEÇİM OLURSA GELENEKSEL PARTİLER YÜKSELECEK

Anketlere göre geleneksel partiler yeniden güçlenecek: Solda PSOE oyu artacak ve UP oyu düşecek, sağda PP oyu artacak ve Ciudadanos ile Vox oyları düşecek. Güçler dengesi aynı kalacak ya da bir sağ koalisyon seçimleri kazanacak. Krizinin sonu gelmeyen ve giderek yoksullaşan işçi sınıfının hayal kırıklığı sürecek.

PSOE liderliğinde bir sol koalisyonu zorlaştıracak bir faktör daha var: Ekim ayında referandum ve Katalonya’nın bağımsızlık ilanı nedeniyle cezaevindeki 10 Katalan siyasinin cezalarının onaylanması öngörülüyor. Sonuç ne olursa olsun (sert ya da yumuşak cezalar) etkisi hem Katalonya hem de İspanya genelinde büyük olacak. Bu durumda hiçbir Katalan partisi bir PSOE hükümetine destek vermeyebilir.

ÜLKEDE YAȘAM ZORLAȘIYOR

Bütün bunlar olurken ülkede zenginler ve yoksullar arasındaki fark açılıyor, işçi sınıfı haklarını kaybediyor, iş güvencesizliği ve sömürü artıyor, sosyal dışlanma riski altındaki nüfus çoğalıyor, yurtdışına göçen üniversiteli sayısı yükseliyor, daha fazla kamu hizmeti özelleştiriliyor; çalışan yoksulların, evlerinden atılanların, kadın cinayetlerinin oranı artıyor ve nüfus yaşlanıyor.

SAĞIN GALİBİYETİ KÖTÜ HABER OLUR

Siyasetçilerin dünyanın finansal güçlerinin, sonuçları giderek artan bir şekilde insanların hayatlarını güvencesiz hale getiren kararları karşısında giderek daha az özerkliğe sahip olabildiği +küreselleşmiş dünyada, insanların yaşam ve çalışma şartlarının sadece politik alandan iyileştirilebileceğine dair umut çok yok; ancak İspanya’da, giderek daha açık bir şekilde popülist, ultra liberal ve ultra milliyetçi olan sağın olası galibiyeti, işçi sınıfı için kötü bir haber olurdu.

* Emekli eğitimci, sendikacı

(Çeviren: Elif Görgü)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Barolar, TBB’ye olağanüstü genel kurul çağrısı yaptı

SONRAKİ HABER

1938 Dersim Katliamı'nın tanığı Dengbêj Silo Qiz hayatını kaybetti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa