25 Ağustos 2019 19:55
Son Güncellenme Tarihi: 26 Ağustos 2019 16:51

CHP Türk ve Mızraklı'yı ziyaret etti: Direnmek herkesin boynunun borcu

CHP Milletvekilleri görevden alınan Ahmet Türk ve Selçuk Mızraklı'yı ziyaret etti: Sandığın gasbı karşısında direnmek herkesin boynunun borcudur.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker öncülüğündeki heyet Diyarbakır ve Mardin'de kayyum atamalarıyla görevden alınan belediye eş başkanlarını ziyaret etti.

Mardin'in seçilmiş Eş Başkanı Ahmet Türk'ü ziyaret eden CHP milletvekillerinden Ali Şeker, "Sandığın gaspı karşısında direnmek herkesin boynunun borcudur” derken, İlhan Cihaner de "Yurttaşlara ve vekillere karşı uygulanan şiddetin de mahkum edilmesi gerekiyor. Biz de bu pervasız saldırıya karşı dayanışmayı göstermek için buradayız" ifadelerini kullandı. 

CHP İstanbul Milletvekili Dr. Ali Şeker, parti meclisi üyesi İlhan Cihaner, İstanbul İl Başkan Yardımcısı Murat Akbaş ve CHP'li Mahmut Duyan ile birlikte Mardin Büyükşehir Belediyesinin seçilmiş Belediye Eş Başkanı Ahmet Türk'ü ziyaret etti.

Ziyarette ilk olarak konuşan Ahmet Türk "Demokrasinin güçlü hale gelmesi için hepimiz bu süreçte payımıza düşenin ne olduğunun bilincindeyiz. Bugün CHP heyetinin buraya gelmiş olması bizim için çok anlamlıdır, çok değerlidir. Kendilerine çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

ALİ ŞEKER: SANDIĞIN GASPI KARŞISINDA DİRENMEK HERKESİN BOYNUNUN BORCUDUR

Ardından konuşan CHP İstanbul Milletvekili ve parti meclisi üyesi Ali Şeker, "Bizim için seçimle, sandıkla göreve gelen kişiler, seçimle gitmedikçe Mardin'in belediye başkanıdır. Kayyum atamalarının adı demokrasi değil, seçme ve seçilme hakkının gaspıdır. Seçildikten sonra toptancı bir yaklaşımla belediye başkanlarının görevden alınması, belediye meclis üyelerinin feshedilmesi demokrasiye yakışmıyor. Böyle bir utancı yaşatmaya kimsenin hakkı yok. Biz demokrasiye karşı yapılan saldırı karşısında desteklerimizi ifade etmek için buraya geldik, buradan da Selçuk Mızraklı’yı ziyaret edeceğiz ve dayanışmamızı devam ettireceğiz. Yapmamız gereken demokratik siyasetin önünü açmaktır. Şiddetin önünü kapatmak, demokrasiyi geliştirmektir. Kürt sorunu Türkiye’nin en önemli sorunudur. Biz diyoruz ki; parlamento üzerine düşeni, tüm partilerin katılımıyla Kürt sorunu çözülsün, bölgede barışın önü açılsın. Asılsız suçlarla, tebligat bile yapılmadan başkanlar görevden alınmakta. Usulen dava açarak belediye başkanlarını görevden alamazlar. Sandığın gaspı karşısında direnmek herkesin boynunun borcudur” ifadelerini kullandı.  

İLHAN CİHANER: MUHALEFET GÜÇLERİ ARASINDAKİ OLASI İTTİFAKLARA DA BURADAN BİR MÜDAHALE

CHP Parti Meclisi üyesi İlhan Cihaner yaptığı konuşmada, "Biz bugün buraya demokrasiye ve seçme seçilme hakkına sahip çıkmak için geldik. Ama daha derin anlamları var kayyum saldırısının. Anlaşılıyor ki 31 Mart sonrasında ortaya çıkan yolsuzluklar ortaya dökülmesin diye bu kayyımlar atanmıştır. Kürt sorunu da ikinci bir belirleyici. Ama en önemlisi de, olası bir seçimde muhalefet güçleri arasındaki olası ittifaklara da buradan bir müdahale ihtiyacı ortaya çıktığı anlaşılıyor.

"AMASIZ FAKATSIZ KARŞI ÇIKILMASI GEREKİR"

Kayyum atamalarına herkesin amasız fakatsız karşı çıkması gerekir. Yurttaşlara ve vekillere karşı uygulanan şiddetin de mahkum edilmesi gerekiyor. Biz de bu pervasız saldırıya karşı dayanışmayı göstermek için buradayız. Yargıdan çıkacak kararı bile beklemeden böyle bir uygulama yapılması da belediyelere çökme amacını ortaya koyuyor. AKP bugüne kadar meşruiyetini hep sandıktan aldı. Ama bu olayda tam tersini göstererek sandığı bile ortadan kaldırdı. O yüzden bunun sonuçları çok ağır olacaktır. Güçlü bir dayanışma şart. Biz de bunun için buradayız” ifadelerini kullandı.

 

CHP’DEN MIZRAKLI’YA DAYANIŞMA ZİYARETİ

CHP heyetinin bir sonraki durağı Diyarbakır oldu. Görevden alınan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı’ya dayanışma ziyaretinde bulunan heyet burada da kayyumlara karşı mücadele çağrısı yaptı.

MIZRAKLI: BİRLEŞEREK AŞABİLİRİZ

İl binasından yapılan açıklamada konuşan Mızraklı, dayanışma önemine dikkat çekerek “Eğer Türkiye’de herhangi bir yerde bu Van, Mardin, Diyarbakır da olabilir başka kentlerde olabilir. Geçmişte nasıl İstanbul’da seçmen iradesine yok sayılmasına yönelik bir tutum izlendi. Ama bu tutum karşısında demokrasi güçlerinin güç birliği etkili sonuç aldı. Bu noktada nerede bir hak gaspı varsa nerede seçmen iradesine dönük demokrasinin en ulvi değerlerine dönük bir gasp söz konusuysa burada güçlü bir karşı duruşu birleşerek aşabiliriz” dedi.

ŞEKER: TÜRKİYE DEMOKRASİSİ AÇISINDAN BİR UTANÇTIR

Ardından konuşan CHP İstanbul milletvekili Ali Şeker, kayyumun Türkiye demokrasisine yönelik bir saldırı olduğunun altını çizerek bu durumun ülke tarihine utanç olarak geçtiğini ifade etti. Şeker, “ Burada doğrudan sandık gaspı vardır. Bu sandık gaspı da bu bir bölgeye değil tüm Türkiye’de demokrasiye yönelik bir saldırıdır. Buna karşı top yekun demokrasi mücadelesi yürütmemiz gerekiyor. Kadına seçme ve seçilme hakkı veren bir Türkiye Meclisi, bu gün muhaliflerin seçme seçilme hakkını elinden alıyor. Bunu bazen seçime sokmayarak, mazbata vermeyerek, bazen ikinciye mazbata vererek yapıyor, bazen de seçimden bir gün sonra kayyum atamasına yönelik daha kendilerine dahi bildirmedikleri soruşturmalar üzerinden yapıyor. Burada başkanlık sistemiyle yargı tamamen iktidarın sopası  haline dönüştürülmüştür. İktidarın sopası gerekli işlemleri yapma gereği duymadan sadece soruşturma açtım. Kişiye de bildirmedim suça muhatap tuttuğum kişiye de bildirmedim. Ama ben sizi görevden alıyorum diyebiliyor. Bu Türkiye demokrasisi açısından bir utançtır ve demokrasiye yapılan bu tür darbeler tarihte lanetlenmiştir. Bu dönemde bize düşen demokrasi mücadelesini hep birlikte büyütmek, özgür, demokrat ve barış içerisinde bir Türkiye var etmektir” dedi.

CİHANER: BİZ O SOYUT SUÇLAMALARI, DEVLET PRATİĞİNİ...

CHP PM Üyesi İlhan Cihaner ise iktidarın meşruiyetini sandıktan almasına rağmen diğer yandan kayyum atayarak seçme ve seçilme hakkına saldırı bulunduğunu ifade ederek “Burada seçme ve seçilme hakkına çok ağır bir saldırı var. Türkiye siyasetine dair bir mühendislik müdahalesi var. Olası dayanışmaları şimdiden sadece partilerin vekilleri arasında değil halk, seçmen arasında oluşabilecek dayanışmaları da şimdiden önlemek istiyorlar. Bunun yanında Diyarbakır ve Mardin'de örneği gördüğümüz gibi, kamu kaynağına çökme mekanizması olduğunu gördük. Yurttaşlarımız İçişleri Bakanlığı'nın yaptığı açıklamadaki uzun cümlelere inanmasınlar. Ortalama bir insanı ikna edecek hiçbir gerekçe yok. Sadece soyut suçlamalar var. Biz o soyut suçlamaları, devlet pratiğini çok eskiden beri biliyoruz” dedi. (HABER MERKEZİ)

ÖNCEKİ HABER

Van'daki kayyum protestolarına polis saldırdı

SONRAKİ HABER

İhraçlara karşı oturma eylemleri 114. haftasında: Diz çökmedik, çökmeyeceğiz

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa