22 Ağustos 2019 17:52
Son Güncellenme Tarihi: 23 Ağustos 2019 09:30

Yeni belge: Diyarbakır'a kayyum hazırlığı, henüz oylar sayılırken başlamış

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine kayyum atama hazırlığının 31 Mart yerel seçimlerinden bir gün sonra (1 Nisan) başladığını ortaya koyan bir belge ortaya çıktı.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı | Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

İnanç YILDIZ
Fırat TOPAL
Diyarbakır

Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediyesi eş başkanlarının yerine kayyum atamasına yönelik tepkiler devam ederken, kayyum hazırlığının 31 Mart yerel seçimlerine dair oylar sayılırken başladığını ortaya koyan bir belge ortaya çıktı. Eski Diyarbakır Baro Başkanı Mehmet Emin Aktar’ın paylaştığı belgeye göre; İçişleri Bakanlığı’nın Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı’yı görevden almasına yönelik gönderdiği yazıda 1 Nisan tarihi yer alıyor. Yani kayyum atama hazırlığı 31 Mart seçimlerinden bir gün sonra başlamış. 

İçişleri Bakanlığı 19 Ağustos 2019 tarihinde Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediyesi eş başkanlarını görevden aldığını duyurmuştu. Yapılan açıklamada, eş başkanlar Selçuk Mızraklı, Ahmet Türk ve Bedia Özgökçe Ertan’ın “terör örgütüyle iltisak-irtibatı olduğu”, “terör örgütlerine destek verdikleri yönünde tespit ve deliller bulunduğu” gerekçesi sunulmuştu. Bakanlığın açıklamasına göre, görevden alınan belediye eş başkanlarından Adnan Selçuk Mızraklı hakkında 1 kovuşturma ve 8 soruşturma, Ahmet Türk hakkında 2 kovuşturma ve 4 soruşturma, Bedia Özgökçe Ertan hakkında da 1 kovuşturma ve 6 soruşturma dosyası bulunuyordu. 

Ancak Selçuk Mızraklı’nın Avukatı ve Eski Diyarbakır Baro Başkanı Mehmet Emin Aktar’ın paylaştığı belgeye göre; görevden alma süreci 31 Mart yerel seçimlerinde daha oylar sayılırken başlamış. 

İçişleri Bakanlığı’nın Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı’yı görevden almasına yönelik gönderdiği yazıda 01.04.2019 ve 07.08.2019 tarihleri yer alıyor. 

 

1 NİSAN SABAHI KAYYUM HAZIRLIĞI BAŞLAMIŞ

Konuyla ilgili Evrensel’e konuşan Aktar, “Şu nedenlerden kayyum atadık diyorlar. Bunlar boş iddia 1 Nisan’da kayyum atamak için hazırlığa başlamışlar. Müvekkilim ile ilgili buna iptal davası açacağım. 31 Mart’tan sonraki sabah valiliğin ilk yaptığı iş Selçuk Mızraklı ilişkin yazı yazmak olmuş. Muhtemelen diğer valiliklerden aynı şeyi yaptılar. Ama hangi kararı esas aldılar bilmiyorum” dedi.

“ATAMANIN HUKUKİ DAYANAĞI YOK”

Aktar konuşmasına şöyle devam etti: “Şunu söyleyeyim başta bunun hukuki dayanağı yok bunun. Bu karar tamamen siyasal kararlarla alınmış bir karar. Hukuk ve demokratik değerler içinde açıklaması mümkün olmayan bir karar. Bu açıklanamaz. Yani mahkemeye gidildiğinde bunun mahkemeyi açıklayabilecek bir durumu yok. Çünkü sonuçta yerel demokrasi açısından baktığımızda biz sadece bir belediye başkanı seçmiyoruz. Mecliste seçiyoruz. Belediye başkanı da herhangi bir nedenle görevden uzaklaştırıldığında onun yerine de kim geleceğine meclis karar verir. Çünkü orada yaşayanların iradesiyle seçilen bir organ. O açıdan bakıldığında yeniden seçilmiş biri görevi alır. Ama bütün halkın iradesini yok saydığınızda demokratik ve hukuki değerler açısında açıklayamazsınız. Bu zorbalıktır, kötülüktür. Burada iradeyi bütün olarak düşünmek gerek. Sadece valilik değil ki siyasal iktidarın ya da devlet iktidarının bütünü olarak görmek gerekiyor. Demek ki öncesinde böyle bir hazırlık var. Bu istendi, bunları bize gönderin dendi. Büyük ihtimalle HDP’li bütün belediye başkanları hakkında bu çalışmalar yapılıp İçişleri Bakanlığı’na gönderildi diye düşünüyorum.”

"ZATEN CUMHURBAŞKANI VE İÇİŞLERİ BAKANI TEHDİT ETMİŞTİ"

Konuyla ilgili Evrensel’e konuşan görevden alınan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, “İçişleri Bakanlığı tarafından bize gönderilen tebligata baktığınız zaman 1 Nisan günü gibi bir tarih görüyorsunuz. Yani 1 Nisan’da hazırlığın yapılığını gösteriyordu. Diğer yandan ise o dönemde Cumhurbaşkanı’nın ve İçişleri Bakanı’nın yaptığı açıklamalarda açık bir şekilde tehditler vardı” dedi. 

"MIZRAKLI NEŞTERİYLE Mİ SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜ KURMUŞ"

Seçmen iradesinin her türlü siyasal iradenin üzerinde duran bir mevzi olduğunu belirten Mızraklı, kendilerine tarif edilmiş suçlamaların siyaseten suçlamalar olduğunu söyleyerek, “Yani hukukun nasıl geçmişte bir takım şeylere alet edildiğini çok net gördük. Yani orada terör örgütü kurma ve yönetme diyorlar. Selçuk Mızraklı elindeki neşterle sağlık taşımaya, iyilik taşımaya çalışırken, neşteriyle mi silahlı terör örgütü kurmuş, adama sorarlar. Dolayısıyla bunlar hukuki değil bunlar siyasal değerlendirmelerdir, halk iradesine herkes saygılı olmak zorundadır, ortaya çıkan seçmen iradesine saygılı olmak zorundadırlar. YSK gibi bir yüksek mahkeme; yani eğer hukuk diyorlarsa bizlerin seçime girme yeterliliğimizin olduğunu tescilleyerek biz seçime girdik. Dolayısıyla onun dışındaki bütün her türden karar siyasaldır, hukuksal değildir” dedi.

ÖNCEKİ HABER

Antep'te, kayyum protestosu öncesi 30 günlük eylem yasağı

SONRAKİ HABER

Hatay'da 25 farklı noktada orman yangını çıktı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa