21 Ağustos 2019 16:28

Yeraltı partilerinden popüler kültüre: Türkçe Rap! - 2

Belki kimi soyut kalıyor, belki kimi anlaşılmıyor ama Türkçe Rap’in çocukları var olan duruma itiraz ediyor. Gençliğin sıkışmışlığının içinde bu kadar popüler olmasının esas nedeni bu.

Paylaş

Sinancem ALİKOÇ
Ankara

Geçtiğimiz yazıda Türkçe Rap’in 1. Nesil MC’leri onların Türkiye’deki takipçilerinin rap müziği icra etmelerinden bahsettik. Bu dönemde Türkiye’de rap müzik hala çok dinlenen bir tür değil, HipHop hala yaygın olan bir kültür değildi. MC’ler kendi düzenledikleri partilerde diğer MC’leri ağırlıyor, rap müzik İstanbul ve İzmir gibi büyük kentlerde dinleyicileri ile buluşuyordu. Bu dönemki partiler bugün yer altı partileri olarak tarif edilebilir. Tabi burada bu partilerin illegal olduğundan bahsedemeyiz. Bu partiler çok düşük bütçe ile kâr amacı olmadan HipHop kültürünün yaygınlaşması adına düzenleniyordu. Çok yaygın olmasa da rap müzik sadık bir dinleyici kitlesi ile Türkiye’de yaşamaya devam ediyordu diyebiliriz bu döneme. 

TÜRKÇE RAP’İN ÇIKIŞINDA ÇETELEŞME VEYA SUÇ YOK

Bu dönemki MC’lerin esas amacı Türkçe Rap ve HipHop kültürünün yaygınlaşması idi. Çıktıkları her TV programında, verdikleri her röportajda rapçilerin serseri olmadıklarını, rap müziğin Türkiye halklarının kültürüne aykırı olmadığını kanıtlamak üzere hareket etti. Türkçe Rap’in halk ozanlığına benzediği, aslında Türkçe Rap’in Anadolu kültürünün özünde olduğuna yönelik iddiaların tamamı hemen hemen bu dönem ortaya atıldı. Dolayısıyla Türkçe Rap’in pratik anlamda da bir yer altı kültürü olduğunu söylemek mümkün değil. Hatta belki kliplerinde ve şarkı liriklerinde en çok “gangster” var unsurun olduğu Kadıköy Acil bünyesi bile Ceza’nın “Artık Suç Değil Sevgi İşleyin” track’inde* maddi anlamda ve altyapı olarak ciddi destek sunmuştur. Özellikle Ceza (a.k.a. Fatalrhymer) ve Sagopa Kajmer Türkçe Rap’in kamuoyunun kabul görmüş genel nizamı ile uyumlu olduğunu ve sadece farklı bir anlatım tarzı olduğunu anlatıyordu. Hatta Ceza ve Fuat Ergin, DJ Funky C ile birlikte Rapstar yarışmasında jüri bile olmuştu. Kolay bir iş değildi, öyle de olmadı. Çeşitli polemikler yaşandı hem HipHop kültürü dışında hem de camia içinde… MC’ler HipHop kültürü adına dayanışmayı daha ön planda tutuluyorlardı ama bu durum disstracklerin önüne geçemiyordu. Tam bu sıralar Türkiye’de gençler bu işi sahiplenmeye başlamıştı. 

RAP MÜZİĞİ SADECE DİNLEMİYOR, AYNI ZAMANDA YAPIYORLAR

Ceza’nın “Rapstar” ve “Yerli Plaka” albümü daha önceki albümü “Medcezir”e göre daha çok dinlenmiş daha çok ilgi görmüştü. Aynı zamanlarda Sagopa Kajmer’in çıkarttığı “Bir Pesimistin Gözyaşları” albümü yine çok ilgi gördü, MySpace gibi dijital platformlarda ortalama bir rap şarkısının üstünde dinlenme kaydetti. Fuat Ergin’in 2006’da yayınladığı “Geri Geldi” parçası ve Cash Flow’un “Hayata Küstüm” tracki yine dijital platformlarda yoğun ilgi gördü. Hatta bu dönem bazı Türkçe Rap klipleri Müzik bazlı yayın yapan TV kanallarında yer aldı. Bilgisayar ve internetle haşır neşir olan bir kuşağın oluştuğu dönemde dijital platformlarda Türkçe Rap müziğin ilgi görmesi her kesimden gencin rap müziğe daha doğrusu Türkçe Rap’e ilgi duyduğunu gösteriyordu. Bu yayılma Türkçe Rap’i geniş kesimlerle buluşturmuş oldu. Bu geniş kesimlerin yine çoğunluğu emekçi diyebileceğimiz ailelerin evlatları, kenar semtlerin çocuklarıydı. İş burada sınırlı kalmadı. Gençler Rap müziği sadece dinlemek için tercih etmiyorlardı. Aynı zamanda üretebildikleri bir alan oldu, başta Türkçe Rap olmak üzere HipHop kültürü. Gençler İstanbul ve Anadolu’nun dört bir yanında kayıt evleri kurdular. Demolar doldurmaya başladılar. Yeni çıkan MC’ler yeni stiller deniyorlar, Rap Müziği çeşitli türlerdeki müziklerle harmanlıyorlardı. Kendilerini anlatmanın bir yolunu seçmişlerdi. Mesela Yener Çevik “Katliam 3” parçasında kendi versü’nde “yaş günümde hediyemi kendim aldım/ yazdığım satırlar yara bandı” diyerek Türkçe Rap’te müzik yapma nedenini anlatıyor. Kimisi dünya görüşünü anlatmak için (Mesela Saian SS) kimisi de Yener gibi yaralarını kapatmak için yazıyor ve söylüyordu. Coşku artık herkesi sarmıştı.  Yıl 2010’a gelindiğinde Türkiye’nin hemen hemen her yerinde kayıt evleri vardı: İzmir’den Argo İzmir ve Yeşil Oda, Mersin’den PMC Records, Denizli’den No 1 ve tayfası, Eskişehir’den Batarya Company, Ankara’dan Sehabe & Yeis Sensura ve Ais Ezhel (bugünlerde Ezhel mahlasını kullanıyor), Aydın’dan Erdi RL tayfası. Örnekler daha çok verilebilir. Buralardaki MC’lerin hiçbiri bir anlık heves ile bu işleri yapmamış olacaklar ki birçoğu şimdi profesyonel olarak rap müzikle uğraşıyorlar.

POPÜLER OLMADAN ÖNCE: ORGANİZE OLUYORUZ

Bu dönem – belli başlı yerlerde de Türkçe Rap’in 3. Neslinin dönemi – artık Türkçe Rap geniş kesimlere ciddi ciddi yayıldı. Bir yandan dinleyici olan gençler sokak başlarında Freestyle gösterileri düzenledi, demolar doldurdu ve kendi kentlerinde rap partiler organize ettiler. Haliyle kentler arası etkileşim başlamış oldu. Bu etkileşimlerde internet önemli bir yer tutuyor tabi ki. Rapçiler trackleri MySpace ve Youtube’a yüklüyorlardı. Bu platformlardaki yorum alanları tartışmalara vesile oldu ancak gençler internet forumlarında da tartışma yürüttü. Ki bunlardan birisi günümüzde Tükiye’de HipHop kültürü için yeri doldurulamaz bir öneme sahip olan HipHop Life. 

İnternet platformu olarak HipHop kültürü yaymaya başlasa da bir süre sonra ilk çıkan albümlerin, tracklerin havadisinin alındığı yer oluyor. Daha sonra büyük organizasyonlara imza atacak kendi deyimleri ile en büyük Türkçe hip hop portalı halini alıyor. ** Bu durumun bize işareti şu: Rap müzik yapanlar/ dinleyenler etkileşim halinde olmak ve daha çok insana ulaşmak eğilimi içinde olmuşlar. Türkçe Rap müzik yayını yapan Radyo Rhyme’ın ortaya çıkması, çeşitli kayıt evlerinin katıldığı dev parti ve festivallerin oluşturulması ve daha birçok şey rap dinleyicilerini de geniş ve hoş bir ortama soktu. Belki de işlerin en önemlisi Organize Oluyoruz albüm serisi idi. İlkinde Ceza, Saian, Patron ve Sansar Salvo gibi büyük isimlerle çıktı. İkincisi ise Erci – E, Summer Cem, Yener, Ais Ezhel gibi daha geniş bir yelpazeyle açılmış bir albüm ortaya konuldu.*** Daha sonra çıkan albümler de epey etkili olmuştur belki ama kanaatimce Türkçe Rap’in bugünkü popülerliğine erişmesinden bir tık öncesi Freestyle King **** yarışmaları ile birlikte bu iki albüm olmuştur. 

TÜRKÇE RAP KENDİ PLATFORMLARININ DIŞINDA KONUŞULUYOR

Artık önü alınmaz bir yaygınlaşamaya gidildi. Uzun süre herkes kendi stilinde değişiklikler ve sabitliklerle tekli olarak veya albüm olarak yayın yaptı. Argo İzmir bünyesindeki Gazapizm önce internet dizilerinde sonra da yüksek bütçeli TV dizilerine müzik yapmaya başladı. Zaten hali hazırda ciddi bir dinleyici kitlesi vardı. Ama bu tip işlerle iyice yükseldi. Ezhel’in “Müptezhel” albümü dijital platformlarda olağanın üstünde dinlenme kaydetti. Bu albüm trap tazında kayıtlara geçse de Ezhel eski okul öğrencisi olarak epey eski tarzını da kaynatmış araya. Son olarak Ben Fero’nun “Orman Kanunları” albümü de çok ilgi gördü. Hatta Demet Akalın’ı tiye aldığı “Demet Akalın” trackinin klibinde “Demet Akalın” bile oynadı. Bu üç örnek sadece meselenin anlaşılması için verildi. Sonuç olarak Türkçe Rap artık sadece kendi platformlarında değil, müzik dışı dijital platformlarda, dizi müziklerinde, farklı müzik türlerinin magazinel yüzleriyle anılıyor. Bir yanıyla uzun süredir verilen çaba sonuç vermiş oluyor aslında. En azından Türkçe Rap camiasının emektarlarını birçoğunun görüşü bu yönde. Mesela 2. Nesil rapper kuşağından Dr. Fuchs Katliam 3 trackinde kendi versünde “Rap’in adı hepimizden büyük bugün” ve “tekrar ayağa kalkan pop değil oğlum rap” ifadelerini kullanıyor. 

TÜRKÇE RAP’İN DİSS KÜLTÜRÜ, GÜNCEL DİSS TARTIŞMALARI 

“Pesimist değiliz biz, herkese var diss” Cash Flow Mikrofon Bizness adlı trackindeki bu sözler Türkçe Rap’in diss kültürü özetliyor. Türkçe Rap’te Disstrack genelde hit parça çıkartmak niyetiyle ya da kişisel tartışmalar üzerinden çıkmışta olsa tartışmalar genelde lirik ve stile yönelik olmuştur. Mesela Sagopa Kajmer, Ceza, Kolera, Ayben, Fuat Ergin tartışmaları müziğe yansımış uzun bir süre dinleyici kitlesinin sevdiği bir tarzda bu meseleler trackleri doldurmuştur. Ancak Ceza ve Sagopa Kajmer daima lirik, stil üzerine de tartışmalar yürütmüştür. Bir diğer örnek Norm Ender; disstrackleri ile sürekli gündeme gelen bir rapperdır. Son şarkısı da dahi olmak üzere birçok parçasında MC’lere doğrudan sataşmış, her seferinde de lirik ve stillerini eleştirmiştir. Bugünün diss tartışması ise esası itibariyle Eski Okul stilinde rap müzik yapan MC’ler ile Lil Pump ve Migos gibi yabancı MC’lerden etkilenerek Trap tarzına yönelen veya ondan esintiler barındıran MC’ler arasındadır. Tartışma her ne kadar Norm Ender vs. Ezhel, Ben Fero gibi MC’ler arasındaymış gibi gözükse de Khoktar ve Şehinşah atışmasının esası da budur. Veyahut birçok MC çeşitli dijital platformlardaki kişisel hesaplarından bu tartışmalara çok önceden dâhil olmuş ve devam etmiştir. Tartışmanın esasının stil ve liriklerden çıkması Türkçe Rap için ileri bir aşamadır. Disstracklerin birbirine sürekli düzeysiz hakaret eden MClerden ibaret olmayışı ayrıca bir ilerleme belirtisidir. Gelelim meseleye dair rap dinlememiş ve dinlemeyecek birçok kişinin haklı sorusuna. Şudur ki: “Hangi tarafı tutacağız?”. Klikler arası politik bir tartışma olarak değerlendirmeyeceksek kuru fanatizmin gereği yok haliyle bir taraf tutmanın da.

TÜRKÇE RAP MÜZİK NE ANLATIYOR? NE ANLATMALI? 

Açık konuşmak gerek bugün popüler olan Türkçe Rap suç işlemeyi, zenginliğin gangster versiyonunu öğütlüyor. İlk çıkışında rapçilerin serseri olmadıklarını anlatmaya yönelik onca çaba Türkçe Rap’in popüler günlerinde gangster özentiliğiyle karşımıza çıkıyor. Aman ne tezat! Çete dizilerinin gırla gittiği adalet duygusunun çeteleşme ile tatmin edildiği TV ve internet ortamında yaygınlaşan Türkçe Rap’in ana akım bir müzik olarak organize olurken bunları öğütlemesi, ne büyük tezat! Liriklerde uyuşturucunun övülmesi, istenilen hayatın kenar mahalle yolarında viski dökmek olarak Türkçe Rap kliplerinde pazarlanmasının rapin Amerikanlaşması ile alakalı olduğunu söylemekte kuru gürültü. Rap müzik Bronx’ta doğdu. Mesele, neyin anlatılmak istemesi ve neyden uzaklaşılmak istendiği. BOE B (R.I.P.) çeteleşmekten ve suçtan uzak durmak adına Türkçe Rap’i ortaya attı. Belki de camianın tekrar bunu hatırlaması gerekir. Bunların yanında Türkçe Rap’i içerik olarak incelediğimizde protest olduğunu söylememek elde değil. Belki kimi soyut kalıyor, belki kimi anlaşılmıyor ama Türkçe Rap’in çocukları var olan duruma itiraz ediyor. Gençliğin sıkışmışlığının içinde bu kadar popüler olmasının esas nedeni bu. Bu yeterli mi? Gerisi Türkçe Rap’ten beklentinize kalmış. Her lirik MC’ler için bir propaganda değeri sahip değil. Bazen de öylesine yazıyorlar işte. Ama bu işi öyle benimsemişler ki eminiz ki birçok MC Şanışer’in “Bir Rapi Ver Bana” adlı trackindeki “Yağmuru bırak güneşimi/ Al götür herşeyi bir rapi ver bana” versüne katılıyordur. 

*https://www.youtube.com/watch?v=A7XNd2AZTzM
** https://hiphoplife.com.tr/haberler/1549-hiphoplife-7-yasinda.html
*** https://www.youtube.com/watch?v=8yfhz9OHtMw , https://www.youtube.com/watch?v=yV6pOFxlRz4 
**** https://www.youtube.com/watch?v=HEmXtE91fwg 

 

 

ÖNCEKİ HABER

Okumak için çalışıp çalıştığı için okuyamamak

SONRAKİ HABER

"Öldürülen Leyla Aydemir’in ailesi diğer çocuklarının güvenliğinden endişe duyuyor"

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa