07 Ağustos 2019 03:00

Tercih mi, zorunluluk mu?

Peki,orada yazanlar gerçekten bizim tercihlerimiz mi? Hiç sanmıyorum.

Paylaş

Yağmur GELGEÇ

Antep

Bilindiği üzere yakın zamanda bir tercih dönemini daha geride bıraktık. Tercih dediğimiz zaman oraya yazılacak olan bölümler kendi isteklerimize, ideallerimize göre şekillenmeli değil mi? Peki, orada yazanlar gerçekten bizim tercihlerimiz mi? Hiç sanmıyorum. Öyle bir durumdayız ki, çoğu gence hayatı boyu kendi isteklerini söyleme hakkı bile verilmiyor. Ne kadar korkunç değil mi? Sırf yaşamak için yaşamak, savrula savrula ilerlemek. Hatta ilerlediğini zannederek çırpınırken gerisin geriye gitmek... Ve en kötüsü de bu durumun kişinin kendisinden değil, çevreden kaynaklanması. Asıl ne istediğini bilen, dimdik ilerleyen insanlara ihtiyaç olan dönemde onlar kambur bırakılıyor. Bildikleri unutturulmaya çalışılıyor, üstüne üstlük zorla başka tarafa yönlendirilmeye çalışılıyor. Geleceğin doktorlarını, avukatlarını ve öğretmenlerini ne istediğini sormadan çaresiz bırakıyorlar. Ebeveyn olmanın,  anlatmaktan, öğretmekten, yetiştirmekten değil; yönetmekten ibaret olduğunu sanıyorlar. İnsanın doğası ve özü olan “hayal etme”yi imkansız kılıyorlar. Üstüne bir de hayat şartları eklenince kişinin bırakın topluma, kendine bile yararı olmuyor. Bir manzara tablosu yap bozunu parçaları yanlış yere koyarak yapmaya çalışıyorlar. Mühendis doktor, avukat mühendis oluyor. Sonra da mutsuz olmalarından şikayet ediyor, şımarıklıkla suçlanıyorlar. İnsan, elbet bir yerde desteğe ihtiyaç duyuyor. Fakat destek bulamayınca kabullenmekten başka çaresi kalmıyor. Ne zaman insanların tek tip olmadığını ve herkesin kendi istekleri olduğunu kabulleniriz bilemem ama umarım bir gün o yap bozun parçalarını doğru yerlere koymayı öğreniriz. İşte o zaman “aile” oluruz.

ÖNCEKİ HABER

La casa de papel neyi anlatmıyor?

SONRAKİ HABER

Beşiktaş'ta sendika ve meslek odalarının oturma eylemi engellendi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa