07 Ağustos 2019 03:00

Özgürlüğün fotoğrafını çekmeli

Gazeteciler ve biz geleceğin gazetecileri kalemlerimize hiç olmadığı kadar sıkı sarılıp deklanşörlere hiç basmadığımız kadar sert basmalıyız.

Paylaş

Can BÜLBÜL 

Kocaeli 

_________________________________ 

_________________________________ 

             _________________ 

 

                                _______ _____ Ran* 

 

Bana göre yukarıdaki düz çizgilerde dünyanın en iyi şiirlerinden birinin son dizeleri var. Şairin kim olduğunu az çok anlamış olduğunuzu düşünüyorum. Neden mi böyle bir başlangıç yaptım? Çünkü geçirilen son RTÜK düzenlemesi ile yapılacak olan sansürlere karşı geleceğin gazeteci adayı olarak alıştırma yapıyorum. 

BASIN TEK ELDE TOPLANDI 

15 Temmuz darbe girişiminin ardından 2 yıl OHAL ve KHK ile yönetilen ülkemizde birçok hak ihlali yaşadık. Barış akademisyenleri başta olmak üzere üniversitelerde cadı avlarcasına tüm muhalif akademi kadroları meslekten men edilirken diğer kamu kurum ve kuruluşlarında da benzer şeyler yaşandı. Aynı zamanda birçok muhalif ve sistem karşıtı yayınevi, yayın kuruluşu, gazete, dergi, irili ufaklı 100’ün üzerinde yayın mecrası KHK ile kapatıldı. Bunların ardından Doğan Grubu’na ait olan yayın organlarının Demirören Holding’e satılması ile Türkiye’de artık yayın organlarının %88’e yakını tek elde toplanmış oldu. İletişim bilimi der ki: “Yayın organlarında tekelleşme varsa orada basın özgür değildir.” Mevcut hükümetin sözünün dışına çıkmayan ve 15-20 gazetenin hemen hemen aynı başlıkla çıktığı bir ortam mevcutken Türkiye’de halkın büyük çoğunluğunun izlediği ve haber aldığı birçok kanal tek elde toplanmıştı. Dağıtım şirketi Yaysat’ın da kapatılmasıyla artık gazeteler tek bir dağıtım şirketinin eline kalmıştı: Turkuaz Dağıtım Şirketi. 

YENİ BİR HAK İHLALİ DAHA 

Bu gelişmelerin ardından KHK ve OHAL sürecinde hak ihlalleri yüzünden gazete ve televizyonları ellerinden alınan insanlar sosyal medya üzerinden program yapmaya yönelmişlerdi. Cüneyt Özdemir, Ünsal Ünlü, bir dönem İrfan Değirmenci gibi isimler işleri elinden alındıktan sonra sosyal medyada yayın yapmaya yönelen gazetecilere örnek olarak gösterilebilir. Hayatın Sesi kanalı kapatıldıktan sonra sosyal medyada Evrensel Web TV olarak yayın hayatına devam eden Evrensel gazetesi de örnekler arasında yer alabilir. Geçtiğimiz haftaysa yeni yayınlanan yönetmelikle beraber internet yayıncılığına da RTÜK denetiminin getirilmesi kararlaştırıldı. Basına yönelik yeni bir hak ihlali daha... Kabaca açıklamak gerekirse yasaya göre düzenli ve periyodik bir şekilde yayın akışı olan tüm yayın organları sertifika almak zorunda. Üstelik sertifika veren üst kurulda oy üstünlüğüne sahip iktidar blokunun bu konuya nasıl yaklaşacakları ise az çok belli. 

Uzun lafın kısası iktidar her fırsatta basına yönelik baskı ve şiddetini artırmaya devam ediyor. Gazeteciler ve biz geleceğin gazetecileri kalemlerimize hiç olmadığı kadar sıkı sarılıp deklanşörlere hiç basmadığımız kadar sert basmalıyız. Mücadelemizi yazarken özgürlüğün fotoğrafını çekmeliyiz ve mücadele etmeliyiz. Bu mücadeleyi amfilerimizde kampüslerimizde, ofislerimizde stüdyolarımızda yaymalı ve bir araya gelerek mücadelemizi büyütmeliyiz. 

*Nazım Hikmet Ran’ın Davet şiiri 

 

ÖNCEKİ HABER

Tercih masasından geleceğe sorular

SONRAKİ HABER

Almanya'da eyalet meclisi seçimleri öncesi ırkçılık karşıtı yürüyüş yapıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa