05 Ağustos 2019 03:00

‘Munzur ve çevresi doğallığıyla kalsın’

Sit alanı olan Munzur Gözeleri’nde inşasına başlanan cemevine ilişkin tartışmalar sürüyor. Bölge halkı Munzur ve çevresinin doğallığıyla kalmasından yana.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Serpil BERK
Dersim

Dersim’de Ovacık İlçesi’nde bulunan ve Alevi inancına göre kutsal mekan olarak kabul edilen Munzur Gözeleri diğer adıyla Munzur Baba’da yapılaşmaya yönelik itirazlar devam ediyor. Ziyaret köyünden Ali Dursun Ağdoğan, cemevi yapılan alanın sit alanı içerisinde olmadığını iddia ederken, Avukat Barış Yıldırım ise sadece sit alanı değil bu alanların 2 bin metre içerisine dahi herhangi bir yapı yapılamayacağını söyledi. “Munzur Baba ve çevresi doğallığıyla kalsın istiyoruz” diyen Ovacık İl Genel Meclis Üyesi Aydın Sal ise, il özel idarenin sınırları içerisinde olan alan için herhangi bir ruhsat başvurusu yapılmadığını belirtti.

Munzur Gözeleri su kaynağı olmasının yanında Alevi inancına göre kutsal alan olarak kabul ediliyor. Bu kutsallık ise Munzur Baba efsanesine dayanıyor. Bu yüzden buranın kendi doğallığında kalması gerektiği ifade ediliyor ve  betonlaşmaya karşı çıkılıyor. Ancak geçen yıl Ziyaret Köyü Derneği tarafından birinci derece sit alanı olan Munzur Gözeleri’nde cemevi yapılmaya başlanmıştı. Dersim’de bulunan demokratik kitle örgütleri ise Ziyaret köyünün merkezine de cemevi yapılabileceğini ifade etmişti. Ancak yapılaşma da tartışma da devam ediyor. Diğer taraftan ise Tunceli Valiliği tarafından yürütülen Munzur Gözeleri’nin ‘turizme kazandırılması’ projesi ise Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca onaylanarak, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına sunulacak. Onaylanması durumda Fırat Kalkınma Ajansı tarafından hazırlanan proje ile yapılacak peyzaj düzenlemesiyle turizme açılacak. Yapılaşmanın da önünün açılacağı projeyle su kaynaklarının kirlenmesi durumu ortaya çıkacağı ve ekosistem içinde bir çok canlının zarar göreceği ön görülüyor.

'CEMEVİNE KARŞI DEĞİLİZ'

Ovacık İlçesi İl Genel Meclis Üyesi Aydın Sal, yapılan cemevi inşaatının kaçak olduğunu iddia ederek, “İnşaatın yapıldığı alan il özel idarenin sınırına giriyor. Böyle bir alana yapılacak olan inşaat için il genel meclisine başvurularak ruhsat için izin alınır. Önceki dönem görev yapan arkadaşlara da sordum meclise herhangi bir başvuru yapılmamış. İnşaatın kaçak olduğu aşikâr. Ruhsatsız bir yeri yıkar ya da iptal ederler fakat burada böyle bir müdahale yok. Geçen yıldan beri buna karşı mücadele ediyoruz ama cemevinin yapılmasını isteyen arkadaşlar bizi dinlemiyor. Biz ziyaret yerimiz olan bir alanın betonlaştırılmasına karşıyız. Tabi ki cemevine karşı değiliz. Munzur Baba ve çevresi doğallığıyla kalsın istiyoruz” dedi.

KÖYLÜLERE GÖRE İNŞAAT SİT ALANINDA DEĞİL

Ziyaret köyünden Munzur Baba Dergâhı Eğitim, Kültür, Doğa ve Koruma Derneği Yöneticisi Ali Dursun Ağdoğan ise, inşaatın kesinlikle sit alanı içerisinde olmadığını iddia etti. Ağdoğan “Sit alanından 500-600 metre uzaklıkta. Cemevi inşaatına giderken yani SİT alanı bittikten sonra büyük bir hark, uzun zamandır kullanılan tuvaletler ve belediyenin daha önce yaptığı yol ve yolu da geçtikten sonra 200-250 metre ileride cemevi inşaatı devam ediyor. Alevi inancının resmi bir statüsü olmadığından dolayı devlet tarafından kabul edilmiyor. Türkiye’deki diğer cemevleri gibi herhangi bir ruhsatlı durum söz konusu değil. Ruhsatsızdır ama bunun sebebi inancımızın yasal bir statüsü olmamasından. İnşaatın devam ettiği alan İl Özel İdare’nin değil, daha önce Ziyaret köyünün merasıydı. Tapu kadastroyla birlikte bu alan Hazine'ye devredildi. Bununla ilgili dava süreci devam ediyor zaten. Yani Hazine 9 yıl önce köye geldi, boş olan alanları kendi üzerine tapuladı. Betonlaşmaya dair onlarca örnek varken cemevinin buna neden olacağını söylemek doğru değil. Bizler de bu yapılaşmaya karşıyız. Asıl sorun diyalogsuzluk 'Munzur Özgür Aksın' bileşenleriyle bu süreçte yan yana gelemedik. Cemevini bir bina olarak değil Munzur ekosisteminin bir bütünü olarak görüp oranın bir inanç ve ibadet merkezi olduğu fikriyatını öne çıkarmayı istiyoruz” diye konuştu.

GÖZELERİN KORUNMASI İÇİN 3’ÜNCÜ DEFA SUÇ DUYURUSU

Munzur Gözelerini hukuksal çerçevede korumak adına 3’üncü defa suç duyurusunda bulunan Av. Barış Yıldırım, gözelerin 1. derece doğal sit alanı olduğu gibi kültürel ve doğal miras alanı olduğunu dile getirdi. Yıldırım, 2663 sayılı kültür ve tabiat varlıklarını koruma kanununa göre doğal sit alanlarının, bir de koruma alanlarının içerisinde herhangi bir yapı yapılamayacağının altını çizerek, şunları söyledi: “Sadece sit alanı içerisinde değil sit alanı etrafında da herhangi bir yapı yapılamaz. Ayrıca içme ve kullanma suyu havzalarının korunmasına dair yönetmelik var. Bu yönetmelik hükümlerine göre Munzur su kaynağı olduğu için bu su kaynağına koruma bandı oluşturulması gerekiyor. Koruma bandı ile hem kısa hem orta ve uzak mesafeli koruma alanları oluşturuluyor. Bu alanlar içerisinde de hiçbir yapı yapılamıyor. Örneğin 2 bin metre içerisinde herhangi bir yapı yapılmasına izin verilmiyor. Mesele sadece sit alanı değil. Sit mevzuatına ve içme ve kullanma suyu mevzuatına göre korunuyor. Bilimsel amaçlı çalışmalar dışında hiçbir faaliyete izin verilmez sabit yapı yapılamaz, turizme açılmaz konusunda kültür ve tabiat varlıklarını koruma yüksek kurulunun bu konuda ilke kararı var ve bu her vatandaşı bağlayan bir karardır. Mülkiyet durumunun hiçbir önemi yok. Orası korunan alan olduğu için hiçbir yapı yapılmaz.”

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

Sezgin Tanrıkulu: Neden bu coğrafyanın kaderi hep Kürt gençlerini vurur?

SONRAKİ HABER

Erdoğan'dan "Fırat'ın doğusu" açıklaması: Gireceğiz, Rusya ve ABD ile paylaştık

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...