16 Temmuz 2019 17:01
Son Güncellenme Tarihi: 16 Temmuz 2019 18:20

IPI'dan Türkiye'de kaliteli gazeteciliğin artırılması üzerine rapor

Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Türkiye’de yerel gazeteciliğe odaklanan saha çalışmasının sonuçlarını açıkladı.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) Türkiye’de yerel gazeteciliğe odaklanan saha çalışmasının sonuçlarını, Türkiye Gazeteciler Sendikası’na bağlı TGS Akademi’de düzenlenen basın toplantısıyla açıkladı.

Basın toplantısında konuşmacı olarak TGS Örgütlenme Sekreteri Mustafa Kuleli, IPI Türkiye Ulusal Komitesi Başkanı Kadri Gürsel, IPI Direktörü Barbara Trionfi ve IPI Ulusal Komite Başkan Yardımcısı ile rapor yazarı Emre Kızılkaya yer aldı.

"İYİ SOLCU OLMAK İYİ GAZETECİLİK GETİRMİYOR"

Basın toplantısında ilk sözü TGS Örgütlenme Sekreteri Mustafa Kuleli aldı. Kuleli, "Biz siyasi parti değiliz. Siyasi aktivist de olmamalıyız. Gazetecilik bir meslektir. Türkiye'de bunlar birbirine çok karışmış durumda. Türkiye'deki kaliteli gazetecilik sorununu bunlar oluşturuyor. Solcu ve aktivistsen iyi gazeteci sayılıyorsun. Bence alakası yok. İyi solcu olmak iyi gazetecilik getirmiyor. Türkçe bilmek, yeni lisan bilmek, yeni teknolojiye adapte olmak gibi şartları var. Etik değerler var" diye konuştu.

"DEMOKRASİNİN İŞLEYİŞİ İÇİN BAĞIMSIZ VE ÖZGÜR MEDYAYA İHTİYAÇ VAR"

IPI Türkiye Ulusal Komitesi Başkanı Gazeteci Kadri Gürsel'in konuşması ile toplantı devam etti.

Gürsel, "Demokrasinin işleyişi için bağımsız ve özgür medyaya ihtiyaç var. Türkiye de bu ilkeden muaf tutulamaz ve demokrasiden bahsetmek için gazetecilerin durumuna bakmak gerekir. Türkiye'de mevcut durumda gazeteciler çeşitli siyasi saiklerle, motivasyonlarla gazetecilik yaptığını da iddia ederken bir takım siyasi baskıların ötesinde gazeteciliğin kalitesinin yükseltilmesi sorunu da duruyor. Çok uzun sürmeyen bir zamanda bu ortamın düzelmesi beklenirken bizde nasıl kaliteli gazetecilik yapılır üzerine rapor hazırladık" diye konuştu.

"GAZETECİLER HAPİSTEYKEN ÖZGÜR GAZETECİLİKTEN BAHSEDİLEMEZ"

IPI Direktoru Barbara Trionfi ise, 2016'dan itibaren daha fazla gazeteci hapise girdiğini söyleyerek, "Onları hapisten çıkarmak, basın özgürlüğü bizim önceliklerimizden biri oldu" dedi. Trionfi, 150'den fazla gazetecinin hapiste bulunduğu ve yüzlerce gazetecinin yargılandığı bir ortamda gazetecilerin kaliteli ve özgürce gazetecilik yapmasından çok bahsedileyeceğini vurguladı. Trionfi, "Cumhuriyet davası örneğin tamamen siyasi baskılarla kimin üzerinde ne zaman bir soruşturma olacağına dair belirsizlik ortamını genişletti. Kimin başının yargı ile ne zaman belaya gireceği bilinmez hala gelmişti. Bu durum diğer basın kuruluşlarında bu çalışanları da baskı altına almıştı. IPI üyelerinin olduğu birçok ülkede çok ağır baskılar var ama bu ülkelerin her birinde bağımsız, kamu yararına gazeteciliğin yaşayabileceği belli alanlar olduğunu görebiliyoruz. Türkiye'de böyle alanlar olmasa bile gazetecilerin mesleklerini sergiledikleri irade ve azim bizim desteklerimizi hakkediyor. Biz bu desteği nasıl verebileceğimiz yollarını arıyoruz. Olumlu değişikliklerin olacağına dair beklentilerin yaşandığı bir dönemde, bir kuşak gazeteciyi kaybetmemek adına bu kapasiteyi nasıl geliştirebileceğimize bakmak adına bu raporda çalıştık" dedi.

RAPOR HAKKINDA

Türkiye'nin gazeteciler için dünyadaki en zor çalışma ortamlarından birini sunduğuna dikkat çeken IPI Ulusal Komite Başkan Yardımcısı ve rapor yazarı Emre Kızılkaya, "Siyasi ve ekonomik baskılar ülkedeki medyayı kesintisiz taciz altında tutarken, kaliteli gazeteciliği zedeliyor ve gelişmeye müsait potansiyelini de büyük ölçüde engelliyor. IPI, Türkiye’de medyayı etkileyen güncel problemleri çeşitli açılarından açıklamak ve donörler dahil tüm paydaşlara olası çözüm yolları önerebilmek için yerel gazetecileri ve yarının gazetecileri olan öğrencileri temel alan bir saha araştırması yayımlıyor. IPI Ulusal Komitesi tarafından yapılan bu çalışma, ülkede kaliteli gazeteciliğin geliştirilebilmesi ve bu alanda uzun vadeli temellerin atılması adına bir kaynak olmayı amaçlıyor" diye konuştu.

Raporu özetleyen Kızılkaya, şubat-nisan ayları arasında yürütülen çalışma boyunca Türkiye’nin yedi coğrafi bölgesinden 67 gazetecilik bölümü / iletişim fakültesi öğrencisi ve tüm bölgelerden yerel gazeteci ve yayıncılar ile röportajlar yapıldığı söyledi. Kızılkaya, "İstanbul’da tasarım odaklı düşünme tekniklerinden esinlenerek hazırlanan ve yenilikçi çözümler üretmeye odaklanan üç gazetecilik atölyesi düzenlendi.

Konuşulan gazetecilik öğrencilerinin, ülkedeki eleştirel seslere karşı devam eden tutuklamalar ve gençler arasındak yüksek işsizlik oranı gibi sorunlara rağmen yüksek seviyede direnç gösterdiği gözlemlendi. Bunun yanı sıra, gençler gazetecilikte 'modası geçmiş' üniversite eğitim modelleri ve iş yerinde eğitim fırsatlarının eksikliğinden şikayet etti. Sansür, eskimiş eğitim müfredatı ve beceri odaklı staj yoksunluğu en çok bahsedilen problemler oldu." değerlendirmesinde bulundu.

Kızılkaya, yerel gazeteci ve yayıncılara göre, Türk lirasının değer kaybı ve kamu ilanlarından sağlananlar da dahil olmak üzere giderek azalan ilan gelirlerinin ciddi ekonomik etkilerinin olduğunu ve daha birçok medya kuruluşunun 2019 bitmeden kapanma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Kızılkaya, "Yerel patronaj ilişkileri ve ulusal medya kuruluşlarının giderek küçülen bölge büroları, Türkiye’nin kırsal kesimlerinde ve Kürt popülasyonunun yoğun olduğu güneydoğu illerinde adeta 'haber çölleri' oluşturdu. Yine de, yerel kesimlerde de olmak üzere vatandaş gazeteciliğinin devam ettiği söylenebilir. Fakat bu durum, Türkiye medyasının ekosisteminin daha özgür bir döneme geçildiğinde kaliteli gazetecilik üretmeye hazır olduğunu söylemek için yeterli değil" dedi.

ARAŞTIRMA SONUCUNDA ÇIKAN ÖNERİLER

Kızılkaya, onlarca görüşme ve atölyelere dayandırılan bu araştırmanın önerilerini şöyle sıraladı:

  • Gazetecilik üzerine Türkçe, Kürtçe ve Arapça sağlanacak Kitlesel Çevrim İçi Kurslar (MOOC) ve buna uygun açık kaynaklı bir müfredat hazırlamak,
  • Ülkenin her yerinde toplumun yeni medya okur-yazarlığını artırmak amaçlı, halk odaklı “Yaratıcı Kafeler” ve “Gazetecilik Tecrübe Merkezleri” açmak,
  • Doğaçlama haber merkezleri kurma hedefine yönelik ilk aşama olarak yereldekiler başta olmak üzere ülke çapında güvenilir haber kurumlarını ve yerel muhabirleri belirlemek,
  • Erken evredeki gazetecilik girişimlerini desteklemek amacıyla kuluçka ve hızlandırıcı programlar hazırlamak
  • Türkiye’nin genç gazeteci nesillerine eğitim ve motivasyon amaçlı sponsorlu yurtdışı staj programı sağlamak ve yeni bir gazetecilik ödülü oluşturmak.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz. (İstanbul/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

15 Temmuz Şehitler Köprüsü davasına ilişkin karar onandı

SONRAKİ HABER

Barışa renk kat: Elazığ'da mahalleli duvarlara barışı çizdi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa