TÜPRAŞ işçileri Batman, Kırıkkale, Kocaeli ve Aliağa'da rafineriye kapandı

TÜPRAŞ işçileri ile Koç Holding arasındaki TİS görüşmelerinin patronun dayatmasıyla tıkanması ve sonuç alınamamasının ardından işçiler rafinerilere kapanma eylemine başladı.

28 Haziran 2019 15:22
Son Güncellenme Tarihi: 29 Haziran 2019 16:04
Paylaş

Turan KARA
İzmir

TÜPRAŞ’ta Koç Holding ile Petrol-İş Sendikası arasında ocak ayından bu yana süren ve 4 bin 300 işçiyi ilgilendiren toplusözleşme görüşmelerinde Koç Holding’in dayatmalarında geri adım atmaması üzerine 4 rafineride işçiler tanker dolumunu durdurarak fabrikayı terk etmeme eylemine başladı. TÜPRAŞ rafinerilerinde satışın durdurulması anlamına gelen bu eylemi kararlılıkla sürdüren işçilere patron eliyle baskı uygulanırken, Evrensel’e konuşan işçiler, “Taviz yok direnişe devam” dedi. İşçiler, 3 yıllık sözleşme, mazeret izinlerinin düşürülmesi ve vardiya sisteminde değişiklik içeren patron dayatmalarının geri çekilmesini ve gerçek enflasyon oranının üzerinde ücret zammı istiyor.

İşçilerin ve TÜPRAŞ’ta örgütlü Petrol-İş şubelerinin sözleşme görüşmelerinin başlamasıyla dile getirmeye başladığı ‘Üretimden gelen gücü kullanma ve etkili eylemler yapma’ söylemi hayata geçti. Patron dayatmaları nedeniyle tıkanan ve Yüksek Hakem Kurulu (YHK) sürecine gelen toplu iş sözleşmesinin YHK eliyle hafta başı sonlandırılma ihtimaline karşı kara dolumunu durduran 4 bin 300 işçi, Aliağa, İzmit, Kırıkkale ve Batman rafinerilerini terk etmeme eylemine başladı. Fabrikayı terk etmeme eyleminin en önemli yanının kara dolumunun kesintisiz durdurulması olduğunun altı çizildi.

İŞÇİ HAK İSTİYOR, PATRON TEHDİT EDİYOR

Kara dolumunu durduran işçiler, şirket yöneticileri tarafından ‘polis çağırmak ve işten atmak’ ile tehdit edildi. ‘Dolumu durduran sorumlu personelin işten atılacağı’ söylemleriyle işçiler üzerinde baskı kurmak ve işçilerin direncinin kırılmaya çalışıldığı vurgulandı. Aliağa Rafinerisinde görüştüğümüz işçiler ve sendika yöneticileri, vanaların başına sendika yöneticileri ve temsilcilerin geçtiğini söyleyerek, “Hiçbir işçi arkadaşımız sorumluluk altına alınamaz. Bu uluslararası sendikal haklardan doğan bir eylem. Bu yüzden de tehditler veya polis baskısına boyun eğmeyiz” dedi.

Petrol-İş Aliağa Şube Yöneticisi ve TÜPRAŞ İşçisi Veysel Gündüz, “Şu ana kadar Koç Holding yöneticileri ile görüşmeler durdu. İlişki kesildi. Sözleşme Yüksek Hakem Kurulunda. Tankerler içeri alınmıyor, şirket yöneticilerinin baskısı sürüyor ama bizler kararlıyız. Kazanılmış haklarımız söz konusu” ifadelerini kullandı.

‘TÜRK-İŞ NEDEN SESSİZLİK İÇİNDE?’

İşçiler süreç boyunca Koç Holding gibi milyonlarca lira kâr eden ve temel sanayi kollarına hakim olan bir holdinge karşı mücadelenin temel haklarını koruma noktasına gelmesine rağmen özellikle Türk-İş ve bağlı sendikalar ile diğer konfederasyonların neden sessizlik içinde olduklarını anlamakta zorlanıyor. Petrol-İş Aliağa Şube Yöneticisi Veysel Gündüz, “3 yıllık sözleşme, mazeret izinleri ve fazla mesai ücretlerini de düzenleme amaçlı vardiya sistemi değişikliği bütün fabrikaları doğrudan ilgilendiriyor. Biz bu çağrıyı Türk-İş, DİSK ve diğer konfederasyonlara da yapıyoruz. Direnişi ve dayanışmayı büyütmeliyiz” dedi. TÜPRAŞ işçileri fabrikaya kapanarak kara dolumunu durdurdukları, tankerleri içeri almayıp fabrikayı terk etmeme eyleme yapmaya başladıkları andan bu yana ne Türk-İş Ege Bölgesinden ne Türk-İş’e bağlı sendikalardan ne de aynı iş kolu ve sendikadaki Petrol-İş İzmir Şubesinden destek ve dayanışma çağrısı olmadı.

TÜPRAŞ İŞÇİLERİ: TAVİZ YOK DİRENİŞE DEVAM

Fabrika içinde gece gündüz kalarak üretimi kontrolleri altına alan TÜPRAŞ işçileri Evrensel’e konuştu:

“Dünden beri kapandık fabrikaya. Daha önce yapılması lazımdı, son güne kaldı. Biz sendikamız ne derse sonuna kadar arkasındayız. Kazanılmış haklarımız, yaşam düzenimiz ailemiz çocuklarımız söz konusu, direnmeye devam.”

“Sen ki koskoca holdingsin, ürettiğin her şey satış garantili ve dünyanın kârını elde ediyorsun. Ama gel gör ki işçilerin 3-5 kuruşuna göz dikiyorsun. Söyleyeceklerim bu kadar. Daha fazla ne diyeyim ki? Krizden etkileniyormuş da neymiş, ya biz nasıl etkileniyoruz umursayan var mı?”

“Aslında diğer sendikaların tehlikenin farkına varması lazım. Koç Holding bunu yapıyorsa bizimkiler ne yapar diye. Biz bugün bu kadar eylem yapıyor direniyoruz ya bu bir ölçüdür tabii anlamak isteyene. Bizim genel merkez de Türk-İş de gözlerini kapatıyor sorunlara. Biz bugün yüzde 50 zam için direnmiyoruz maalesef, haklarımız Yüksek Hakem Kurulu denen illet yüzünden alınmasın diye direniyoruz. Sözleşme hakkımız var ama grev hakkımız yok. Bu nasıl haksa? Polis çağırmakla, fabrikaya zarar vermekle bu yüzden işten atmakla tehdit ediyor müdürler. Ama yılmayacağız.”


BATMANLI İŞÇİLER: ÇOCUKLARIM İÇİN TABİİ Kİ TALEPLERDE BULUNACAĞIM

Fırat TOPAL
Batman

Batman’da 400 TÜPRAŞ işçisi rafineriye kapandı. Evrensel’e konuşan TÜPRAŞ işçileri çalışma ve yaşam koşullarının her geçen gün ağırlaştığına dikkat çekerek, mücadeleyi büyüteceklerini söyledi. 12 yıllık İşçi Lokman Akkuş yaklaşık 6 aydır toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde, işverenin hiçbir şekilde anlaşma taraftarı olmadığını düşündüğünü belirterek, “Bitmesin diye uğraşan taraf işveren. Türkiye işçi sınıfına bir darbe olarak görüyorum patronun bu tutumunu. Bunu sendikalar üzerinde baskı, sendikayı zayıflatma ve geri adım attırma olarak düşünüyorum. Biz burada gaz, zehir soluyoruz. Evden çıktığımızda sağ salim geri dönememe kaygısı taşıdığımız bir işyerinde çalışıyoruz. Türkiye koşullarında ekonominin çok kötü gittiği, alım gücünün çok düştüğü bir dönemde hak talebinde bulunarak haklarımızın karşılanması için de mücadele edilmesini istiyoruz. Bunu yapacak olan da sendikamızdır. Sendikamızın arkasındayız. Yarın yüksek hakem bizim aleyhimize karar verebilir ama biz taleplerimizin arkasındayız. Alım gücümüz sıfıra düştü biz işçi olarak tabii ki haklarımızı talep edeceğiz. Daha iyi koşullarda çalışmayı talep edeceğiz. Çocuklarımızı daha iyi koşullarda yetiştirmek için tabii ki hak talebinde bulunacağız. Biz sadaka değil alın terimizin karşılığını istiyoruz”dedi.

Lokman Akkuş ayrıca, "2007’de işe başlayan güvenlik personeli  yüzde 100 ücret skalası alırken 2010 ve sonrası işe giren güvenlik personeli  yüzde 75 alıyor. Bu eşitsizliğin ortadan kaldırılmasını talep ettik. Aynı şekilde yıllık izin eşitsizliğinin de ortadan kaldırılmasını talep ettik" dedi.

‘30 YILLIK HAKLARIMIZA DOKUNMAK İSTİYORLAR’

Neşet Kınır’da 12 yıldır TÜPRAŞ’ta çalışıyor. Kınır, toplu iş sözleşmesinin sonuçlanmamasına tepkili. Kınır, “Biz aileyiz diyorlar. Biz şu an işyerine kapanmışız, kimimizin hastası, özel durumu var.  Bir aile olsaydık bu durumda olmazdık. 30 yıllık haklarımıza dokunmak istiyorlar. Kazanılmış haklarımızı kesinlikle bırakmayacağız. İşveren, sözleşme süresine ve özel mazeret izinlerine dokunmak istiyor. Geri adım atmayacağız. Özel mazeret izinleri kaldırıldığı zaman işçi ne yapacak? Taleplerimiz karşılanıncaya kadar 400 işçi gece gündüz fabrikada grevde olacağız. Sendikamızın aldığı grev kararları doğrultusunda mücadelemize devam edeceğiz. Rafineri de her şeyi onlara zindan edeceğiz. 2007 ve sonrası işe girenler arasında yıllık izin adaletsizliğinin sona ermesini istiyoruz. 2007’de işe başlayan güvenlik personeli  yüzde 100 ücret skalası alırken 2010 ve sonrası işe giren güvenlik personeli  yüzde 25 daha düşük ücret alıyor. Bu farkın ortadan kaldırılmasını talep ettik” diye konuştu.

‘GEREKİRSE 2 YIL BOYUNCA EYLEM YAPARIZ’

Petrol-İş Batman Şube Başkanı Şeyhmus Kaygusuz, “40 yıldan beri kazanılmış haklarımız var. Biz kazanılmış haklarımızdan vazgeçmeyeceğimizi işverene söyledik. Tüm iyi niyetimize rağmen TÜPRAŞ patronları sanki işveren bizmişiz gibi bizden taviz vermemizi bekliyorlar.” tepkisini dile getirdi. 4 bin 300 işçi ve 4 şubeleriyle asla kazanılmış haklarından vazgeçmeyeceklerini belirten Kaygusuz, “ TÜPRAŞ sözleşmesi artık Türkiye işçi sınıfını ilgilendiren bir noktadadır ve verilecek taviz sadece bizleri değil Türkiye işçi sınıfını ilgilendiren bir noktadadır artık.” dedi.  Yüksek hakemde olan sürecin sonucunu beklediklerini söyleyen Kaygusuz, “Tabii bugüne kadar, yüksek hakemin işçi lehine karar verdiğini görmedik. Yüksek hakem sürecinden de korkmamak gerekiyor. Sonuç itibariyle bir taviz verirsek her sözleşme sürecinde işveren yüksek hakem seçeneğini lehimize kullanacaktır. İşveren, yüksek hakem sürecine girince eylemi bitireceğimiz gibi bir yanılgı içerisinde ise yanılıyor. Gerekirse 2 yıl boyunca eylem yaparız. Tüm iyi niyetimize rağmen huzurumuzu bozarlarsa bizde onların huzurunu bozarız.  Son olarak emekten yana tutumundan dolayı Evrensel gazetesine teşekkür ediyorum. Türkiye işçi sınıfına çağrımız birleşmemizdir çünkü kazanmamızın yolu buradan geçiyor” dedi.

TEKİK: MESELE YÜZDE 50 ZAM DEĞİL

TÜPRAŞ’ta yasal olarak grev yasağının olduğunu ve işverenin de bunu bildiği için bu dayatmaları şantaj unsuru olarak kullanmaya çalıştığını aktaran Petrol-İş Sendikası Genel Örgütlenme ve Eğitim Sekreteri Mustafa Mesut Tekik, “Ama sendika olarak biz eylem yapma seçeneğinden vazgeçmedik hiçbir zaman. 4 rafineride iki gündür eylem yapıyoruz işyerini terk etmiyoruz. Önümüzdeki günlerde de dolumu, satışı durdurma gibi seçenekleri de kullanacağız. Biz bu 3 maddeden taviz vermeyeceğiz sosyal ücretlerde gelin anlaşalım.  Mesele yandaş basının yazdığı gibi yüzde 50 zam meselesi değil binlerce işçinin kazanılmış haklarını, çalışma ve vardiya düzenine yönelik bir tutumun tarafımızca kabul edilmemesi.” diye konuştu. Aldıkları duyumlara göre pazartesi günü görüşüp sözleşmeyi bağlamak istedikleri yönünde bir tutumlarının olduğunu söyleyen Tekik, “Ama tabii olumlu bir şey beklemiyoruz. Bu noktada gerekirse eylemleri 2 yıla yayacağız. Bu eylemleri yaparken Türkiye işçi sınıfının onur meselesi olduğunu bilmekten cesaret aldığımızı ve bu yüzden geri adım atmadığımızı herkesin bilmesini istiyorum. Bu anlamda bütün Türkiye işçi sınıfından, emek örgütlerinden ve sendikalardan destek beklediğimizi dile getirmek isteriz” dedi.

4 ŞUBE TEK YUMRUK

28 yıllık İşçi ve İşyeri Temsilcisi Recep Kanar ise “TÜPRAŞ’taki genel müdür sendika ve işçiler arasında anlaşmazlık var diyor. Hayır aksine hiçbir dönem 4 şube bu kadar tek yumruk olmadı. Yalan iddialarla algı yaratmaya çalışıyorlar” dedi. Kanar, “Biz de herkes gibi çocuklarımızla yılda bir kere tatile gitmek istiyoruz. Bizim hakkımız değil mi?  İşçinin hiç mi talebi olmasın? İşveren işçiyi teşhir ediyor, bordrosunu sosyal medyada paylaşıyor” diye konuştu.

SÖZLEŞME SÜRECİNDE NELER YAŞANDI?

4 bin 300 işçiyi ilgilendiren toplusözleşme süreci ocak ayında başladı.

3 yıllık sözleşme, mazeret izinlerinin düşürülmesi ve vardiya sisteminde değişiklik ile sömürü oranını artırmayı planlayan Koç Holding toplusözleşme süresi boyunca işçilerin itirazlarını dikkate almadı.

İşçiler, Koç Holdingin söz konusu 3 dayatmayı geri çekmesini ve ülke şartlarına uygun olan bir zamla sözleşmeyi bitirmeyi istiyor. Sözleşmenin Yüksek Hakem Kuruluna gelene kadar Kimya Petrol Lastik ve Plastik İşverenleri Sendikası (KİPLAS) ile pazarlıklar sürmüş, işçiler KİPLAS ile değil Koç Holding ile doğrudan görüşmek istemişti.

1 Haziran’da başlayan Yüksek Hakem Kurulu süreci ile Koç Holding yöneticileri ile Petrol-İş yöneticileri ve şubeleri ancak masaya oturdu. 1 Haziran’dan bu yana süren görüşmelerde yalnızca 10 maddede anlaşma sağlandı.

İşçilerin kararlı tutumu ve ısrarına rağmen Koç Holding 3 dayatmayı geri çekmedi. İşçiler ise görüşme masasında taviz vermeden TİS’i bitireceklerini söyledi.

27 Haziran’da (geçtiğimiz perşembe günü) Yüksek Hakem Kurulu, TÜPRAŞ toplu sözleşmesini görüşmeye başladı. Sendika ve işçiler Yüksek Hakem Kurulunun hafta başına kadar incelemeyi bitirerek sözleşmeyi sonlandırma ihtimaline karşı fabrikayı terk etmeme ve kara dolumunu durdurarak eyleme başladı.

ÖNCEKİ HABER

İstanbul’da seçimi kaybeden Binali Yıldırım, Evrensel’e tazminat davası açtı

SONRAKİ HABER

Hakkari'de mayına basan asker yaşamını yitirdi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa