27 Haziran 2019 00:30

Ekrem İmamoğlu: İstanbul'da en büyük ihaleler canlı yayınlanacak

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu: Biz her ortamı şeffaflığa dökecek. Siz temsilcisiniz, çoğunluk millet. Benim partili meclis üyelerim de benden olmayacak, milletten yana olacak.

Fotoğraf: DHA

Paylaş

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu, "Tüm işlerimiz, komisyonlarımız, belediyelerle ilişkilerimiz şeffaf olacak, ihaleler canlı olacak. Biz her ortamı şeffaflığa dökecek" ifadesinde bulundu. 

Cumhuriyet'in haberine göre; Ekrem İmamoğlu'nun Habertürk TV'de katıldığı canlı yayındaki konuşmalarından öne çıkan kısımlar şu şekilde:

"BENİ ÇOK ÜZEN, AĞRIMA GİDEN 'HIRSIZLIK' SUÇLAMASI OLDU"

Soyuma, sopuma, dedemin mezarına kadar gitmeye varan işler, diplomam, ama her şeyden önemlisi 'çaldılar' diyorsunuz ve muhatabı yok. Benim en çok canımı yakan ve üzen şey bu. Çaldılar demek birilerinin hırsız olması demektir. Rakibimin yüzüne söyledim ama cevabını alamadım. Benim asla kabul edemeyeceğim bir iftarıydı. Milletim adına da kabul edemeyeceğim iftira. 

"TROLL BELEDİYE ÇALIŞANI İSTEMİYORUZ"

"Sayın valimizle bir iki görüşme yaptık. Devir teslimi kendisiyle yapacağız. Nasıl, hangi saatte olması konusunda tavsiyeleri vardı. Mazbatanın alış saatiyle dengeli bir saat oldu. Daha erken olsaydı erken olabilirdi. İster istemez insanlar katılım gösterecek. Mesai saatinin üstüne koyduk. Belediye çalışanlarıyla ilgili de belediyenin yönetimi anlamında da bir zihniyet devrimi yapacağız. Birisine hakaret, belediyenin çalışanı birisine laf yetiştiriyor. Bir partinin militanı gibi görevini yaparken birine hakaret ediyor, ben ya da başkası. Bütün çalışanlara şunu hatırlatacağız; sizin maaşını ne bir partinin lideri ne ben vereceğim. Bu şehrin 16 milyon insanı veriyor. 'Troll' belediye çalışanları istemiyoruz. Bazı ihbarlar neticesinde arkadaşlarıma gelen dosyalar var."

"İŞ HUKUKUNA, AHLAKINA UYGUN DAVRANAN BAŞIM ÜSTÜNEDİR"

"İşletme fakültesi mezunuyum, iş hukukunu bolca okudum, insan kaynakları mastırı yaptım. Her ne kadar sorgulamaya çalışsalar da aynı üniversiteden diplomam da mastırım da var. Mastırıma 1995 girişliyim. İşimden dolayı yürütemedim, baktım af var bitirdim. İnsan kaynakları mastırı yapmış birisiyim. İş gücünü, motivasyonu ne etkiler iyi biliyorum. Çalışanların kuruma aidiyet duygusunun ne anlama geldiğini iyi biliyorum. Benim iş hukukuna uygun davranan, iş ahlakına uygun davranan herkesin yeri başım üstüne.İş hukukana, ahlakına aykırı davranan, disiplini bozan, çalışmadan alın teri dökmeden maaşını alıyorsa umarım hiç yoktur. Varsa gereği yapılır.""

"İSTANBUL'DA BÜTÜN SİYASİ İL BAŞKANLARINI ZİYARET EDECEĞİM"

Benim işim İstanbul'u yönetmek, İstanbul'daki demokrasiyi yönetmek. Ben bütün siyasi il başkanlarını ziyaret edeceğim. Önce onlar gelsin demek hayır! Israrla kendilerini arayıp randevu talep edeceğim. Vermezlerse kendileri bilir. Elbette valimizi, garnizon komutanı işin geleneği ama diğeri gelenek değil. Bunu daha önce yaptım. Siyasi ilçe başkanlarını oturttum, sizin gibi moderatörlük yaptım. 'Bana sorun, eleştirin cevaplayın' dedim. Göreceksiniz bunu da yapacağız. Demokrasiyi tabanda var ettiğiniz zaman Ankara istediği kadar kaçsın, kaçamaz.

"BİR ALLAH'IN KULU ZORLA MİTİNGE GÖTÜRÜLMEYECEK"

Bu kentin çocukları var. Muhafazakar görüşte insan vardır. 3 yaşındaki çocuğu ile sosyal demokrat birisinin 3 yaşındaki çocuğun ihtiyaçları aynı. Çözemediğiniz şeyi niçin çözemediğinizi anlatırsınız. Bazen 2 ay kutlamayla geçiyor. O kadar uzatmayacağız zaten, izin isteyeceğiz. İstanbul'un istediği huzur, barış, güven ortamı, kavgasız ortam, sorunlarına çözüm bulan belediyecilik, partizanlığın olmadığı, liyakatın olduğu. Partizanlık damarına kadar işlemiş bu belediyenin. Mitinge götürülen personel var, yok bitti artık. Benim çalışanlarım mitinge gitmeyecek. Davet ederiz, ama bir Allah'ın kulu bile zorla götürülmeyecek. İstanbul Büyükşehir Belediye çalışanları, o kurum içine partizanlığı soktuğu an benim arkadaşım değildir. İsterse CHP adına bunu yapsın. Belediyede trolvari çalışmalar yürütenler olabilir. Unutmasınlar ki, İstanbullunun yüz binlerce, milyonlarca gönülmüsü olacak. Sokakta, caddede teftiş yapan. Şehirde aidiyet duygusunu kuracağız biz.

"MÜLTECİLERLE İLGİLİ KESİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİMİZ VAR"

Mülteci konusu ağır travma. Bu konuda çözümlerimiz var. Misafir gibi değerlendiriyoruz. Zaten yanlış başladı. Gelinen noktada artık insanların ekmeğiyle oynayan bir düzeye ulaştı. Kayıtsız çalışan birçok Suriyeli insan var İstanbul'da. Dolayısıyla biz insanlarımızın çıkarlarını korumak zorundayız. Fütusuzca İstanbul'un rengini değiştiremezler. Suriyeli insanların tüm insani sorunlarına dokunacağız, başta kadın ve çocuklara. Valimizle, emniyetimizle ortak çalışacağız. Buradaki konuklarımızın bir gün ülkelerine dönebilmek adına aklı oluşturmak, yardımcı olmak ulusal ve uluslararası düzeyde lokomotif olacağız. Ciddi anlamda asayiş sorunu haline gelmiştir. Başlangıçta milyonlarca insanı Türkiye'ye dağıtırsanız kötü ve yanlış başlamıştır.

"CÜBBELİ AHMET YORUMU: HARAMA HELALE KARAR VERECEK TİTRİ VAR MI?"

Bahsettiğiniz beyefendi hangi sıfatla bu hakkını kullanmış, haram ya da helal bunu bilemiyorum. Harama, helale karar verecek bir titri olduğunu düşünmüyorum. Onu yaradan takdir eder. Bu tür insanların toplumun refleksini değiştireceğini düşünmüyorum.

"DİNDAR İNSANIN ÖZGÜRCE İNANCI YAŞAMASINI SAĞLAYACAĞIM"

Ben de dindar insanım. Yaşama bakışımda herkesin inancına saygı duyan, giyimine, kuşamına bakmayan bir felsefem var. Yaşamım da siyase bakışım da böyle. Dindar insan bana niçin oy vermesin. Dindar insan bizimle rahat eder. Ben belediye başkanlığı yaptığım dönemde o insanın mutlaka ve mutlaka inanılmaz derecede inanç değerlerine saygı gösteren, inanç değerleri üzerinden ona yardımcı olan, inancını en özgür bir şekilde yapmasına katkı sunan bir anlayışı göstereceğim. Sadece Müslüman vatandaşlarımız değil. İstanbul'da hristiyanı var Musevisi var. Onlara saygı gösteren bir belediye başkanı.

"VAKIFLARA, DERNEKLERE DEĞİL SADECE TORPİLE KARŞIYIM"

Seçilmiş cemaat, vakıf, dernek, organik ilişkisi olan yapılar. Cemaatlerin faaliyetleri var. Bu ülkenin temel duruşlarına aykırı davranmayan faaliyetleri varsa içişleri vesaire iznini almış, her cemaate, ki yüzlerce yıllık tarikatlar var İstanbul'da. Çok derin felsefesi olan. Görüştüğüm insanlar, yetkilileri oldu. İsimlerini vermem. Üç tane vakıfı, beş tane vakıfı çek al olmaz. Büyükşehir belediyesinin kaynaklarını birkaç vakıfa niye aktaralım. Elbette her vakıfla bu şehrin çıkarına çalışmalar var ise. Bu vakıflar sadece siyaseten CHP'ye yakın, asla öyle değil. Her vakfın, derneğin, kamu yaranına kurumun geniş, faydalı çalışmaları var. Vakfa, derneğe değil sadece torpile karşıyım.

"ORDU'DA YAŞANANLAR BİR TUZAKTIR"

Dava açılırsa kendimi savunacağım. Bana bir tebliğ yok, bekliyoruz göreceğiz. Çok acı bir şey bu. Elbette ki yaşanmasaydı. Elbette ki oraya hiç girmeseydik.Ben zaten olayın içinde değilim. 70 yaşındaki annemle beraber kendimizi içinde bulduk. Niye alındık salona? Tuzak. Kim kurdu tuzağı? Sayın vali. Bu vicdanlara sığmaz. Milletin aklıyla oyun oynamasınlar. Sayın Cumhurbaşkanı anketlere, araştırmalara çok değer verirdi. Araştırsın, sorgulasın, Ordu'da, İstanbul'da sorgulasın. Anneme, babama, bize zulüm yapılıyor. Biz oraya niye girdik? Niye oradan geçemedik, bilmiyoruz. Ekrem İmamoğlu öyle dedim diyor, öbürü böyle duydum diyor. İşin özü ne yazık ki bir tuzaktır. Keşke sayın Cumhurbaşkanı bu olaylara böyle dahil olmasa. Keşke bu olayı böyle yapan validen rapor istes, bu duruma niye düşürdünüz diye.

"SAÇMA SAPAN KONUŞSA DA ESENLER BELEDİYE BAŞKANI BENİM BAŞKANIMDIR"

Gaziosmanpaşa'nın belediye başkanı benim belediye başkanımdır. AK Partili olabilir. Şişli Belediye Başkanı da benim belediye başkanım. Aleyhime saçma sapan konuşmuş olsa da benim belediye başkanımdır. Sayın Cumhurbaşkanının belki seçim esnasında söylediği bazı şeyler olabilir. Şu anda toplumun, şehrin menfaatlerinde olması gerekir bence olacaktır.

"İSTANBUL'DA EN BÜYÜK İHALELER CANLI YAYINLANACAK"

Bu bir zihniyet devrimi demiştim. 82 bin insana maaşını veren 16 milyon insanın vergileri. Ne Ekrem İmamoğlu ne seçilseydi rakibim verecekti. Ne benim partimin genel başkanı ne de AK Parti'nin genel başkanı veriyor. Biz milletle yüzyüze geldiğimizde herkes vicdanen, ahlaken hesabını verebilmeli. Ben 82 bin çalışanı yaftalayamam. Hak edecek. Kadrolarda bu sorun yaşanacağını düşünmüyorum. Tüm işlerimiz, komisyonlarımız, belediyelerle ilişkilerimiz şeffaf olacak, ihaleler canlı olacak. Biz her ortamı şeffaflığa dökecek. Siz temsilcisiniz, çoğunluk millet. Benim partili meclis üyelerim de benden olmayacak, milletten yana olacak. Yanlış bir şey varsa karşı çıkacak. (HABER MERKEZİ)

ÖNCEKİ HABER

"Eren Erdem’in bir kulağı hiç duymuyor"

SONRAKİ HABER

Prof. Dr. Atasoy: Dizilerdeki şiddet okullardaki akran şiddetinin artırıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa