27 Mayıs 2019 19:46

Dilin Evrimi

Bu sayıdaki evrim sayfamızda dilin evrimini fizyolojik, sosyal ve toplumsal yaşam üzerine etkilerini inceledik. 

Paylaş

Kaan BİÇİCİ
Pangaltı Evrim Atölyesi

Yürüyüşteki dik duruş insansı maymundan insana geçişte belirleyici adımdı. İki ayaklılıklar ellerini özgür bırakmıştı; sonradan beynin evrimine de yol açan şey bu duruş biçimi oldu. ‘’Önce emek gelir.’’ diyor Engels ‘’Ardından onunla birlikte net konuşma; bunlar insansı maymunun beyninin, gittikçe insan beynine gelişmesine neden olan en temel iki uyarıcıdır.’’ Alet yapımı, ön hazırlığı yapılmış besinlerin yenmesiyle dişlerin küçülmesi, çiğneme kaslarına duyulan ihtiyacın azalması gibi etkenler beynin gelişmesine katkı sağlamıştır. Australopithecus cinsinde ve erken Homo türleri arasından beyin hacminin artması, beyin kabuğunun her alanında birçok yeni kıvrımın oluşmasını sağlamıştır. Aynı zamanda da beyinde bazı konularda özelleşmiş bölgeler hacimsel ve niteliksel olarak daha da gelişmiştir.

İLETİŞİM, KONUŞMA VE DİL

Bilimsel anlamda iletişim kurma ikiden fazla canlı arasında bilgi akışının sağlandığı her durum ve süreçte kullanılan her yöntemi kapsar. Sadece hayvanlar jestlere ve mimiklere dayalı değil, özellikle bitkiler ve diğer canlılar da kimyasal ve benzeri şekillerde birbirleriyle iletişim kurarlar. Bilginin belirgin bir yöntem olarak ses çıkarma ile kurulmasına ise vokalizasyon adı verilmektedir. Sadece insanda olduğu bilinen konuşma ise, özelleşmiş bir vokalizasyon tipidir. Dil de konuşmadan ayrı olarak düşünülemeyecek konuşma sistemlerinin her birine verilen isimdir. Beynin Brocabölgesi olarak bilinen kısmı dil ile ilişkilidir, ses biçimlerini kontrol etmektedir. Beyindeki dille ilişkili olan bir diğer bölge olan Wernickebölgesi ise kelime ve cümle bazında anlamlı sesler çıkarılmasını sağlar. Birinden birinin zarar görmesi insanın konuşmasında da belirgin bir zarar – konuşamamak kadar – sebep olabilmektedir.Broca bölgesinin insanlara has olduğu düşünülürdü. Ancak artık biliyoruz ki bu bölge diğer hayvanlarda da mevcuttur. Bu olgu, dil ediniminin insanlara özgü olduğu düşüncesinin doğruluğundan kuşku duyulmasına yol açtı. Lakin bu argüman zayıf çünkü şu an bu konu hakkındaki bildiklerimiz gösteriyor ki başka hiçbir türün bir tür olarak varlığı dile bağlı değil. İnsanda ise dil, toplumun temeli olan toplumsal üretim tarzının bir koşuludur.

SOSYAL HAYVANLAR

Karıncalar ve arılar sosyal hayvanlardır ve son derece gelişmiş iletişim biçimlerine sahiptirler. Ancak ne var ki bu iletişim biçimleri bir düşünüşe işaret ediyor olarak ele alınamaz. Kapsam olarak oldukça sınırlı olan bu davranışlar doğuştan ve içgüdüsel davranışlardır. Aynı şekilde bir papağana ‘’naber?’’ dediğiniz zaman size, ‘’İyidir, senden naber?’’ diyerek karşılık veremeyecektir. Muhtemelen o da ‘’naber?’’ diyerek karşılık verecektir. Çok açıkça da görebileceğimiz gibi sesleri çok iyi bir şekilde taklit edebilmesine rağmen bu seslerin gerçekte ne anlama geldiğini anlamaz ve bu yüzden de papağanın konuşabildiği anlamına gelmeyecektir.

FİZYOLOJİK DEĞİŞİMLER

Yalnızca insanlar ünsüz sesleri çıkarmayı mümkün kılan bir ses organına sahiplerdir. Başka hiçbir hayvan ünsüz sesleri telaffuz edemez. Bazıları sadece tıkırtı ve ıslık sesleri çıkarır. Aslında bunun sebebi de, ünsüz sesler ancak ünlü seslerle birlikte söylenebilir, aksi takdirde az önce belirttiğimiz gibi tıkırtılara ve ıslıklara dönüşürler. Bizim ses organımız ile insansı maymunlarınki arasındaki fark göreli olarak küçük de olsa önemlidir. Bu fark, iki ayak üzerinde duruşun geliştirilmesine ve buna bağlı olarak da omurga merkezi üzerinde dik ve dengeli şekilde duran bir başı taşıma gereksinimine bağlı olabilir. Bu gereksinim insansı maymunların iskelet sistemini diğer primatlardan farklılaştırır. Foramenmagnumun (kafatasının boyun omuruna oturmasını sağlayan delik) kafanın altına doğru ilerlemesi,kafatası üzerindeki kas baskısının zayıflaması ile sonuçlanmıştır. Kas baskısının zayıflamasıyla bir nevi kafatasının büyümesine imkân tanınmıştır. Büyük ve ağır bir çeneye bir baş, bu başı  taşıyan canlının ileriye doğru eğilerek yürümesine yol açabilir ve zaten diğer maymunlara göre yavaş olan insanı hızlı koşmaktan da alıkoyabilirdi. Dengeli bir dik duruşu sağlamak için çene yapısının geri çekilmesi esastı ve böylelikle de insansı maymunların ses eğimli özelliği dik açılı bir şekle büründü.Daha sonrasında çenenin küçülmesi ve yüzün düzleşmesinin yanı sıra; dil de tümüyle ağzın içine yerleşmek yerine Oropharnyx’in arka tarafını oluşturmak üzere kısmen boğazın aşağısına doğru kaydı. Dilin devingenliği Oropharnygeal boşluğunun yumuşamasını mümkün kıldı ve bu özellik diğer maymunlara baktığımızda dilleri tümüyle ağızlarının içinde bulunduğundan mümkün değildir.Yumuşak damağı yükselterek gemiz boşluğumuzu kapatabiliriz, bu da bizim ünsüz sesleri oluşturabilmemiz için gerekli olan hava akımını oluşturabilmemizi sağlar. Ünsüz sesler olmasaydı muhtemelen bir sözcüğü diğerinden ayırt edemiyor olurduk. Ünsüz sesler olmadan sadece ünlü seslere sahip olması durumunda insan, inliyor, uluyor ya da tiz çığlıklar atıyor olurdu. Bunlar da belli bir miktarda bilginin iletilebilmesine neden olurdu. Tabi ki sonuç olarak da diğer hayvanların konuşma yeteneğinden yoksun olmasının tek nedeninin fizyolojik olduğunu çıkaramayız. Ses organının evrimi ve ünsüz seslerin ünlü seslerle beraber telaffuz edilebilmesinin fizyolojik kısmı insanın konuşmasının sadece fiziksel ön koşullarıdır.

DİL VE TOPLUMSAL YAŞAM

Dil aynı zamanda toplumsal yaşamın bir ürünüdür. İnsanın toplumsal etkinliği olmaksızın düşünülemez. Dil sayesinde insanın gerçek toplumsal ilişki olanağı ortaya çıkar, yalnızca taklit etmenin aksine, öğrenilebilen ve önce sözlü sonra da yazılı bir biçimde kuşağa aktarılabilen bir kültür ve geleneğin yaratılışı söz konusu olmuştur. Dil sayesinde çocuk, insan kültürünün zenginliğine açılır. Diğer canlılarda genetik kalıtım faktörü daha baskınken, insan toplumunda kültürel faktör daha belirleyicidir.

KAYNAKÇA

Evrim Ağacı

Bilim ve Ütopya Dergisi, Sayı 292, İnsanlaşma sürecinde beynin ve bilincin gelişimi

Ted Grant, Alan Woods. Aklın İsyanı, 2018, Yordam Kitap

ÖNCEKİ HABER

Bir Kavram: Sınıf

SONRAKİ HABER

Gazeteci örgütleri: Gazeteciler derhal serbest bırakılmalı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa