27 Mayıs 2019 19:08

ODTÜ’de bir araya gelerek kazanmanın bir örneği daha

ODTÜ öğrencileri boykot sürecini mektuplarıyla dergimize anlattılar.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

ÜNİVERSİTE ÖZERKLİĞİ HİÇE SAYILMIŞTIR

ODTÜ Medya Topluluğu:

Ankara Valiliği'nin Onur Yürüyüşü yasağını kaldırma kararına rağmen ODTÜ Rektörlüğü türlü bahanelerle 9. ODTÜ Onur Yürüyüşü'nü engellemeye çalıştı ve bizce bunlar bile başlı başına bir utançken Rektörlük, sadece ODTÜ Onur Yürüyüşü geleneğini devam ettirmek isteyen bizleri 10 Mayıs Cuma günü üniversite özerkliğini yok sayarak kendi kampüsümüzde polis şiddetine maruz bırakmıştır. Evimiz olan kampüsümüzde darplı gözaltılar, plastik mermiyle edilen ateşler, biber gazları ve nefret söylemleri kabul edilemezdi. Bizler ODTÜ Medya Topluluğu olarak giderek artan bu baskıların karşısındayız. Bu yüzden de Medya Topluluğu olarak boykot sürecince ODTÜ'lüleri yaşananlardan haberdar etme misyonunun yanı sıra duruma tepkili fakat tepkisini somutlaştıramamış herkesin reaksiyonlarını kanalize edecek yöntemler bulması için çalıştık.

TERCİHİMİZ KARŞI KOYMAK

Yiğit Ulaş

ODTÜ Hazırlık öğrencisi

9. Onur Yürüyüşü’ne yönelik gerçekleşen saldırı hakkında ODTÜ öğrencileri hazırlık öğrencilerini de bilgilendirmek ve boykota davet etmek için çok çalıştılar; bildiri dağıttılar, afiş astılar öğrencilerin hepsiyle birebir iletişim halinde oldular. Bunları düzenlemek ve uygulamak için forumlar ve toplantılar yaptılar. Hazırlık öğrencileri bu olaylar karşısında sessiz durmayı değil karşı koymayı seçtiler. Pankartlar, afişler, dövizler hazırladılar ve boykot gününde rektörlük önünde rektöre karşı kararlı bir duruş sergilediler. Bu olaylar hazırlık içindeki dayanışmanın tam bir örneğiydi.

"TEŞVİK ÖDÜLÜ SARAYIN, GELECEĞİMİZ BİZİMDİR!"

Selen Akçakoca

Seçil Gülden

Biyolojik Bilimler

Biyolojik Bilimler Bölümü olarak, Verşan Kök'ün rektörlük yaptığı dönem boyunca birçok zorluk ve engellemeler ile karşı karşıya kaldık. Yalnızca bilimsel araştırmalar için kullanılması gereken 14 milyon TL’nin ne için harcandığının belirsiz olması, yıllardır ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen Aykut Kence Evrim Konferansı’nın bu sene aynı yerde düzenlenmesinin Erdoğan'ın gelişi sebebiyle engellenmesi ve öğrencilere yer konusunda sunulan alternatiflerin gerçekçi olmaması gibi sorunlar, süreç boyunca bizlerin rektörlüğe karşı öfke biriktirmesinin sebebi oldu. Rektörlüğün, bölüm hocalarımızdan birinin TÜBİTAK Teşvik Ödülü'nü almasının ön koşulu olarak saraya gitmesini söylemesi ise bardağı taşıran damla oldu. Biyolojik Bilimler öğrencileri olarak hem geçen hafta yaşanan polis şiddetine karşı hem de bölümümüzde yaşadığımız sorunlara karşı coşkulu bir biçimde boykot için örgütlendik. Bölümdeki hocalarımızın da desteğini kazanarak "Teşvik ödülü sarayın, geleceğimiz bizimdir!" pankartı ve bilimsel eğitim taleplerimizle alandaki yerimizi aldık. Bu mücadelenin bir günlük boykot süreci ile sınırlı kalmaması gerektiğini ve önümüzdeki dönemde bu birlik ve dayanışmanın artarak sürmesi için bir araya gelmeye devam edeceğimizi biliyoruz.

YENİ BİR DİNAMİK

Recep Ateş

Makina Mühendisliği Bölümü

10 Mayıs 2019 tarihinde ODTÜ sınırları içerisinde gerçekleştirilen Onur Yürüyüşü orantısız şiddet içeren bir polis saldırısıyla karşılaştı. Saldırı sonucu biri akademisyen olmak üzere 22 kişi yaka paça gözaltına alındı. Sonraki gün rektörlüğün talebi üzerine gerçekleşen bu saldırıya karşı ortak duruş göstermek için 14 Mayıs’ta bir günlüğüne dersleri boykot etme ve rektörlük önünde protesto yapma kararı alındı. Biz ODTÜ öğrencileri olarak bu kararı gerçekleştirdik. Makina Mühendisliği nezdinde konuşmak gerekirse bir günlük sürede organize olan öğrenciler, boykotun bölümdeki kapsamının hızla genişlemesini sağladı. Bu kısıtlı sürede bölüm öğrencileri kendi afişlerini ve bildirilerini bastırdı, dağıttı ve astı. Boykot gününün erken saatlerinde başlayan yürüyüş için hazırladığımız pankartımız ve dövizlerimizle alanlardaydık. Makina Mühendisliği bölümünün bir öğrencisi olarak senelerdir durgunluk içerisindeki bölümde kısa sürede ulaşılan bir araya gelme başarısının ve öğrencilerin gösterdiği özverinin olağanüstü olduğunu, bölüm öğrencilerine yeni bir dinamiklik getirdiğini belirtmek isterim.

BİRLİKTELİK VE DAYANIŞMA SÜRDÜRÜLMELİ

Serhat Kıran

Ekin Balİktisat BölümüOnur yürüyüşünü engellemek amacıyla yapılan polis saldırısında bölümümüz de dahil olmak üzere birçok arkadaşımız şiddete maruz kalıp gözaltına alınmıştı. Bu tarihten sonra alınan forumda rektörlük önünde toplanma ve boykot kararı verilmişti. Bu karar doğrultusunda bölümlerde örgütlenmenin önemli ve kapsayıcı olduğunu düşündüğümüz için iktisat öğrencileri olarak bir araya gelme ihtiyacı hissettik. Bölümümüzde okuyan her görüşten öğrenci uygulanan polis şiddetinden rahatsız olduğu için bu birleşme daha kolay ve hızlı oldu. Hocalarımızın verdiği destek de bizleri bir araya getiren önemli faktörlerden biriydi. Bu birleşme ve dayanışma bize bir arada durdukça kazanım elde edebileceğimizi gösterdi. Bundan sonraki süreçte ise önemli olanın bu birliktelik ve dayanışmayı sürdürebilmek olduğunu düşünüyoruz.

YAŞAM ALANLARIMIZA SAYGI

Aytuğ Gözaçan

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi

Her geçen gün daha da baskılanan, nefret aşılanan ve ayrıştırılan bir toplumda yaşıyoruz. Üniversiteler de böyle bir ortama çekilmek istenmekte ve bütün farklılıkları benimseyen gelenekleri ve yaşam biçimleri aslında siyasi çıkar mekanizması olarak kullanılan toplumsal ayrışmaları destekleyecek biçimde yeniden üretilmek istenmektedir. Bu durumu somutlamak gerekirse ODTÜ'de geçtiğimiz birkaç yılda yasaklanan etkinlikler, engellenmeye çalışılan şenlikler ayrıca gelenekselleşmiş devrim ve onur yürüyüşleri örnek gösterilebilir. Lakin, ODTÜ özelinde bakılırsa kurulduğu günden bu yana baskıcı anlayışın hep karşısında olmuş, her zaman devrimci bir yol izlemiştir. En son gerçekleşen olaylarda yaşam alanlarını ve arkadaşlarını savunmak isteyen ODTÜ’lüler yine kendi arkadaşlarının iletişim sağlamak adına kurduğu bölüm, fakülte ve son olarak da okul komitelerinin öncülüğünde bir boykot örgütlemişlerdir. Bu boykot hareketi ve şenlik eylemleri göstermektedir ki ODTÜ öğrencileri kendi yaşam alanlarını savunmak için örgütlenme ve diğer üniversitelere öncülük etme kabiliyetine sahiptir. Bu hareketlerden çıkarmak istediğimiz sonuç ise yaşam alanımıza ve tüm kimliklerimize saygılı bir yönetim.

ÖNCEKİ HABER

YSK, AKP'nin Maltepe seçim merkezinin değiştirilmesi talebini reddetti

SONRAKİ HABER

Kılıçdaroğlu'dan 2. yıl dönümünde “Adalet Yürüyüşü” açıklaması

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa