16 Mayıs 2019 14:58

Eğitim Sen: MEB, tatil programı dışındaki sorunları görmezden gelmiş

Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, MEB'in açıkladığı yaz tatili programını eleştirdi, diğer sorunların görmezden gelindiğini belirtti.

Fotoğraf: Pixabay

Paylaş

Burcu YILDIRIM
Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un 13 haftalık yaz tatilinin iki haftasının nisan ve kasım aylarında birer haftalık ara tatil olarak planlandığını açıklaması üzerine, KESK'e bağlı Eğitim Sen sendikasının iki yıl önce bu konuda verdiği öneri gündeme geldi. Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, bakanlığın yalnızca akademik takvim önerilerinden yararlanarak diğer temel sorunları görmezden geldiğini söyledi.

Eğitim Sen, 2017 yılında hazırladığı raporda 7 haftalık 5 devre, haftalık 4 ara tatil, 2 hafta merkezi sınav haftası olmak üzere 41 haftalık bir süreç halinde ve 11 hafta da yaz tatili şeklinde bir düzenleme yapılabileceğini açıklamıştı. Peki bakanlığın akademik takvimde yaptığı bu düzenleme eğitimcilerin taleplerini karşılıyor mu?

Sorularımızı yanıtlayan Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, “Bakanlığın açıklaması yalnızca akademik takvim planlaması ile sınırlı bir açıklamadır. Eğitim Sen olarak 2017'de hazırlamış olduğumuz çalışmayı bu bütünlük çerçevesinde bakanlık ve kamuoyu ile paylaşmış olmamıza rağmen baklanlık hazırlamış olduğumuz çalışmanın yalnızca akademik planlama kısmından yararlanmış, eğitimin temel sorunları ise görmezden gelinmiştir” dedi.

"İLKOKUL EĞİTİMİ 6 YAŞINDA BAŞLAMALI"

Aydoğan, takvim dışında diğer önerilerini anlatarak, öncelikle okul öncesi eğitimin parasız ve ilk aşamada 5 yaş için zorunlu tutulabileceğini söyledi. Kademelendirmenin okul öncesi 2, ilkokul 6, ortaokul 3 ve lise 3 şeklinde düzenlenebileceğini ifade eden Aydoğan, çocukların beş yaşında ilkokula başlatılmasının ve 4+4+4 modelinin bio-psiko-seksüel, bilişsel ve sosyal gelişim modellerine uymadığını vurguladı. Aydoğan, ilkokula başlama yaşının 6 yaş (72 ay) olarak düzenlenmesi gerektiğini önerdi.

"EĞİTİMDE DİNİ-CEMAAT YAPILARI OLMAMALI"

Ayrıca okul türlerinin yeniden gözden geçirilip günümüz koşullarına uyarlanması gerektiğini vurgulayan Aydoğan, Türkiye’deki din okulları, genel liseler ile sanat ve meslek okulları şeklinde üç ana gruba ayrılan okul türlerinin düzenlenmesini önerdi. Avrupa Birliği ülkeleri arasında temel eğitim düzeyinde kamuya ait Din Öğretimi Genel Müdürlüğü gibi bir yapının olmadığına dikkat çeken Aydoğan, “Bugün 5 yaşında başlayan bir çocuk 8-9 yaşında genel ortaokul-imam hatip ortaokulu ayrışmasına zorlanmakta; dahası bunun için dini-kültürel bir yüzleşmeye maruz kalmaktadır. Ayrıca ilkokuldan sonra 1 veya 2 yıl hafızlık okulu seçeneği de bulunmaktadır ki bu durum çocuğun bütün sportif ve sanatsal faaliyetlerden yoksun, çoğu kez ailesinden de uzakta 'cemaat yaşamına' girmesi anlamına gelmektedir. Temel eğitim düzeyinde her tür okul ayrışmasına acilen son verilmesi gerekmektedir” diye konuştu.

"BÜTÜNLÜKLÜ BİR PLANLAMA GEREKLİ"

Sorunun akademik takvimin ötesinde olduğunu ifade eden Aydoğan, müfredat ve eğitimin niteliği sorunlarının birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. Aydoğan, “Okutulacak dersler ve derslerin niteliği, ders programları ve alanlara göre ders ağırlıkları üzerinden planlama yapılmalı; normatif derslerden ve mesleki yönlendirmeden çok müzik, resim, iş-teknik, spor gibi dersler artırılmalıdır. Okulların rolü; daha çok bilim, sanat, felsefe, matematik, tarih, coğrafya ile dil, yaratıcılık, kişilik ve toplum gelişimine odaklanmalıdır. Çocuklara erken yaşlarda normatif esaslı değer yüklü dersler ölçülü şekilde sunulmalıdır” dedi. Aydoğan, eğitimde yaşanan sorunlarının sadece takvimsel olarak zaman planlaması yapılması ile değil, bü tür modellerin tüm eğitim bileşenleri ile yapılması gerektiğini söyledi. En başından beri öğretmenlerin, öğrencilerin sorunlarının göz önüne alınması gerektiğini ifade eden Aydoğan, “eğitimdeki müfredat düzeltilmeden, öğretmenlerin güvenceli iş talepleri dikkate alınmadan, 'değerler eğitimi' adı altında giderek gericileştirilen, sorgulamadan ve bilimsel temelden uzaklaştırılan bir eğitim sistemiyle ne tatil planlamasını düzenlerseniz düzenleyin sonuç alamazsanız. Uygulanan bu model eğitimdeki sorulara makyaj görüntüsünden başka bir şey değildir” diye konuştu.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

TRT çalışanları tasfiyeye karşı bir araya geliyor

SONRAKİ HABER

Sanayi üretim endeksi aylık bazda yüzde 0,9 azaldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa