Türk-İş, DİSK ve Hak-İş'e bağlı sendika şubelerinin 1 Mayıs çağrısı

DERİTEKS İstanbul Avrupa Yakası Temsilcisi Veysel Arslan'la 1 Mayıs'a doğru işçilerin taleplerini ve hazırlıkları konuştuk.

10 Nisan 2019 16:58
Son Güncellenme Tarihi: 10 Nisan 2019 21:41
Paylaş

Türk-İş, DİSK ve Hak-İş’e bağlı sendikaların İstanbul şubeleri yaptıkları ortak açıklamada, İstanbul’da birleşik ve güçlü 1 Mayıs çağrısı yaptı. Çağrıyı İstanbul İşçi Sendikaları Şubeler Platformu Girişiminden DERİTEKS İstanbul Avrupa Yakası Şube Temsilcisi Veysel Arslan'la konuştuk.

“Ekonomik kriz, işçi emekçiler için 2019 1 Mayıs’ında en önemli gündem olarak öne çıkıyor.

Siyasal bir kriz de yaşanıyor. Yerel seçimler sonrası da bir demokrasi sorunu olduğunu görüyor işçi ve emekçiler.

İş cinayetleri artmaya devem ediyor. İşçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin alınmaması öncelikli sorunlarımızdan.

Taşeron sisteminin yükü işçi ve emekçilerin sırtında. Ağır bir tahribata da yol açıyor. İşçi ve emekçilerin talepleri vardı. Kadro verildiği söylendi ama bu sorunları çözmedi.

Emeklilikte Yaşa Takılanlar’ın (EYT) sorunları çözüme bağlanmış değil.

Kanun Hükmünde Kararnameler ile (KHK) işçi ve emekçilerin tasfiyesi süreci vardı. Burada problemler çözülmüş durumda değil. Talepler karşılanmadı. Yüz binleri aşan mağduriyetler var.

Kadın cinayetlerinde ciddi artış devam ediyor. İşçi ve emekçi kadınların en önemli taleplerinden birisi kadın cinayetlerinin son bulması.

Ülkede yaşanan ekonomik, politik hiçbir problem işçi ve emekçilerin gündeminden bağımsız değil.

Hukuk anlamında tam bir facia süreci yaşıyoruz. Yüzlerce siyasi tutsak tecritle karşı karşıya. Talepleri doğru bulunabilir bulunmayabilir. Ama demokratik bir talep için bile insanların bedenlerini ölüme yatırmaları bu taleplerin karşılanmadığı anlamına geliyor. Bu da toplumun demokrasiye, hukuka olan inancını zedeliyor.

Kriz önce işçileri vuruyor. Krizle birlikte iş güvencesi ortadan kalkıyor. Asgari ücret ise tüketim mallarına yapılan zamlar karşısında daha işçinin eline geçmeden eriyor. Kriz dolayısıyla yaşanan işten atılma korkusu sendikal örgütlenmeyi de zorlaştırıyor.

İşçiler arasında kutuplaştırma yaratılıyor. Siyasi krizin yarattığı antidemokratik uygulamalar hukuka ve demokrasiye olan güveni zedeliyor. Bu da işçi ve emekçilerin ortak sorunları etrafında örgütlenmesinin önünde bir engel.

İşçilerin ‘yatırım, gelecek’ diyebildiği tek şey kıdem tazminatı. Bunu elimizden almak istiyorlar. Ama kıdem tazminatı bizim kırmızı çizgimiz.

1 Mayıs tek başına bir çözüm aracı değil. Ama işçi ve emekçilerin yaşadığı sorunların güçlü bir biçimde haykırıldığı ve aynı zamanda değiştirme gücünün de gösterildiği bir gün olması sebebiyle önemli.

1 Mayıs’ın ortak olması ve güçlü olması, işçi sınıfının yalnız olmadığını görmesi açısından da önemli.

1 Mayıs ortak kutlanamıyor. Çünkü, sendikal anlayışa bakış açısı, sendikaların siyasi partilerle olan organik ilişkileri, işçi sınıfının taleplerini çözme mekanizmalarındaki kavrayış biçimi… Problemlerin nereden ortaya çıktığını, geçici pansumanlarla bu işi çözme talebinde olan kurumlar var. Dar tartışmalar da var. Örneğin 1 Mayıs’la ilgili saha tartışmalarına kilitlenen tartışmalar var. Konfederasyonların kendi siyasal düşünceleri ya da iktidara yakınlık uzaklık mesafeleriyle ilgili düşünceleri var. Ama tüm bu tartışmalar, tercihler işçi sınıfının problemlerini farklılaştırmıyor. Ayrışma noktaları işçi sınıfının da gücünü de bölüyor.

İşçi sınıfının problemleri ortak. Biz de İstanbul Şubeler Platformu Girişimi olarak 1 Mayıs’ta ortaklaşabiliriz çağrısı yaptık. Sendikalar, konfederasyonlar da istese ortaklaşabilir.

Hak-İş, bugün siyasi iktidar ne derse birlikte hareket ediyor. Kıdem tazminatı fonunu destekleyebiliyor. İşçi sınıfının birlik, mücadele, dayanışma gününde ortak bir tartışmadan çok kendi konfederasyonunda karar veriyor, bazen Konya’ya gidiyor, bazen Kayseri’ye gidiyor. Sınıfın derdi onun için bir önem ifade etmiyor. Sadece üyesi olduğu işçilere kendi fikrini anlatıyor.

KESK ve DİSK’i de eleştiriyoruz. Yıllardır İstanbul’daki 1 Mayıs’ın sahibiymiş gibi davranıyorlar. Oysa ortaklığı üste çıkarmak gerekiyor. Örneğin biz Türk-İş’e bağlı bir sendikayız. Bu zamana kadar 1 Mayıs toplantılarına çağırma, fikir alışverişi yapma gibi bir tutumları yok. Dörtlü (DİSK,KESK, TMMOB, TTB) ortaklaşa karar alıyor ve o oluyor. Örneğin geçen yıl biz DERİTEKS olarak toplantılara katılamadık, çağrı olmadı. 1 Mayıs’ta Maltepe’ye çağırdılar. Oysa biz, kent suçlarının işlendiği yerlerde 1 Mayıs yapılmasına karşıyız.

Birleşik, birlikte, güçlü 1 Mayıs, Taksim talebinin yinelenmesi görüşümüzü söylüyoruz. Ama Taksim olmazsa seçenekler var elbette.

Sanayi sitelerinde, fabrikalarda, her yerde 1 Mayıs çağrımız var. (EVRENSEL WEB TV)

ÖNCEKİ HABER

Van Büyükşehir Belediyesi eş başkanları mazbatalarını aldı

SONRAKİ HABER

Şenyaşarların iddianamesi 18 ay sonra hazırlandı: Olay değil aile soruşturuldu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa