03 Mart 2019 20:18
Son Güncellenme Tarihi: 03 Mart 2019 15:43

8 Mart mitingi | Krize, şiddete, savaşa karşı: Gücümüz birliğimiz

İstanbul'da kadınlar, krize, savaşa ve şiddete karşı birlikte mücadele mesajı verdikleri 8 Mart mitinginde buluştu.

8 Mart mitingi | Krize, şiddete, savaşa karşı: Gücümüz birliğimiz

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Eylem NAZLIER
Hilal TOK
İstanbul

İstanbul’da "Krize, şiddete, savaşa karşı gücümüz birliğimiz" diyen kadınlar Bakırköy’de 8 Mart mitinginde bir araya geldi. İstanbul 8 Mart Kadınlar Platformu çağrısıyla, “Özgürlüğümüz için direnişteyiz! Krize, savaşa ve şiddete karşı alanlardayız” sloganıyla Bakırköy Halk Pazarında miting düzenlendi.

İstanbul 8 Mart Kadın Platformu adına açıklamayı Sevgi Öztürk okudu. “Bu yıl da şiddete, sömürüye, ezilmeye, eril zihniyete, cinsiyetçiliğe, tacize, tecavüze, kadın katliamlarına karşı sesimizi bir kez daha yükseltmek için bir araya geldik” diyen Öztürk, “Gücümüzü birliğimizden alıyoruz ve bu bilinçle eşitlik ve özgürlük mücadelemizi sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı. AKP’nin 17 yıllık iktidarında devletin en sembol kurumlarından, yöneticilerine varana dek kadın düşmanlığının dillerden düşmediğine dikkat çeken Öztürk, “Toplumsal muhafazakarlaşma, eğitim sisteminin gericileştirilmesi, müfredatın dini referanslarla yeniden organizasyonu gelecek nesillerin de hayatını tahakküm altına almış durumda. Sistemin en tepesinden topluma zerk edilen cüretkarlık, iyi hal indirimi ve kollamayla birleşince astronomik rakamlarla kadın cinayetleri ve şiddeti vuku buluyor. En son, Merve Demirel’in gözaltına alınması sırasında yaşanan taciz ve ardından yapılan açıklamalar bizleri şaşırtmasa da öfkemizi ve mücadelemizi yükseltiyor. Toplumsal cinsiyet rollerinin doğduğumuz andan itibaren dayatılmasıyla da LGBTİ+’lar her gün nefret cinayetleri, taciz ve şiddetle karşı karşıya kalıyor, insanca yaşama koşulları çalınıyor” ifadelerini kullandı.

"HER YERDE OLMAYA, SÖZ SÖYLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ"

Öztürk, OHAL süreciyle artan baskı, KHK’larla muhalif kamu emekçilerinin ihraç edilmesi, savaş politikalarıyla artan kutuplaştırma, dini cemaatlerin, istismarcı vakıf ve derneklerin toplumsal alanda artan varlığına değinerek, “Ülkedeki tüm emekçilerle birlikte kadınları da yaşanması mümkün olmayan bir darboğazın içine sürüklüyor. Bizi yok sayan, öldüren, tacize ve tecavüze mahkum eden, emeğimizi görünmez kılanlarla görülecek bir hesabımız var. Sadece yaşaması engellenen kadınlar için mücadele etmiyoruz hem kendi hayatlarımızın hem de gelecek milyonların kaderini belirleyecek bu mücadelede asla vazgeçmeyeceğimiz taleplerimizle toplumda, siyasette, insana dair olan ne varsa her yerde olmaya söz söylemeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

"VARDIK, VARIZ, VAR OLACAĞIZ"

“Dünyayı kadınlara cehennem eden erkek egemenliğine, kapitalizme karşı her 8 Mart’ta olduğu gibi yine alanlardayız ve taleplerimiz kabul edene kadar daha da çoğalarak, birleşerek, güçlenerek sesimizi yükselteceğiz.” diyen Öztürk, “Aksine insanlığa hiçbir faydası dokunmayan krizler ve savaşlarla dünyayı yaşanmaz hale getiren ezilen ve sömürülenleri tahakküm altında yaşamaya zorlayan bu düzen mücadelemizle değişecek! Sömürüye, tek adama rejimine, erkek egemen sisteme, eşitsizliğe karşı inatla ve ısrarla; Vardık, varız, var olacağız!” ifadelerini kullandı. Açlık grevinde 116. günü geride bırakan HDP Milletvekili Leyla Güven’in duruma dikkat çeken Öztürk, “Bu onurlu direnişi selamlıyoruz” dedi.

"8 MART ÜCRETLİ İZİN GÜNÜ İLAN EDİLSİN"

Öztürk platform olarak taleplerini şöyle sıraladı:

  • Binlerce kadın gibi katledilen, patronu tarafından camdan atılarak intihar süsü verilmek istenen, mahkemesinde; bekaretinden, yaşam tarzına hayatı didiklenerek neredeyse ölümü meşrulaştırılan Şule Çet için adalet istiyoruz. Katledilen bütün kadınlar için adalet istiyoruz.
  • 31 Ocaktan bugüne açlık grevinde olan trans mahpus Buse'nin hakkı olmasına rağmen cinsiyet uyum operasyonu gerçekleştirilmiyor. Buse yaşasın, hakkı olan ameliyat için Adalet Bakanlığı harekete geçsin.
  • 300 güne yakın süredir soğuğa, baskı ve engellemelere zerre kulak asmadan bütün topluma umut olan mücadeleleriyle direnen, sendikal hakları için olduğu kadar toplumsal varlıkları için de sesini yükselten Flormar işçilerini sahipleniyoruz. Bütün taleplerinin kabul edilmesi ve işlerine geri dönmeleri için bulunduğumuz her yerde direnişlerini büyüteceğiz.
  • 31 Mart yaklaşan yerel seçimlerde kadınların sözünün talebinin yok sayıldığı yerel yönetim anlayışının karşısında olacağız. Bizi yok sayan tek adam tek parti ittifaklarına karşı eşitlik mücadelemizi sokağa sandığa taşıyacağız
  • İstihdamda yok sayılan emeğimizin karşısında eşit işe eşit ücret talebimizi yineliyoruz
  • Kadının toplumdaki ezilen kimliğini perçinlemek için nafaka hakkına yapılan saldırılar geri çekilsin. Nafaka, çalışma olanaklarından yoksun olduğu için kendisini geçindirecek imkânı olmayan ve şiddete mahkûm edilen kadınların güvencesidir. İş bulmada boşanan kadınlara öncelik verilsin
  • Cinsel istismar vakalarında uygulanan iyi hal indirimi kabul edilemez. Tacizciyle evlenme durumunda cezayı ortadan kaldıran yasa tasarısı süresiz olarak geri çekilsin
  • Mutfağa ve ev işlerine mahkûm edilen ve bu yolla ezilmesi perçinlenen kadınların özgürleşmesi için ev içi işlerin toplumsallaştırılması, kreşler yemekhaneler ve çamaşırhaneler kurulmasını istiyoruz.
  • 8 Mart tüm dünyada kadınların ortak mücadelesi olarak alanlarda olduğu bir gündür. 8 Mart ücretli izin günü ilan edilsin.

Platformun açıklaması Kürtçe de okundu.

"HELİN YAŞASAYDI ARAMIZDA OLACAKTI"

Mitingde kadın cinayetlerine ve kadına yönelik şiddete karşı kadınların taleplerini aktarmak üzere konuşma yapan Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Adile Doğan, Pendik’te okul çıkışı öldürülen Helin Palandöken’e dikkat çekti: “Helin yaşasaydı burada olurdu."

Helin çocukken "Ben patronlara sesleniyorum, anneler sabahları kızlarının saçlarını tarayarak okula gönderebilsinler, kadınları bu kadar sömürdüğünüz yeter" diye mektup yazmıştı. O, işçi olan annesi Saadet ile kadınların daha iyi bir yaşam mücadelesine çocuk yaşta katılmıştı. Annesi onu büyük emeklerle büyüttü, erkek şiddeti Helin’i okul kapısında aramızdan aldı.” diye konuşan Doğan, kadın cinayetleri ile mücadelenin kadınların emeğinin sömürülmesine karşı, kötü yaşam koşullarına karşı mücadelenin vazgeçilmez bir parçası olduğuna dikkat çekti.

LEYLA GÜVEN: “GELECEK 8 MARTLARDA BİRLİKTE OLACAĞIZ”

Açlık grevinde olan DTK Eş Başkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven mitinge görüntülü bir mesaj gönderdi. Güven “Ben birçok kimlik taşıyorum ve çoğunu ben seçmedim. Eylem kararını kendim verdim. Fiziğim zorlasa da beynim bana moral veriyor. Sizlerin bir araya gelmesi çok değerli. Biz diyoruz ki bir kadın şiddet görüyorsa bütün kadınlar şiddet görüyordur. Bir araya gelen bütün yüreklere ve canlara sevgilerimi iletiyorum. Başarmaya çok yakınız. Gelecek 8 Mart’larda sizlerle birlikte olacağımızın umudunu taşıyorum.” dedi.

ÖYKÜ ARİN'İN ANNESİ EYLEM ŞEN'DEN MESAJ

Öykü Arin'in annesi Eylem Şen'in mesajını Özlem Kizir Alkan okudu.

Mesajda "8 Mart'ta aranızda olamadığım için çok üzgünüm. Bu 8 Mart döneminde kızım Öykü Arin için çok mücadele ediyorum ve sizden de bu konuda destek istiyorum. 8 Mart bu sene benim için başka bir ümidi taşıyor. Belki de canım kızımın hayatını kurtaracak donör sizlerden çıkabilir. 8 Mart etkinliklerine ve eylemlerine katılan kadınların kök hücre bağışı kampanyasını büyütmek üzere elimizden tutacağını ümit ediyorum. Kadınlar birlikte mücadele ederse Öykü'lerin kirpiği yere düşmeyecek." denildi.

Konuşmaların ardından Sanatçı Ruken Yılmaz sahne aldı.

FLORMAR İŞÇİLERİ: GÜCÜMÜZÜN FARKINDA OLALIM

Fotoğraf: Evrensel

293 gündür direnişte olan Flormar işçileri, “Flormar değil, direniş güzelleştirir” pankartıyla Bakırköy mitingindeydi. Ekmek ve Gül’e konuşan Flormar işçileri “Sendika hakkımızı istiyoruz. Mitinge örgütlenme hakkımızı savunmak, gücümüzü göstermek için katıldık. Kadınlara eşitlik istiyoruz. Kadınların gücünü kimse bastırmaya çalışmasın. Bize de kadın olduğumuz için direnişi sürdüremeyeceğimiz söylendi. Biz 4 mevsimi direniş alanında yaşadık, yılmadık. Kadınlara sesleniyoruz, gücümüzün farkında olalım, bize reva görülenen katlanmayalım” dediler.

Flormar direnişçilerinden Ayşe Öztürk de kürsüde yaptığı konuşmada, sendikaya üye olduktan sonra kendini kapının önünde bulduğunu kaydetti. Taleplerinin sadece eşit ücret, sendikal hak olduğunu belirten Öztürk, kadın cinayetlerini hatırlatarak “Hangi parayla ölçebilirsiniz bizim değerimizi” dedi.

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

Yerel Seçim 2019 İl il adaylar ve seçim sonuçları
ÖNCEKİ HABER

İstinaftan ilk onay: Barış akademisyeni Füsun Üstel'e 1 yıl 3 ay hapis

SONRAKİ HABER

Rabia Naz'ın babası Şaban Vatan: Dosya neden kapatılmaya çalışılıyor?

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa