30 Ocak 2019 12:22

Gazeteciler Semiha Şahin ve Pınar Gayıp’ın tutukluluğuna devam kararı

Yaklaşık 10 aydır tutuklu bulunan ETHA editörü Semiha Şahin ve muhabiri Pınar Gayıp'ın yargılandıkları duruşma 27 Mart'a ertelendi.

Gazeteciler Semiha Şahin ve Pınar Gayıp’ın tutukluluğuna devam kararı

ETHA Muhabiri Pınar Gayıp ve ETHA Editörü Semiha Şahin.

Paylaş

Etkin Haber Ajansı (ETHA) editörü Semiha Şahin ve muhabiri Pınar Gayıp’ın ‘örgüt üyeliği’ ve ‘terör propagandası’ suçlamalarıyla tutuklu olarak yargılandığı davanın üçüncü duruşması Çağlayan’daki İstanbul adliyesinde 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Duruşmada savcı, esas hakkındaki mütalaasını verdi. Mütalaada Semiha Şahin'e 'örgüt üyesi olmak' ve 'orgüt propagandası yapmak', Pınar Gayıp'a ise 'örgüt üyesi olmuk' iddiasıyla cezalandırılmalarını ve tutukluluk hallerinin devamı istendi.

Savcı, önceki duruşmada tahliye edilen Gülsen İmre ve Ferhat Harun Pehlivan hakkında da örgüt propagandası, örgüt üyeliği ve 2911 nolu kanuna muhalefetten ceza istedi.

"GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR"

Semiha Şahin savunmasında iddianamede yer alan tüm belgelerin hukuksuz olduğunu vurguladı. Bahsi geçen eylemlere gazeteci olarak gittiğini, propaganda iddia edilen paylaşımların ise kendi yaptığı haberler olduğunu dile getiren Şahin,  “Gazetecilik yapmak suç değildir. Dokuz buçuk aydır tutukluyum. Tutukluluğumun nedeni ETHA’da çalışıyor olmamdır. Sosyalist bir gazeteciyim ve bu faaliyetlerime devam edeceğim” dedi ve tahliyesini talep etti.

"YAPTIĞIM HABERLERİ ELBETTE PAYLAŞACAĞIM"

Pınar Gayıp ise 9 aylık tutukluluğun cezalandırmaya dönüştüğünü, sosyal medya paylaşımlarının propaganda olarak lanse edilmeye çalışıldığını dile getirdi. Gayıp, "Dosyada suç olarak gösterilen sosyal medya paylaşımları, benim yaptığım haberlerdir. Yapmış olduğum haberleri elbette sosyal medyada paylaşacağım. Bir diğer ironik olan durum ise ETHA’nın gözaltına alınmamıza dair yaptığı haber örgüt propagandası olarak dosyaya konulmuş. Polis fezlekesi olduğu gibi davaya konulmuş. Yüzden fazla meslektaşımız bugün tutuklu durumda. Gazetecilerin görevi gerçekleri halka anlatmaktır. Ben bu ülkenin en kanlı katliamlarından biri olan Suruç katliamının tanığıyım. Tutuklu iken görülen duruşmalarda da yerimi alamadım. Bizler halkın haber alma hakkını savunan ve mesleğini bu şekilde yapan gazetecileriz ve gazetecilik yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

"KOPYALA-YAPIŞTIR KARARLAR"

Av. Özcan Karakoç, dosyadaki delillerin hukuka aykırı olduğunu belirtti. Bütün delillerin eksiksiz toplanması gerektiğini söyleyen Karakoç, suçun oluşup oluşmadığının da araştırılmadığını belirtti. Ara kararların ironileştiğini savunan Karakoç, daha önce adli kontrol şartıyla tahliye edilen müvekkilleri hakkında savcının ceza istemesine atıfta bulunarak ara kararların ‘kopyala-yapıştır’ yöntemiyle verildiğini dile getirdi.  Karakoç, gazetecilerin adli kontrol ile tahliye edilmelerini talep etti.

Av. Kader Tonç,  Pınar Gayıp’ın kapalı olan Instagram profilindeki paylaşımların hukuka aykırı şekilde dosyaya eklendiğini kaydederek açık kaynak tutanağında imzası olan polislerin mahkeme huzurunda dinlenilmesi gerektiğini beyan etti.

Gülsen İmre ve Ferhat Harun Pehlivan'ın avukatları ise haklarındaki adli kontrolün kaldırılmasını talep etti.

GAZETECİLER YİNE TAHLİYE EDİLMEDİ

Taleplerin değerlendirilmesi nedeniyle verilen aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Gayıp ve Şahin hakkında tutukluluğun devamına karar verdi. Duruşmayı 27 Mart 2019 tarihine ertelendi. (MEDYA SERVİSİ)

ÖNCEKİ HABER

Ermeni okullarına asılan Türkiye bayrakları ile ilgili soruşturma

SONRAKİ HABER

BUDO ve İDO'da sefer iptalleri (16 Şubat)

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa