17 Ocak 2019 15:08

Türkiye ekonomisine "nükleer" pranga

Türkiye’de yapımı süren nükleer santraller, Türkiye ekonomisine önümüzdeki 20 yıl boyunca 110 milyar dolarlık ek yük getirecek.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

İstanbul Nükleer Karşıtı Platform tarafından hazırlanan “Türkiye ve dünyada nükleer enerji raporu” Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesinde yapılan toplantıyla sunuldu. Rapora göre, Türkiye’de yapımı devam eden iki nükleer santral için yabancı şirketlere verilen yüksek  fiyatlı alım garantileri Türkiye ekonomisine önümüzdeki 20 yıl boyunca 110 milyar dolarlık ek yük getirecek. Ülkede elektrik kullanımının 2 katı kadar kurulu elektrik üretim gücü bulunmasına rağmen inşa edilen nükleer santraller elektrik faturasını da kabartacak.

İstanbul Nükleer Karşıtı Platform tarafından hazırlanan “Türkiye ve dünyada nükleer enerji 2018 yılı” raporunu Nükleer Karşıtı Platform Üyesi Özgür Gürbüz sundu. Rapora göre:

  • Türkiye nükleer santrallere yüksek fiyatlı alım garantileri verdi. Garantiler ekonomiye önümüzdeki 20 yıl boyunca 110 milyar dolarlık ek yük getirecek.
  • Planlanan nükleer santraller devreye girerse Türkiye, diğer kaynaklara göre 2-3 kat pahalı olan nükleer santrallerden üretilen elektriği almak zorunda kalacak; bu da hem sanayi hem de konutlarda elektrik fiyatlarını artıracak.
  • Elektrik piyasasında 2018 yılında oluşan ortalama fiyat kilovatsaat başına 4.0 dolar sent civarındayken, Mersin’deki santrale verilen alım garantisi 12.35 dolar sent, Sinop’taki santrale verilen ise 10.8 dolar sent. Yabancı şirketlerin Türkiye’de kurdukları santrallere ödenecek bu parayla enerji ithalatı faturası da aslında büyüyecek.

"YERLİ" DENİLEN SANTRALİN SAHİBİ RUSLAR

Mersin’in Büyükeceli Mahallesi’nde her biri 1200 MW gücünde dört reaktörden (ünite) oluşan bir nükleer santral kurulmak isteniyor. Kamuoyuna “yerli nükleer santral” diye tanıtılan nükleer santralin tüm hisseleri Rus devlet şirketlerinin elinde.

Türkiye’de faaliyet gösteren Akkuyu Nükleer AŞ adlı şirketin çoğunluk hissesini (Yüzde 75’ini), dünyaya nükleer santral ihraç etmekle görevli Rusatom (Rosatom) kontrol ediyor.

PİYASA FİYATININ 4 KATI ALIM GARANTİSİ

Rapora göre, santralden üretilecek elektriğe yüksek bir fiyattan 15 yıllık bir alım garantisi verildi. Akkuyu’da üretilecek elektriğin yarısı kilovatsaati 12.35 dolar sent + KDV bedeliyle satın alınmak zorunda. Elektrik piyasasında 2018 yılında oluşan fiyatlar 4 dolar sent civarında, rüzgar ve güneş ihalelerinde oluşan fiyatlar ise piyasa fiyatının da altında.

Akkuyu Nükleer Santrali için, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Türkiye’ye gelmeden iki saat önce, 3 Nisan 2018 tarihinde saat 22.00 civarında apar topar inşaat ruhsatı verildiği hatırlatılan raporda, hukuki sürecin devam ettiği belirtildi.

SİNOP’TA FRANSIZ VE JAPONLAR VAR

Sinop’ta kurulmak istenen santralın Japon şirketi Mitsubishi Heavy Industries (MHI) ve Fransız Engie’nin önderliğinde, EÜAŞ’nin payının da yüzde 49 olacağı düşünülüyor. Gürbüz, Japon basınında yer alan bilgiye göre santral yapımının maliyetinin 44 milyar dolar olduğunu söyledi.

Akkuyu’da olduğu gibi bu santralden üretilecek elektriğe de yüksek bir fiyattan alım garantisi verildi. Santralin üreteceği elektriğin tamamı, 20 yıl boyunca kilovatsaati 10.8 dolar sentten satın alınacak. 

Sinop Nükleer Karşıtı Platform, santral sahasında kesilen ağaç sayısının 650 bini geçtiğini belirtiyor. Nükleer santral projesinin üst ölçekli planlarda yer almaması nedeniyle açılan davalar sürüyor.

"PROJELER İPTAL EDİLMELİ"

Sırf bu ekonomik nedenler sebebiyle dahi Türkiye’nin nükleer santral yapımından vazgeçmesi gerektiğini söyleyen Gürbüz, “Görece ufak tazminatlar ödenebilir, bunlar 110 milyar dolar etmez. Hükümet ve yetkililer bizimle kamuoyu önünde bir TV kanalında bizimle tartışmaktan kaçınıyor. Hükümet nükleer projesini savunamaz halde” dedi.

EN BÜYÜK GÜÇ TASARRUF!

Türkiye’de “Yüzde 20-25 oranında enerjide tasarruf potansiyeli” görüldüğünü söyleyen Gürbüz, “Buna rağmen planlanan nükleer santraller devreye girerse Türkiye diğer kaynaklara göre 2-3 kat pahalı olan nükleer santrallerden üretilen elektriği almak zorunda kalacak. Nükleer pranga vurulacak.”

KULLANIMIN İKİ KATI KURULU GÜÇ VAR

Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakkı Kaya Ocakaçan, “Türkiye’nin, elektrik kullanımının 2 katı kadar kurulu gücü var. Son 3 yıla baktığımızda kurulu gücün 14 MW arttığını görüyoruz. Tüketim artmazken, tüketimin artmadığı dönemde yatırımların arttığını görüyoruz”dedi.

Ocak ayında tüketiciye 33 kuruş giydirilmiş (vergi, kayıp kaçak bedeli vb.) fiyat verildiğini ve bugünkü kurda fiyatın 6 cente tekabül ettiğini söyleyen Ocakaçan, “Akkuyu için verilen fiyat 12 centtir. Giydirme rakamlarıyla oradan 4 katı faturayla karşılaşılacaktır. Alım garantilerinden Türkiye çok çekti. Son 2 seyahatimde Keban Barajına gitmiştim, Keban çalışmıyor. Tribünler çalışmıyor. Nükleer kuruduğunuz zaman ne olacak? Belki çalışan barajlar devre dışı kalacak. Yabancı yatırımcıya kaynak aktarılacak, bu bizim cebimizden çıkacak” dedi. 

DÜNYA NÜKLEERDEN VAZGEÇİYOR

Nükleer endüstri ve sözcüleri aksini söylese de dünyada nükleer enerjinin önemi ve üstlendiği rol ise giderek azalıyor. Rapora göre, nükleer santrallerin dünyada elektrik enerjisi üretiminde payı 1996’da yüzde 17.5 idi. Bugün bu oran yüzde 10.3’e geriledi. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının (UAEA) kendi raporlarında da, “2050 yılına gelindiğinde bu oran en iyi olasılıkla yüzde 6, kötü senaryoda ise yüzde 3’e kadar gerileyecektir” denildiğini ifade eden Özgür Gürbüz, “Ülkede 42 çalışabilir reaktörden sadece dokuz tanesi çalışıyor. 2019 başında dünyada 28 reaktörün de uzun süredir elektrik üretmediği, atıl durumda olduğu biliniyor. Nükleer taraftarları 'Çalışabilir' kelimesinin ardına saklanarak durumu olduğundan iyi göstermeye çalışıyor” diye konuştu.

2018 yılı yaz aylarında özellikle Avrupa’daki kuraklıklar oldukça yüksek miktarda suya ihtiyaç duyan nükleer santrallerin kapatılmasına neden oldu. Fransa’da dört, İsveç’te bir reaktör kapatılırken, Finlandiya, Almanya ve İsviçre’deki nükleer santrallerin kapasitesi düşürüldü. Rapora göre iklim değişikliğinin artmasıyla sıklaşan bu durum, nükleer enerjinin “İklim değişikliğini durduracak enerji kaynaklarından biri olduğu” iddiasını da zayıflattı.

DÜNYADA NE OLDU?

Raporda şu ifadeler yer aldı:

  • Dünyada 9 yeni reaktör (7’si Çin, 2’si Rusya) devreye alındı. Üç reaktör (2’si Çin, 1’i ABD) kapatıldı. Çin artan enerji talebi için tüm kaynakları kullansa da 2017 enerji yatırımlarının sadece 8 milyar dolarının nükleer enerjiye, buna karşılık 98 milyar dolarının ise yenilenebilir enerjiye gittiği unutulmamalı.
  • Güney Afrika 9600 MW gücünde yeni nükleer santral yapma planından vazgeçti.
  • Belçika hükümeti ülkedeki 7 nükleer reaktörü 2025 yılına kadar kapatma kararı aldı. Ülkedeki nükleer santralde (Doel ve Tihange) mikro çatlakların ortaya çıkmasıyla, olası bir nükleer kazaya karşı Belçika’da yaşayanlara iyot hapı dağıtılması için hükümet hazırlık yapılmasını istedi. 
  • Almanya ve Hollanda hükümetleri de benzer hazırlıklar yapmış, Almanya Belçika’dan bu iki reaktörü kapatmasını istemişti. (İstanbul/EVRENSEL)
Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

CHP'li Sezgin Tanrıkulu: Cezaevlerindeki A takımı kimlerden oluşuyor?

SONRAKİ HABER

Adana'da eylem hazırlığında olduğu iddia edilen 4 IŞİD'li yakalandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa