İstismarla mücadele çalıştayı: Temel hedef önlemek ve korumak olmalı

Fotoğraf: DHA

İstismarla mücadele çalıştayı: Temel hedef önlemek ve korumak olmalı

Çocuk istismarı alanında çalışan uzmanlar bir araya geldi: Etkin çocuk koruma sistemi hayata geçirilmeli, alanda çalışanların sorunları çözülmeli.

Gizem ÖRNEK

Türkiye’de uzun zamandır kamuoyu tepkisine neden olan, ancak tepkilere ve taleplere rağmen hâlâ koruyucu ve önleyici tedbirlerin hayata geçirilmediği çocuk istismarı, Ankara’da düzenlenen çalıştayda birçok yönüyle tartışıldı.

Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Derneği, Eğitim Sen, Türk Psikologlar Derneği, SES, TODAP, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği ve ODTÜ Mezunlar Derneğinin bir araya gelerek oluşturduğu Çocuklar İçin Hep Birlikte oluşumunun çağrısıyla 1-2 Aralık’ta Ankara’da düzenlenen “Çocuğa Yönelik Cinsel İstismarla Mücadele Çalıştayı”nda çocuk istismarı konusunda taraf olan bir çok uzman, neler yapılması gerektiğini tartıştı.

Çalıştayda bir araya gelen akademisyenler, avukatlar, psikologlar, sosyal hizmet uzmanları, medya çalışanları, eğitim ve sağlık çalışanları, çocuk istismarıyla mücadelede önleyici ve koruyucu tedbirlerin alınmasının olmazsa olmaz ve ertelenemez olduğuna dikkat çekti.

“Etkin Çocuk Koruma Sistemi”, “Medya ve Çocuk”, “Yasal Düzenlemelerde Çocuğun Cinsel İstismarı”, “Profesyonellerin Güçlendirilmesi ve Korunması” başlıklarında 4 gruba ayrılarak 2 gün boyunca sorunları ve çözüm yollarını tartışan uzmanlar, son gün çalışma gruplarının sonuçlarını paylaştı. Çalışma gruplarında süren tartışmaların sonuçları daha sonra açıklanacak bir deklarasyonla kamuoyuna açıklanacak. Ancak öne çıkan tartışma başlıklarını ve önerilerini şöyle özetlemek mümkün;

ETKİN BİR ÇOCUK KORUMA MEKANİZMASINA İHTİYAÇ VAR 

* Çocuk Koruma Sisteminde bildirim sürecinde; tespit ve bildirim süreci sonrasında işleyen süreçte ve önleyici hizmetlerde çok aşamalı sorunlar yaşanıyor.
* Bildirim ve suç duyurusu süreçlerinin nasıl işleyeceğine ilişkin eksiklikler var. 
* Bildirimle yükümlü olanların aynı zamanda ciddi güvenlik sorunları da var; bu da bildirimde bulunmaktan kaçınmaya neden olabiliyor. Çalışanların için gerekli ve yeterli güvenlik önlemleri bulunmuyor.
* Kurum yönetimleri kurumu korumak adına bildirim yapılmasına engel olabiliyor. 
* İstismarın fark edilmesi ve hangi durumda, hangi yöntemlerle bildirim yapılması gerektiği konusunda bilgi ve donanım eksikliği var.
* Bildirim süreciyle ilgili eksikler nedeniyle iyileşme süreci geri planda kalıyor ve bu çocukların mağduriyetine yol açıyor.
* Çocuklarla çalışan tüm profesyonellere ve çocukla temas halinde çalışanlara, çocuk istismarı ve yönlendirme mekanizmaları hakkında nitelikli eğitimler verilmesi gerekiyor.
* Bilimsel, evrensel normlara uygun ortak bir dilin inşa edilmesi gerekiyor.
* Kurumlar arası eşgüdüm olmaması ve kurumların rollerinin yerli yerinde olmaması sürecin uzamasına ve zorlaşmasına yol açıyor.
* 2005’te çıkan Çocuk Koruma Yasasında hâlâ süren stratejik yetersizlikler ve yasaya uyumlu kurumlarda yetersizlikler var. Bu noktada etkin bir Çocuk Koruma Kanununun hayata geçirilmesi gerekli.
* İyileştirme süreçleriyle ilgili somut adımlar atılmalı.
* Aile, çocuk bilgilendirme materyalleri hazırlanmalı. Bu materyaller Türkçe dışındaki anadillerde ve işaret dilinde de hazırlanmalı.
* Okullarda psikolojik danışmanların yanında, sosyal hizmet uzmanlarının, psikologlar ve sağlık görevlilerinin yer alacağı, disiplinler arası çalışacak birimler kurulmalı.
* Sadece çocuk istismarını kapsayan, çocukların kolayca ulaşabileceği ihbar hattı kurulmalı. 
* Çocuk İzlem Merkezleri her ilde en az bir tane olacak şekilde yaygınlaştırılmalı, eksiklikler ve yanlış uygulamalar giderilmeli. ÇİM Yönetmeliği çıkartılmalı. ÇİM’lerde çalışan personel zorunlu değil, mümkün olabildiğince gönüllülük esasına göre görevlendirilmeli ve çalışanların düzenli eğitim sağlanmalı.
* Bildirim sonrası süreç daha çok sosyal hizmet ve kolluk ağırlı yürütülüyor. Ancak ruh sağlığı hizmetlerinde ve hizmetlere erişimde ciddi yetersizlikler var. Bu konuda gerekli iyileştirmeler yapılamalı, çocukların ve ailelerin ulaşacağı birimler artırılmalı.
* Çocuklara cinsel eğitim konusunda bilimsel bir yaklaşım oluşturularak çocukların bilgilendirilmesi sağlanmalı.

ALANDA ÇALIŞANLAR DA KORUNMALI 

* Cinsel istismar alanında çalışan profesyoneller de önemli sorunlarla karşı karşıya kalıyor. Meslek elemanları için ikincil travma ve tükenmişlikle baş etme konusunda destek mekanizmaları yok. Süpervizyon sistemi yok. Çocukla ilgili kurumlardaki meslek elemanları için destek mekanizmaları oluşturulmalı.
* Bu alanda çalışan meslek guruplarının önemli bir bölümünün meslek yasası yok. Bu da meslek elemanlarından yetkileri ve görevleri olmayan işler yaptırılmak istenmesi başta olmak üzere hem çalışanlar hem çocuklar için önemli sorunlar oluşturuyor. Meslek yasası olmayan meslek gurupları için meslek yasası çıkarılmalı.
* Kurumların yaklaşımları ve meslek elemanlarına yönelik engellemeleri, baskıları da çalışanlar için önemli sorunlar oluşturuyor.
* Çalışanların sorunları karşısında örgütlenmenin ve dayanışmanın artırılması sağlanmalı.  

YASAL DÜZENLEMELER 

Fotoğraf: Evrensel

* Çocuk cinsel istismarında failin de çocuk olduğu durumlar için çocuğa ceza verilmesi yerine, kanunda düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirler, rehberlik hizmetleri, sosyal ve kişiler arası ilişkilerin geliştirilmesi, ruh sağlığı tedavi ve rehabilitasyonu gibi konuları kapsayacak, hukuk dışı disiplinlerden oluşacak bir vaka izleme birimi tarafından güvenlik tedbirleri uygulanmalı.
* Akranlar arası ilişki durumunda sınır 3 yaş olmalı.
* Ceza Kanununda yer alan eksik ve yanlışların tespit edilmesi ve giderilmesi için bir çalışma başlatılmalı.
* Cezaların ağırlaştırılmasının cezasızlığı da artacak olması göz önüne alınarak cezaları ağırlaştırmak yerine koruyucu, destekleyici ve önleyici tedbirler yasayla güvence altına alınmalı.
* Mevzuatta dağınık halde olan çocuklara ilişkin düzenlemeler birbirleriyle ve uluslararası sözleşmelerle uyumlu hale getirilerek çocuğa özgü ve önleme odaklı bir Çocuk Kanunu hazırlanmalı.
* Çocuk adalet sisteminde çocuğun ikincil örselenmesi önlenmeli. Çocukların adalet sistemi içerisindeki mağduriyetlerinin giderilebilmesi için “Çocuk Adliyelerinin” oluşturulması, yetişkinlerle karşılaştırılmalarının önlenmesi ve Çocuk adalet sisteminin tamamen yetişkin adalet sisteminden ayrılması sağlanmalı.
* 18 yaş altı evlilikler tüm durumlarda yasaklanmalı, veli, hakim izni kaldırılmalı.
* İhbar ve sorumluluk, çocukla temas eden herkes açısından zorunlu hale getirilmeli, bunun ihlal edilmesi durumunda ağır yaptırımlar uygulanması sağlanmalı.
* CMK avukatları için de çocuk istismarı konusunda eğitim zorunluluğu getirilmeli.

MEDYA ÇOCUĞUN YARARINI GÖZETMELİ

* Çocuk istismarını konu eden haberlerde sansasyon ve infial yaratma etkisi ortadan kaldırılmalı; temel odak çocuğun yüksek yararı olmalı.
* Haberlerde doğru görseller ve ifadeler kullanılması için kılavuz hazırlanmalı.
* Ortaya çıkan ve basına yansıyan çocuk istismarı haberlerinin takibi oldukça önemli, gazetecilerin haber takibinin önündeki engeller kaldırılmalı.
* Çocuğun kişisel bilgilerini ve haklarını ihlal eden durumlar dışında; faili koruyan, haber alma ve haber verme hakkının önüne geçen yayın yasakları kaldırılmalı.
* Son yıllarda Aile Bakanlığı ve yargı tarafından çocuk ve aileye basınla görüşmeme yönünde verilen telkin ve ihtarlar önlenmeli.

2019 ÇOCUK YILI OLSUN

Çalıştayın son bölümünde gerçekleştirilen forumda ise bundan sonra neler yapılabileceği tartışıldı. Farklı mesleklerden ve kurumlardan yan yana gelmenin önemli bir motivasyon ve güç yarattığı vurgulandı. Çalıştay sonuçlarının yaygın olarak kamuoyu ve alanda çalışanlarla paylaşılması, çalışmanın illerde de sürdürülmesi, çalışmada ortaya çıkan sonuçların hayata geçirilmesi için kurumlar ve yöneticilerin zorlanması, 2019 yılının Çocuk Hakları Sözleşmesinin kabulünün 30. yılı olması nedeniyle özel etkinlikler planlanması önerileri yapıldı.

www.evrensel.net