06 Aralık 2018 22:57

Denizcilik eğitiminde son durum

Bu yazıda da eğitim çalıştayında sektörün farklı kesimlerinin(armatörler, üniversiteler, öğrenciler) denizcilik eğitimine dair fikirlerini aktaracağız

Denizcilik eğitiminde son durum

Paylaş

Genç Denizciler

Piri Reis Üniversitesi

 

Eğitim, hepimizin bildiği gibi en fazla tartışılan konulardan birisi. Dolayısıyla bu tartışmalar denizcilik eğitiminde de ciddi bir şekilde yansıma buluyor. Yaşanan bu sorunlardan dolayı geçen haftalarda İTÜ’de sektörün önde gelen şirketleri, üniversiteler ve izleyici olarak denizci öğrencilerin katıldığı bir denizcilik eğitim çalıştayı düzenledi. Biz de öğrenciler olarak bu etkinliğe katılıp, yaşanan tartışmaları dinleme fırsatı bulduk. Bu yazıda da eğitim çalıştayında sektörün farklı kesimlerinin (armatörler, üniversiteler, öğrenciler) denizcilik eğitimine dair fikirlerini aktaracağız.

GÜNAH KEÇİSİ: ÖĞRENCİLER

İlk söz hakkı sektörün önde gelen şirketlerine verildi. Direkt başladılar; mezunlar niteliksiz, stajyerler eğitimsiz. Suçu öğrencilerin iyi ve nitelikli eğitim göremediği üniversitelerde değil de öğrencilerde arıyorlar. Oysa öğrencilerin, sorunlu olarak gördükleri denizcilik eğitimi konusunda tek bir söz söyleme hakları yok. Bu yüzden eğitimin niteliksizliği hakkında suçlanacak son kesim öğrenciler. Buna ek olarak, denizcilik eğitimindeki yetersizliği kendi şirketlerinin gemilerinde gerçekleştirdikleri eğitimlerle kapatmaya çalıştıklarını ve bu eğitimleri yapmak için yüz binlerce dolar harcadıklarını belirttiler.

İkinci olarak staj için gerekli kontenjana sahip olmadığını, devletin staj için özel gemiler yapması gerektiğini söylediler. Halbuki staj için gerekli kontenjan sağlayamayan bu şirketler mezun olduğumuzda bize nasıl iş imkanı sunabilecekler? Tabii ki de hepimize yeterli iş imkanı sunulmayacak ve sunulmuyor da. Diğer tüm sektörlerdeki gibi denizcilik sektöründe de işsiz mühendis sayısı giderek artıyor. Oysa denizcilik sektörünün cazibesi onun iş garantisi ve maaşlarındaydı. Ayrıca birkaç şirket işe ve staja alım şartlarından en önemlisinin torpil olduğunu açık ve net bir şekilde ortaya koydu. Hem mezunların ve stajyerlerin eğitiminin niteliksiz ve yetersiz olduğunu söyle hem de ironik bir şekilde işe alımda bir numaralı yöntemin torpil olduğunu söyle. Bu ne yaman çelişki? Bugün bir arkadaşımız 3.5 ortalamaya ve iki yabancı dile sahipken kendine ne staj ne de iş bulamıyorsa, sizce sorun nitelikte mi, yoksa şirketlerin torpile öncelik vermesinde mi?

YETERSİZ EĞİTİM, İŞSİZLİK, GÜVENCESİZLİK

İkinci oturumda söz hakkı denizcilik eğitiminde önde gelen beş üniversitenindi. Ortak bir ağızdan ilk söyledikleri üniversitelerde yeterli sayıda denizcilik eğitimi verecek akademisyenin bulunmadığı, denizde çalışmak daha çok para kazandırdığı için üniversitelerde eğitim görevlisi ve akademisyen olarak çalışmayı tercih etmediklerini söylediler. Peki denizcilik eğitimi verecek yeterli akademisyen yoksa şu anda bu eğitim kimler tarafından veriliyor? Biz biliyoruz. Yeterli akademik eğitim almamış, yıllarca gemilerde çalışmış ama bize bildiklerini aktarmada oldukça sıkıntılı, bizi birer öğrenci olarak değil emir eri, asker, altında çalışan bir eleman olarak gören öğretim üyeleri tarafından. İkinci olarak bahsettikleri öğrencilerin denizciliğe ilgisi olmadan bu bölümü tercih etmeleri ve sonradan ikinci ve üçüncü sınıfa geldiklerinde denizciliği bırakmaları. Bize sorarsanız öğrencilerin denizciliği bilmeden tercih etmelerinin ilk nedeni Türkiye’deki diğer mesleklerde işsizliğin yüksek ve maaşların düşük olması, denizcilikte de işsizliğin bir sorun olmadığı ve maaşlarının da yüksek olduğu beklentisidir. Bu beklenti denizcilik eğitimi veren üniversitelerin yaptığı “Denizcilikte iş garantisi” vs. gibi reklamlarla beslenmektedir. Mesela, okulumuzdaki bu mesleği yeni tercih etmiş öğrenci arkadaşlarımızı dinlediğimizde piyasada verilen maaşın iki üç katı maaş alabileceklerini, istedikleri zaman istedikleri şirketlerin gemisinde iş bulabileceklerini, istedikleri zaman da kafalarına göre işten çıkabilecekleri algısına kapıldıklarını görüyoruz. Bu algı kendiliğinden oluşan bir algı değil. Reklamların ve yanlış yönlendirmelerin sonucunda oluşturulmuş bir algıdır. Bu algıyla okula gelmiş arkadaşlarımız da ikinci, üçüncü sınıfa geldiklerinde soğuk gerçeklerle yüz yüze kalıp, beklentileri boşa çıkınca mesleği bırakma- bölüm değiştirme gibi yönelimlere eğiliyorlar.

Sonuç olarak denizcilik eğitiminde akademisyen eksikliğinin ve çeşitli sorunların hat safhada olduğu üniversiteler tarafından söylenirken öğrencilerin nitelikli eğitim almaları mümkün mü? Haydi diyelim ki mümkün, en önemli işe alım standardının torpil olduğu sektörde nitelikli bir eğitim almanın gerçekten bir önemi var mı?

ÖNCEKİ HABER

Yurt öğrencileri sorunlarının çözülmemesine tepkili

SONRAKİ HABER

Öldürdüğü kadını 'Sonun diğer kadınlar gibi olacak' diye tehdit etmiş

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa