Yüksek İhtisas Hastanesi kapanıyor, kadın işçiler kaygılı

Fotoğraf: Pixabay

Yüksek İhtisas Hastanesi kapanıyor, kadın işçiler kaygılı

Yüksek İhtisas Hastanesinin kapanmasıyla, işçiler evlerine uzak hastanelere gönderilecek.

Buse VURDU
Ankara

Bilkent Şehir Hastanesinin birinci etabının açılmasıyla birlikte kapanması planlanan Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çalışan kadın temizlik işçileri tepkili. Vardiyasız, gündüz saatlerinde çalışan kadın işçiler, hastane kapanınca evlerine uzak ve üç vardiyalı ilçe devlet hastanelerine gönderilmeleri durumunda işi bırakabileceklerini söylüyor. Hastane işçisi bir kadın, “Cebinde parası olmayan ne yapacak? 2 bin lira alıyoruz o parayla ilçeye nasıl gidip geleyim? Bir de çocuğum var” diyor. 

Dünyanın en büyük üçüncü hastanesi olacağı söylenen Ankara’daki Bilkent Şehir Hastanesinin birinci etabı 22 Aralık’ta açılacak. Hastanenin tamamının hizmete açılmasının ardından Ankara’nın merkezinde bulunan 7 köklü hastane kapatılacak. O hastanelerden biri de özellikle kardiyoloji alanındaki yetkinliğiyle bilinen Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi. Yılda ortalama 8 bin 179 ameliyatın yapıldığı, 300 binin üzerinde poliklinik hizmeti verilen ve 442 yatak kapasiteli hastanede, yüzde 92 yatak doluluk oranıyla hizmet veriliyor. Hastanenin temizlik, güvenlik, halkla ilişkiler ve klinik destek birimlerinde 300’e yakın çalışan bulunuyor. Temizlik işçilerinde erkekler vardiyalı, kadınlar ise vardiyasız gündüz çalışıyor. Geçtiğimiz günlerde bu birimlerde çalışanlara verilen bilgiye göre Bilkent Şehir Hastanesine geçemeyecekleri kesinleşti. Çalışanlara dağıtılan formlarla, eğitim ve araştırma hastaneleri, ağız ve diş sağlığı hastaneleri ve devlet hastaneleri içerisinden 3 tercih yapmaları istendi. Çoğu uzun yıllardır Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde çalışan ve geçtiğimiz yıl taşerondan kadroya geçen temizlik işçileriyle hastanenin taşınmasının kendilerini nasıl etkileyeceğini konuştuk.

'ÜÇ VARDİYA OLURSA ÇOCUK NE YAPACAK?'

İlk konuştuğumuz kadın işçi, uzun yıllardır çalıştığı için bütün düzeninin burada olduğunu, başka bir yere gitmesi durumunda ulaşım sebebiyle çok sorun yaşayacağını söyledi. Kendilerine dağıtılan tercih listesinin göstermelik olduğunu düşünen işçi, “Muhtemelen ilçe devlet hastanelerine dağıtacaklar. Tercih listesindeki hastaneler bu kadar insanı alamaz. Ama hiç düşünmüyorlar bu insanlar ilçelere nasıl gidecek diye” dedi. Başta Çubuk ilçesindeki devlet hastanesine geçmek istediğini söyleyen kadın işçi, “Çubuk’u istemiştim ama 3 vardiyaymış. Kız çocuğum var bir tane, gece yarısına kadar çocuk ne yapacak tek başına? Vazgeçtim öyle olunca” diye konuştu.

'BAŞKA İLÇEYE NASIL GİDEYİM?'

Konuştuğumuz bir diğer kadın işçi ise Sincan’da yaşadığını ve ilçe devlet hastanelerine gitmeyi istemediğini dile getirdi. “Bilkent olsaydı bana fark etmezdi, ama ilçelere nasıl gideyim?” diyen kadın işçi, kendisinin de 2 yaşında bir çocuğu olduğunu, ilçe devlet hastanelerindeki vardiya sistemi dolayısıyla çalışamayacağını ifade etti. Kadın işçi, “Cebinde parası olmayan ne yapacak, 2 bin lira alıyoruz o parayla ilçeye nasıl gidip geleyim? Bir de çocuğum var” diye tepki gösterdi. 

‘HERKES TORPİL ARIYOR’

Bir başka kadın işçi ise şehir hastanelerinin açılmasının halkın sırtına binen fuzuli bir masraf olduğunu ifade ederek “Ne gerek vardı şimdi buna? Hem devlete zarar hem bize. Şatafatı sevmiyorum ben, doğru değil. Düzenimiz bozulacak hem. Burası yıllardır hizmet veren köklü bir hastane. Ne gerek vardı şehir hastanesine?” dedi. Temizlik, güvenlik, halkla ilişkiler ve klinik destek birimlerinde çalışanların Bilkent’e gitmeyeceğinin kesinleşmesinin ardından herkesin torpil aramaya başladığını dile getiren kadın işçi “Herkes torpil bulayım da havuza düşmeyeyim derdinde. İlçe devlet hastanelerine gitmek istemiyorlar” diye konuştu.

‘GİTTİĞİMİZ YERİN ÇALIŞMA KOŞULLARI NASIL OLACAK BİLMİYORUZ’

13 yıldır hastanede çalışan bir başka kadın işçi ise artık rahat bir ortamda çalışmak istediklerini belirtti. Keçiören’de oturduğunu ve buradan başka bir yere gitmek istemediğini ifade eden kadın işçi, “İstediğimiz yerlerin çıkmayacağı belli. İlçeler çıkarsa nasıl gidelim? Çocuğumuz, eşimiz var; aile bütünlüğümüz bozulur. Ağustos ayında hazırlanan tercih listesini bize daha iki gün önce verdiler. İstediğimiz yerlere nasıl yerleşelim?” dedi. Kadın işçi, çalışma koşullarının kurumdan kuruma değiştiğini ifade ederek “2017 izinlerimizi yaktılar kadroya geçince, 2018 izinlerimizi de altışar gün verdiler. Bizden başka tüm kurumlar kullandı izinleri. Burada kadroya geçtikten sonra iş yükümüz de çoğaldı. Şimdi gittiğimiz yerde nasıl olacak bilmiyoruz” dedi.

Son Düzenlenme Tarihi: 05 Aralık 2018 00:43
www.evrensel.net