Kurumlardan 3 Aralık Dünya Engelliler Günü açıklamaları

Fotoğraf: Emin Mengüarslan/AA

Kurumlardan 3 Aralık Dünya Engelliler Günü açıklamaları

Pek çok kurum 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında engelli yurttaşların yaşadıkları sorunlara dikkat çeken açıklamalar yaptı.

Siyasi partiler ve meslek odaları başta olmak üzere pek çok kurum, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında engelli yurttaşların karşı karşıya oldukları sorunlara dikkat çeken açıklamalar yaptı. Engellilerin daha önce kazanmış olduğu hakların kullanılamaz hale geldiği belirtilen açıklamalarda, yerel yönetimlerin sorumluluklarını layıkıyla yerine getirmediği aktarıldı ve  engellilerin yılda bir gün hatırlanmak değil eşit bir yaşam hakkı istediğini belirtildi.


EMEP: BİR GÜN HATIRLANMAK DEĞİL EŞİT BİR YAŞAM

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Şükran Doğan, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü ile ilgili yaptığı açıklamada engellilerin yılda bir gün hatırlanmak değil eşit bir yaşam hakkı istediğini belirtti.

Başta iktidar partisi AKP ve yerellerde pek çok belediye başkanından Dünya Engelliler Günü dolayısıyla birçok açıklamanın duyulacağını belirten Doğan, “Fakat gelinen noktada engelli yurttaşlarımızın ne engelli hakları ne de onların yaşamlarını kolaylaştıracak bir kent planı ve düzeni konusunda hiçbir gelişme olmadığına dair açıklamaları ve sitemleri duyulmayacaktır" dedi.

1992 yılında Birleşmiş Milletler’de “Uluslararası Engelliler Günü” ilan edilmesinin üzerinden geçen 26 yılda kaldırımlarda göstermelik engelli çizgileri ve rampalarının dışında neredeyse bir değişiklik olmadığını belirten Doğan, "Engelliler sadece her yıl 10 Mayıs Engelliler Haftası ya da 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde hatırlanıyor. Oysa ki; ülke nüfusunun onda biri olan 8,5 milyon engelli yurttaşlarımız ve aileleriyle birlikte 25 milyon insanın öncelikli talepleri eğitimde, ulaşımda, iş bulmada eşit haklarının yanı sıra kent politikalarında söz ve karar sahibi olmaktır” ifadelerini kullandı.

Yapılan uygulamaların engelli yurttaşı hayata ve toplumsal yaşama kazanan değil “miş-mış gibi” uygulamalar olduğuna dikkat çeken Doğan şunları söyledi:

“Engelliler için istihdam politikalarının oluşturulması en önemli sorunlardan biridir. İş bulma olanaklarının sınırlı olması ya da yaratılamaması koşullarında da devlet iş olanağı yaratılana kadar devlet tarafından engellilik tazminatı verilmelidir. İş bulmada, toplu taşıma ve ulaşımda engellilere öncelik ve kolaylıkların sağlanması gereklidir. Yerel seçim tartışmalarının başladığı bu günlerde yaşanılabilir bir kent başta engellilere göre planlanmış bir kent yaşamı ile mümkündür. Bu nedenle sorunları yaşayanlar engellilerdir. Yerel ve merkezi kararlarda engelli örgütleri ve onların talepleri dikkate alınarak hayata geçirilmelidir.”

Doğan, Emek Partisi olarak engellerin hakları için söylediklerini şöyle sıraladı:

“Engellilerin, haklarıyla birlikte özgür ve güvenli yaşayabilmeleri için, en başta da siyasi yaşama katılmaları gerekmektedir. Bekleyen değil, talepleri için mücadele eden ve bunun gerçekleşmesi için kendisini hem yok sayan, hem de engelli olmasına sebep olan bu sermaye düzenine karşı siyasi yaşama katılmaları önemlidir. Eğitim ve sağlığın parasız olduğu eşit, özgür ve demokratik kanalların başta engelliler olmak üzere tüm toplum kesimleri ve işçi emekçilere açık olacak bir ülke için zihinlerdeki engellerimizi aşarak yeni ve yaşanılabilir kentleri ve ülkemizi birlikte kuralım.” (HABER MERKEZİ)


HDP: ENGELLİLERİN KAZANILMIŞ HAKLARI KULLANILAMAZ HALE GELDİ

HDP tarafından 3 Aralık Dünya Engelliler Günü ile ilgili yapılan açıklamada, AKP'nin 2005 yılında çıkardığı Engelliler Yasası’nın yönetmeliklerle işlerliğinin ortadan kalktığı ve engellilerin daha önce kazanmış olduğu hakların da kullanılamaz duruma geldiğine dikkat çekildi.

HDP Engelliler Komisyonu Sözcüsü Aysel Güzel, yaptığı açıklamada, kesin olmayan resmi rakamlara göre nüfusun yüzde 13’ünün engelli yurttaşlardan oluştuğunu ifade etti. Genel nüfus içinde okuma yazma bilmeyenlerin oranı yüzde 13 iken, bu oranın engellilerde yüzde 90 civarlarında olduğunu belirten Güzel, “Okuma yazma bilenlerin ise iş gücüne katılma oranı yüzde 10’ları geçememektedir. İşgücü içinde olan yüzde 10’luk kesimin yüzde kaçının istihdam edildiği konusunda ise somut veri bulunmamaktadır” dedi.

Bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinden yararlanma oranının ise bilinmediğini kaydeden Güzel, meslek kursu, aile rehberliği ve danışmanlık hizmetiyle sosyal ve kültürel hizmetlerden faydalanamayan engelliler oranının ise yüzde 90’lara ulaştığını söyledi.

Engelli kadın yurttaşların durumunun ise daha ağır olduğunu belirten Güzel, “Engellileri toplum dışına itme, aşağılama politikasına karşı 1960’larla birlikte gelişen engelliler hareketinin mücadelesiyle sosyal yardımların arttırılması, kamusal alanların ve kent mimarisinin engellilerin kullanımına uygun biçimde düzenlenmesi, ulaşımda kolaylıklar sağlanması, istihdamı arttırmak için siyasal ve yasal önlemlerin alınması gibi kazanımlar elde etti. AKP iktidarı ve cemaat-tarikat yapılanmaları engellilerin durumunu kader olarak görmekte, engellilerin taleplerini görmezden gelmekte ya da popülist politikalarla geçiştirmektedir” dedi.

AKP iktidarının 2005 yılında çıkardığı Engelliler Yasası’nın yönetmeliklerle işlerliğinin ortadan kalktığını ifade eden Güzel, engellilerin daha önce kazanmış olduğu hakların da kullanılamaz duruma geldiğine dikkat çekti.

Engellilerin iktidarın sadakacı anlayışına mecbur bırakıldığını belirten Güzel, “HDP engelli yurttaşların yürüttüğü hak ve engelsiz yaşam mücadelesini demokrasi mücadelesinin bir parçası olarak görür ve engelli sorununun bir toplumsal sorun olduğu bilinciyle, toplumsal muhalefeti büyütmenin önemine işaret eder. HDP, parlamentoda, sokakta, işyerinde, evde engellilerin sorunları çözüme kavuşup insanca bir yaşama erişinceye kadar yürüttükleri mücadelenin yanında olacaktır” dedi. (Ankara/EVRENSEL)

{{367390}}


CHP: ENGELLİLERE EN BÜYÜK ENGEL AKP ZİHNİYETİ

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ağbaba, günü kurtarmaya dönük politikalar nedeniyle engellilerin sorunlarının artarak devam ettiğini belirterek, “Engelliler için hayattaki en büyük engel AKP zihniyeti" dedi.

Ağbaba açıklamasında; “2002 yılından bu yana engellilerle ilgili mevzuatta sürekli değişiklik yapılıyor. Ancak engellilerin yaşamları mevzuatlardaki gibi değişmiyor. AKP engellilere söz vermekten öteye gitmiyor. Ortada engelliler için oluşturulmuş, ayakları yere basan bir devlet politikası maalesef yok. Devlet bu konuda taşın altına elini koymalı, kendi kurumlarını geliştirerek özellikle engellilerin eğitimi ve istihdamı konusunda bir devlet politikası oluşturmalıdır” dedi.

Kendisinin de Milletvekili seçildiği günden beri TBMM’de görme engelli bir danışmanla çalıştığını kaydeden CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, “Engellilerin sorunlarının araştırılması, insanca yaşayabilecekleri ortamların hazırlanması için bugüne kadar çok sayıda araştırma ve soru önergesi verdim. Engelli öğretmenlere kadro verilmemesini, engelli memurların göreve başlatılmamasını, engelli tutukluların insanlık dışı hayatlarını, engelli avukatların yaşadıkları ızdıraplarını, engelli öğrencilerin binaların 3. katında sırtta taşınarak sınava sokulduklarını, yanlarına özel eğitim almamış kişilerin görevlendirildiğini konuşmalarımda ve önergelerimizde dile getirdim. Ancak engellilere asıl engeli Meclisin kendisi çıkarıyor. Araştırma önergelerimiz reddediliyor, soru önergelerimiz görmezden geliniyor. AKP kendi çıkardığı yasayı uygulamakta bile aciz” dedi.


MİMARLAR ODASI: ENGELLİLER KENT YAŞAMINA DAHİL OLAMIYOR

TMMOB’ye bağlı Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde kent ve mekanların erişilebilirliğindeki sıkıntılara dikkat çekti. Candan, yerel yönetimlerin sorumluluklarını layıkıyla yerine getirmediği gibi standart dışı uygulamaları ile bizzat engelliliğe davetiye çıkarttığını söyledi.

Candan, 10 milyonu aşan engelli nüfusunun kent hizmetlerinden eşit bir şekilde yararlanamadığını belirterek, “Engelliler sokağa çıkamıyor, kent yaşamına dahil olamıyor. Hükümet tüm bunların uygulamalarını hayata geçirecek adımlar atmadığı, yapılan uygulamaların denetimini gerçekleştirmediği ve mevzuatların hayata geçirilmesini erteledikleri için sorumludur, ayrımcıdır” dedi.

‘MEVZUAT ÇIKARTMAK YETMİYOR, ÖNEMLİ OLAN DENETİM VE UYGULAMA’

Mevzuat çıkartmanın yeterli olmadığını, önemli olanın denetim ve uygulama olduğunu kaydeden Candan devamında şunları söyledi:

“2005 yılında çıkartılan 5378 sayılı kanunun başta belediyeler olmak üzere tüm kamu kurum ve kuruluşları altyapı ve üst yapı alanlarının engellilerin erişilebilirliğine uyumlu hale getirilmesine kararı, yasanın hükmettiği yedi yıl içerisindeki uyumu hale getirme süresi 2015 yılına kadar uzatılmıştır. 2013 yılında Erişilebilirliği İzleme ve Denetleme yönetmeliği çıkmış, 2016 yılında değişiklikler yapılmış ancak uygulamada ve cezai işlemlerde yetersiz kalınmıştır.”

‘BİNALARDA ERİŞİLEBİLİRLİK ADAPTASYONU YAPILMASI ZORUNLULUKTUR’

Candan, eski yapılarda erişilebilirlik adaptasyonun yapılmasının engellilerin yaşama katılması için zorunluluk olduğunu kaydetti. Candan, uygulanan rant odaklı kentsel politikalarla kentlerin sadece engelliler için değil neredeyse herkes için erişilemez durumda olduğunu vurguladı. Candan, ''Üst geçit ve alt geçitler, kaygan zeminler, dar ve yüksek kaldırımlar, eğimi yüksek rampalar, güvenli olmayan yaya geçitleri, yeterli aydınlatılması yapılmamış sokaklar, görme engelliler için kaldırımlardaki kılavuz yönlendirmelerin yetersizliği ve otomobil öncelikli ulaşım politikaları, yaşamı imkansızlaştırıyor'' diye konuştu.

YEREL YÖNETİMLER SORUMLULUKLARINI YERİNE GETİRMİYOR

Candan, bir yerden bir yere yürüyerek ulaşılamayan bir kentin ve yanlış uygulamaların baş sorumlusunun ülkeyi yönetenler olduğunu ifade etti. Hür türlü mekansal alanın ve toplum taşım araçlarının engellilerin erişilebilmesine uygun hale getirilmesinde yerel yönetimlerin bu sorumluluğu layıkıyla yerine getirmediğini belirten Candan, ayrıca standart dışı uygulamaları ile bizzat engelliliğe davetiye çıkarttığını vurguladı. Candan, yerel yönetim seçimlerine giderken aday olanların her seçim döneminde söyledikleri engelsiz kent söyleminin ise, örnek bir uygulama yaratacak düzeye bile gelemediğini ifade etti. (Ankara/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 03 Aralık 2018 16:00
www.evrensel.net