'Kürtaj yasağı kaldırılana kadar mücadeleye devam'

Fotoğraf: Amusades

'Kürtaj yasağı kaldırılana kadar mücadeleye devam'

Kürtajla suçlanarak ağır cezalar verilen 26 El Salvadorlu kadın, cezaevinden çıktıktan sonra, cezaevindeki kadınları özgürleştirmek için söz verdi.

Murat KUSEYRİ
Stockholm

Latin Amerika ülkelerinden El Salvador’un başkenti San Salvador’da kürtaj yaptırarak cinayet işledikleri gerekçesiyle hapis cezası verilen ve San Salvador Cezaevinde birlikte kalan iki kadın, Maria Teresa Rivera ve Teodora del Carmen Vasques yıllar sonra İsveç’in başkenti Stockholm’de bir araya geldi.

40 yıl cezaya çarptırılan Rivera ve 30 yıl ceza verilen Vasques, kadın ve insan hakları örgütleri ile Uluslararası Af Örgütünün kampanyaları sonucu cezaları indirilmiş, Rivera 4 yıl, Vasques 10 yıl 7 ay cezaevinde yattıktan sonra serbest bırakılmıştı.

Kürtaj yapmakla suçlanarak ağır cezalar verilen ve San Salvador Cezaevinde buluşan 26 kadın, tahliye olduklarında cezaevindeki diğer kadınları özgürleştirmek ve uğradıkları haksızlıkları kamuoyuna duyurmak için birbirlerine söz verdi. Bu söz üzerine Rivera, 2016’da tahliye edildikten sonra İsveç’e sığınma talebinde bulundu. Talebi kabul edildikten sonra da cezaevindeki arkadaşlarıyla dayanışmak için Amusades adlı bir dernek kurdu.

Vasques de bu yılın başlarında serbest bırakıldıktan sonra San Salvador’da bir dernek kurarak kürtaj mağduru kadınların serbest bırakılması için kampanya başlattı ve bu çabalarından dolayı İsveç Hükümetinin Per Anger Ödülüne layık görüldü.

Ödülünü almak için Stockholm’e gelen Vasques ile İsveç’te yaşayan cezaevi arkadaşı Rivera Uluslararası Af Örgütü aracılığıyla Güney Tiyatrosunda düzenlenen bir konferansta bir araya geldi.

OTORİTER YÖNETİMLER İLK ÖNCE KADINLARIN HAKLARINA SALDIRIYOR

Etkinlikte konuşan Uluslararası Af Örgütünden Katarina Bergehed, iktidara gelen otoriter yönetimlerin saldırılara ilk olarak kadınların haklarından başladığına dikkat çekerek Polonya ve Latin Amerika ülkelerinde kürtaj hakkına yönelik saldırıları ve kürtaj hakkını kriminalize eden girişim ve uygulamaları örnek gösterdi.

Dünya üzerinde kadınların yüzde 40’ının kürtaj hakkına sahip olduğunu, yüzde 25’i sınırlı kürtaj hakkına sahip olduğunu, Latin Amerika ülkelerinin büyük çoğunluğunda kürtajın tamamen yasak olduğunu hatırlatan Bergehed, El Salvador’daki durumu ise şu sözlerle anlattı: “El Salvador, çeteleşmenin çok yaygın olduğu, dünyanın en tehlikeli ülkelerinden biri. Şiddet, özellikle de kadınlara yönelik şiddet oldukça yaygın. Kadınlar evde eşlerinin, sokakta çetelerin fiziksel ve cinsel şiddetine maruz kalıyor. Kürtaj tamamıyla yasak olduğu için tecavüze uğrayan kadınlar çocukları aldıramıyor. Kürtaj yaptıran kadınlar ağır hapis cezalarına çarptırılıyor. Kürtajın yasak olduğu Latin Amerika ülkelerinde yalnızca zengin kadınlar gizlice kürtaj yaptırabiliyor.”

El Salvador gibi bazı Latin Amerika ülkelerinde düşük yapan veya çocukları ölü doğan kadınların da kürtaj yapmakla suçlanarak ağır hapis cezalarına çarptırıldıkları anlatan Bergehed; El Salvador, Guatemala ve Arjantin’de sınırlı olarak kürtajın serbest bırakılmasını öngören yasa tasarılarının muhafazakar ve gerici güçler tarafından engellendiğine dikkat çekti.

‘DÜŞÜK YAPTIM, KÜRTAJLA SUÇLANARAK HAPSEDİLDİM’

Tutuklanmalarına neden olan düşük yapma süreçlerini ve El Salvador polisi ve medyasının manipülasyonlarını, cezaevinde karşılaştıkları baskıları anlatan Teodora del Carmen Vasques ve Maria Teresa Rivera da tüm kadınlar için kürtajın hak olması için mücadeleye devam ettiklerini ifade ettiler.

Düşük yaptığını ama yine de cinayet suçundan 30 yıl hapis cezasına çarptırıldığını anlatan Vasques şöyle konuştu: “El Salvador’da kadınlar bazı sınırlamalarla kürtaj yaptırabiliyordu. Daha sonra kürtaj tamamıyla yasaklandı. Oğlum 4 yaşında iken ikinci kez hamile kaldım. Kızım olacağını duyduğumda çok sevinmiştim. Yaşadıklarımı anlatmak çok güç, hâlâ kalbim kanıyor. Hamileliğimin 9. ayında, düşük yapmadan 2 gün önce annemle cadde ortasında hırsızların saldırısına uğradık. Çok darbe aldım. Polise ve hastaneye en az 10 ve 15 defa telefon ettim ve yardım istedim. Doğum yapacağımı, yardıma ihtiyacım olduğunu söyledim. Adresimi sordular. Ama ne polis geldi ne de sağlık personeli. Yolda giderken bayıldım ve düşük yaptım. Hastaneye götürüldüğümde polis orada beni bekliyordu. Polis beni çocuğumu öldürmekle suçladı. Düşük yaptığımı anlattım ama polis, ‘Bunları hakime anlat’ dedi. Beni karakola götürdüler. Sağlık yardımı alamadım. Bir şey söylememe izin vermediler. Bunları mahkemede anlatmama rağmen hakim, herhangi bir araştırmaya gerek duymadan beni cinayet suçundan mahkum etti. Devletin teşvikiyle tüm medyada çocuğumu öldürdüğüm haberleri çıktı. Resimlerimi yayımladılar. Cezaevine geldiğimde oradaki mahkumların hepsi çocuğumu öldürdüğümü sanıyordu. Eğer kürtaj ve çocuğunu öldürme suçlamasıyla cezaevindeyseniz kötü muamele ve dışlanmayla karşılaşıyorsunuz. Diğer mahkumlar beni dövmesin diye 3 ay hücrede tutuldum.

Cezaevinde kürtaj yaptırmakla suçlanan ve tutuklanan kadınlar vardı. 2017’de cezayı temyiz ettiğimde mahkemeye çağırıldım. Kürtaj yaptırmadığıma ilişkin uzman raporlarını, polis ve hastaneyle yaptığım telefon konuşmalarını mahkemeye sundum. Duruşmayı Uluslararası Af Örgütü ve değişik ülkelerin büyükelçileri de izledi, serbest bırakılmam için toplanan 50 bin imza El Salvador Hükümetine verildi ve tahliye edildim. Ama hükümet tahliye edilmemden pek de hoşnut olmadı. Şu an benim durumumda 26 kadın daha var cezaevinde. Hükümet onların da serbest bırakılmasından kaygılanıyor.”

TECAVÜZ EDEN ERKEKLER SERBEST, KADINLAR HAPİSTE!

Maria Teresa Rivera ise yaşadıklarını şöyle dile getirdi: “2012 yılı temmuzunda kürtaj yaparak çocuğumu öldürme suçlamasıyla 10 dakika süren bir duruşmadan sonra 40 yıl hapis cezasına çarptırıldım. Yoksul bir aileden geldiğim için avukat tutacak paramız yoktu. Hiçbir kanıt olmadan beni cezaevine gönderdiler. Cezaevinde diğer mahkumlar bana çok kötü davrandı, dayak attılar. Param olmadığı için cezaevlerinde başka mahkumların elbiselerini yıkadım, koğuşların ve tuvaletlerin temizliğini yaptım. Ama bunlar bir yana 4 yıl boyunca oğlumu görememek bana daha zor geldi. Daha sonra cezaevinde benim gibi kürtaj yaptırmaktan mahkum olan kadınlarla tanıştım. Öncelerde onların kürtaj yapma suçundan ceza aldıklarını bilmiyordum, bunu gizliyordu. Birbirimizi tanıyınca konuşmaya başladık. Onlara yaşadıklarımızı herkese anlatmamız ve korkmamamız gerektiğini söyledim. Tecavüz eden erkekler serbest, düşük yapan kadınlar kürtaj suçlamasıyla hapisteydi. Böyle adalet olmaz!

Sonunda cezaevinden çıkmayı başaranların diğerlerinin özgürlüğü için mücadele etmesi için birbirimize söz verdik. Benim hayalim kadın ve genç kızların şiddete uğramadığı bir ülkede yaşaması. Bunun için mücadele etmeyi sürdüreceğim. Tüm kadınların insan hak ve özgürlüklerinden yaralanmalarını ve insanca yaşamalarını istiyorum. Bunun için uluslararası dayanışma da çok önemli.”

Son Düzenlenme Tarihi: 08 Kasım 2018 20:41
www.evrensel.net