Umut Kitabevi’ne bombalı saldırıda 13 yıla rağmen adalet sağlanmadı

Fotoğraf: MA

Umut Kitabevi’ne bombalı saldırıda 13 yıla rağmen adalet sağlanmadı

Umut Kitapevi’ne dönük bombalı saldırının üzerinden 13 yıl geçti ancak adalet tecelli etmedi.

Umut Kitapevi’ne dönük bombalı saldırının üzerinden 13 yıl geçti. 39’ar yıl hapis cezaları verilen 3 sanık, tanık anlatımları, raporlar ve Meclis Araştırma Komisyonu’nun tespitlerine rağmen, darbe girişimi sonrası salıverildi. Kitapevi sahibi Seferi Yılmaz, hukukun tecelli etmesi için kamuoyuna duyarlılık çağrısında bulundu.

Jandarma İstihbarat Teşkilatı (JİT) elemanları Ali Kaya ve Özcan İldeniz ile itirafçı Veysel Ateş tarafından organize edilip, gerçekleştirilen saldırıda kitapevinin sahibi Seferi Yılmaz sağ kurtulurken, Mehmet Zahir Korkmaz isimli bir yurttaş hayatını kaybetmiş, Metin Korkmaz isimli yurttaş ise ağır yaralanmıştı. Şemdinli halkı, astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz’i suçüstü yakalamıştı. Olaya dair soruşturmanın başladığı dönemde Kara Kuvvetleri Komutanı olan Yaşar Büyükanıt’ın, faillerden Astsubay Ali Kaya için kullandığı “Tanırım, iyi çocuktur” sözleri kullanmıştı. 

10 Ocak 2012’de görülen duruşmada, sanık astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz ile itirafçı Veysel Ateş’e “İnsan öldürmek”, “Örgüt kurmak” ve “İnsan öldürmeye teşebbüs etmek” suçlarından 39 yıl 5 ay 10’ar gün hapis cezası verildi. Ancak darbe girişimi sonrası mahkum edilen sanıkların avukatları, dönemin Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya’nın davaya dönük itiraflarının ardından, yargılamanın yenilenmesi amacıyla Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurmuştu. 11 Ekim 2017’de yeniden yargılama talebini kabul eden mahkeme, önce tutuklu bulunan 3 sanığa “örgüt kurmak” suçundan beraat, ardından ise 3 sanığın “İnsan öldürmek ve yaralamak” suçundan dosyanın tekrar görülmesine karar vererek, üç sanığı da tahliye etti.

‘ERDOĞAN’IN SÖYLEMLERİ ORTADA KALDI’

 Sahibi olduğu kitapevi bombalanan Seferi Yılmaz, geçen 13 yıla dair Mezopotamya Ajansı’ndan Fethi Balaman’a değerlendirmelerde bulundu. 

Yılmaz, “Kamuoyunda genişçe yer bulan Umut Kitapevi saldırısı, ‘JİTEM var mı yok mu?’ sorularına cevap oldu. Hakkari bölgesinde yaşanan yaklaşık 19 bombalama olayı vardı. Şemdinli’de suçüstü yakalanmaları tüm bunları açığa çıkardı. Olay esnafın gözleri önünde oldu. Esnaf bunları suçüstü yakaladı. O dönem Şemdinli’ye gelen dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın olayın üstüne gideceğine dair söylemleri oldu. Ancak Ankara’ya gidilince bu söylemler ortada kaldı” dedi. 

‘OLAY ADLİ BİR SUÇ GİBİ GÖSTERİLDİ’

Davanın ise kamuoyu baskısı ile açıldığını belirten Yılmaz, şunları dile getirdi: “Ancak yargılama süreci başlar başlamaz olay sanki üç kafadarın işi gibi gösterildi. Örgütlü bir olay olduğu kabul edilmedi. Adli bir vaka olarak ele alındı. Bunlar örgütlü bir suçtu. Bu kişilerin Hakkari İl Jandarma Komutanlığı tarafından görevlendirildiklerine dair görev kağıtları var. Van Asayiş Kolordu Komutanlığı ve Ankara TEM de bu olayın içindeydi. Tüm bunlar ortadayken, hüküm giymelerine rağmen saldırganlar serbest bırakıldı. 40 yıla yakın ceza almalarına rağmen şuan tutuksuz yargılanıyorlar.” 

13 yıldır devam eden yargılama sürecinin gün geçtikçe suçluların lehine geliştiğini belirten Yılmaz, 21 Kasım’da görülecek duruşmada hukukun tecelli etmesi için kamuoyuna duyarlılık çağrısında bulundu. (HABER MERKEZİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 08 Kasım 2018 20:10
www.evrensel.net
ETİKETLER Şemdinli