Umut Kitabevi bombalamasında örgüt yokmuş!

Umut Kitabevi bombalamasında örgüt yokmuş!

Umut Kitabevi davasında 'örgüt kurmak' suçundan tutuklu yargılanan 3 sanığa 'örgüt kurma' suçundan beraat kararı verildi.

Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde Seferi Yılmaz'a ait Umut Kitabevi'ni, 9 Kasım 2005 tarihinde bombalayan ve daha sonra tutuklanan astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz ile itirafçı Veysel Ateş'in yeniden yargılandığı davanın ilk duruşması Van 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

Mahkeme, tutuklu 3 sanığa “örgüt kurmak” suçundan beraat verirken, "insan öldürmek ve yaralamaktan"  tutuklu halinin devamına ve dosyanın yeniden incelenmesine karar verdi.

'KARAR DÖNEMİN RUHUNA UYGUN'

Mezopotamya Ajansı'ndan Müjdat Can ve Uğur Atabay'a konuşan Van Baro Başkanı Murat Timur, dönemin ruhuna uygun, politik bir karar olduğunu söyledi.

'BOMBALAMA TALİMATINI KİM VERDİ?'

Dosyaya bakıldığında bu kişilerin birilerinin talimatıyla oraya geldiklerinin anlaşıldığını belirten Timur, "Talimatları kimler verdi? İşte bu kısım işin örgüt kısmını nitelendiriyordu. Temel tartışmaları, 'TSK bir örgüt müdür?' TSK ile ilgili kimsenin bir tartışması yok. Bizim esas tartışmamız şurası; orada hukuk dışı işlerle uğraşan bir kısım kamu personeli, bir kısım askerin kendi içerisinde bir yapı oluşturmasıdır” ifadelerini kullandı.

Olayın emir komuta zinciri içerisinde işlendiğini söyleyen Timur, hadisenin ne şekilde gerçekleştiğini o dönem görev yapan asker-personel mevzuatına bakıldığı zaman rahatlıkla ortaya konulabileceğini söyledi.

'KARARA İTİRAZ EDECEĞİZ'

Mahkemenin daha önce iki hüküm kurduğunu belirten Timur, sanıklara "öldürmek ve yaralamak” suçundan 40 yıl ceza verdiğini ve şu an bu cezanın infaz edildiğini söyledi. Sanıkların “örgüt üyeliği” suçlamasından 1,5 yıl ceza aldıklarını hatırlatan Timur, "Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun bu kararı bozmasının ardından dava yeniden görülmeye başlandı ve beraat ettiler. Biz buna da itiraz edeceğiz; ama esas sıkıntılı noktalardan biri şu an 40 yıl ceza aldıkları dosya ile ilgili sanıkların yeniden yargılama talebini mahkemenin ciddi bir talep olarak görüp incelemeye başlamasıdır” dedi.

Timur, “Türkiye'de güvenlikçi bir yaklaşımın yeniden ortaya çıktığı bir dönemde bu dosya ile ilgili yargılamanın yapılması tesadüf olmadığını gösteriyor. Barış sürecinde birçok kamu görevlisi hakkında açılan davalar maalesef bu dönemde tahliye ve beraatla sonuçlandı. Yani, mahkemeler politik dönemin ruhuna uygun düşen kararlar veriyor. Umut Kitapevi davasında verilen karar da bu politik dönemin ruhuna uygundur" dedi. (HABER MERKEZİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 03 Ekim 2017 15:52
www.evrensel.net
ETİKETLER Umut Kitapevi