24 Ekim 2018 03:45

Krizin Hacettepe hâli

Anketimizin sonucu: Öğrenciler bu krizin faturasını kendilerinin değil buna sebep olanların ödemesini istiyor.

Görsel: Evrensel

Paylaş

Meri KELLECİ

Burcu ÇEVİKER

Ali ALTUN

Hacettepe Üniversitesi

Ekonomideki kötüye gidişatın yansımaları her alanda kendini gösteriyor. Bu etkinin “öğrenci hali” de haliyle bir başka olabiliyor. Hem yansıdığı alanların farklılaşması (kırtasiye, bölüm malzemeleri gibi) hem de üretilen çözüm yolları daha farklı bir tabloyu karşımıza çıkartıyor diyebiliriz.

Krizin bu öğrenci haline öğrenciler yine günlük hayatları içerisinden cevap vermeye çalışıyor; Dolmuşa binmeyerek yürümeyi tercih edenler, okul yemekhanesinden fazladan karton bardak ve ekmek alarak en azından bu masraftan kurtulmayı hesap edenler -karabiber alana dahi rast geldik-, hangi kırtasiyede fotokopi daha ucuz diye liste yapanlar...

ANKETİMİZE BAŞLAYALIM...

Çözüm yollarındaki bu farklılaşma ve hatta yaratıcılık da giderek çeşitlenirken Hacettepe öğrencileri olarak krizin öğrenciler üzerindeki etkisini daha iyi gözlemlemek, çözüm yolunu daha iyi tartışmak adına bir anket düzenledik. Anketimiz toplam 18 sorudan oluşuyor ve genel hatlarıyla katılımcıların sosyoekonomik düzeylerini belirleyerek okul içerisinde ve dışarısındaki zamlara karşı katılımcıların düşüncelerini ve önerdiği çözüm yollarını kapsıyor. Anketimize 18-25 yaş aralığında yaklaşık olarak 300 kişi katıldı ve katılımcıların yüzde 70’ini kadınlar oluşturuyor. 

İlk sorumuz öğrencileri aldığı aylık gelir hakkında. 0’dan 1250+ TL’ye kadar gidiyor. Katılımcılarımızın %40’ı ayda 0-500 TL alırken %11’i de 1250 TL’den fazla alıyor. Katılımcılardan bazıları 1250+ şıkkının olmasına bile şaşırıyor; ancak bu kesimin içerisinde bir işte çalışmaya başlayan birçok kişi var.

Katılımcılarımızın %54’ü kredi/burs alırken %45’i hiç burs almıyor; ailesinden maddi destek alanların yüzdesi ise %66.

ASTRONOMİK RAKAMLI YURT MECBURİTİYETİ

Yurtlarda kalanların yüzdesi %61 ve bunların %60’ı özel yurt. Yurt ücretleri hakkında fikirlerini sorduğumuzda muhabbet derinleşmeye başlıyor. Birçok kişi devlet yurdu çıkmadığı için özel yurtta kalmaya mecbur kalmış. Ankette bu sorunun şıkları şu şekilde ; a) uygun b) ortalama c) uygun değil d) astronomik. C şıkkını işaretledikten sonra son şıkkı görüp gülerek cevabını değiştirenler de var. Şıkların yüzdeleri de sırasıyla %23, %19, %41, %17.

Yemekhane zamları hakkında da %30’luk bir kesim ülkedeki ekonomik gidişat dolayısıyla bunun kabul edilebilir olduğunu düşünüyor. %48’lik kesim ise bunun ekonomik gidişattan etkilenmemesi gerektiğini savunuyor. Son şık üzerinde de “İyi de nasıl olacak?” tartışmaları kendini gösteriyor kimisi ülke ekonomisi bu kadar kötüyken “E herhalde zam gelecek başka ne bekliyordunuz?” derken başka bir arkadaşı hemen atlıyor; “İyi de bu gidişat bize neden yansıyor? Kısılacak onca şey varken!”

30 TL’LİK ZAM SADECE DUDAKLARDA ALAYCI BİR GÜLÜŞ YARATIR

En çok muhabbetin döndüğü sorumuz ise şöyle: “Kredi/burslara yapılan 30 TL’lik zam sizce yeterli mi?”. Kimisi bu sorumuzu gülerek karşılarken kimi de elini havada “te Allahım ya..” gibisinden sallıyor. %11’lik kesim bunu yeterli bulurken %63’ü yeterli bulmuyor. Geriye kalan %26’lık bir kesim ise “Bu da soru mu?” seçeneğimizi işaretleyerek tablonun gülünçlüğüne karşılık veriyor.

Anketimizin sonuna yaklaşırken bir de servis ücretlerine yapılan zam hakkında fikirlerini soruyoruz arkadaşlarımıza burada şıkların verileri birbirine oldukça yakın; %38’i olumsuz etkilendiğini söylerken %29’u etkilenmediğini söylüyor.

PİNTİ İNSANLARDAN HAYATTA KALMA DERSİ ALMAK

16. sorumuzda arkadaşlarımızdan ekonomik gidişatın günlük hayatlarına etkilerini 1’den 10’a kadar derecelendirmelerini istiyoruz. Tahmin edildiği üzere 1 numarayı işaretleyen katılımcımız yok yani %0. (2 numara da aynı şekilde.) 3 numara ise %1. 10 numara ise %42 ile bu sorunun en yüksek yüzdeye sahip şıkkı. Bazı arkadaşlarımıza 10 bile az gelecek olmalı ki “Ya biz de sayı ekleyemez miyiz?” diye soruyor. Burada da farklı yorumlar da karşımıza çıkmıyor değil. Yazının başında yer verdiğimiz değişik çözüm önerileri bu sorunun birer ürünü. Bir arkadaşımız sosyal medyada gördüğü bir tweet ile kendi durumunu özetlemek adına tweeti anlatıyor bize; izlediği bir televizyon programından bahsediyor. Bu programda pintilik dereceleri hastalık derecesine ulaşmış insanların en az masrafla hayatlarını devam ettirmeleri konu edilmiş. “Eskiden oradaki insanlarla dalga geçerdim. Şimdi oradan öğrendiklerimle hayatta kalmaya çalışıyorum.” diye gülerek ek yapıyor.

NEDENİNE DAİR GÖRÜŞLER FARKLI, ÇÖZÜM YOLU BİR

Anketimizin son sorularına geliyoruz. 17. sorumuz mevcut ekonomik gidişatın sebebini soruyor. Bu soruda da seçenekler arasında belirgin bir fark mevcut değil. Bu soruya verilen cevaplar şu şekilde;

Dış politika en az yüzdeyle %15. Ekonomideki yabancı sermaye %25. Üretimdeki dengesizlikler %34 ile en yüksek yüzdeye sahip. İktidarın ulusal politikaları da %26. Bu soruda arkadaşlarımız genellikle bir şık yerine birden fala şıkkı cevap olarak işaretliyorlar. Bu kesimin büyük çoğunluğu tüm şıkları işaretlemiş.

Son sorumuz ise krizin çözüm yolunu soruyor. Sebeplerindeki şıklar ne kadar birbirine yakın ise bu sorudaki şıklar da birbirine bir o kadar uzak. %4’lük kesim dış güçlerle arayı iyi tutmanın gerektiğini, %2’lik kesim eğitim, sağlık gibi sosyal alanlardan tasarruf etmenin yeterli olacağını savunurken %94’lük bir kesim ise bu sorunun ancak ekonomideki bağımsızlık ile mümkün olacağını düşünüyor. Bu soru da bize gösteriyor ki öğrenciler arasında ekonomik krize yönelik neden ve etkileri anlamında farklı yorumlar çıksa da çözüm yolu bir. Öğrenciler bu krizin faturasını kendilerinin değil buna sebep olanların ödemesini istiyor.

ÖNCEKİ HABER

'Polis, metrodaki güvenlik kulübesinde vatandaşı darbetti' iddiası

SONRAKİ HABER

Hakkari'de mayına basan asker yaşamını yitirdi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa