16 Ekim 2018 18:14

Gazeteci Uğur Yılmaz tahliye edilmedi

Gizli tanık ifadesiyle 16 aydır tutuklu olan gazeteci Uğur Yılmaz'ın ilk duruşması görüldü, Yılmaz tahliye edilmedi.

Gazeteci Uğur Yılmaz tahliye edilmedi

Fotoğraf: Pixabay

Paylaş

Deniz TEKİN
Bitlis

Gazetecilik faaliyetleri suçlama konusu yapılarak tutuklanan gazeteci Uğur Yılmaz yaklaşık 16 ay sonra ilk kez hakim karşısına çıktı. Yılmaz,  savunmasında “iddianamede suçlama konusu yapılan 14 basın açıklaması ve yürüyüşe bakıldığında boynumda fotograf makinesi, elimde kamera ve cebimde de çalıştığım belediyenin basın kartı vardı. Orada gazeticilik yaptım” dedi. Mahkeme, Yılmaz’ın tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Bitlis Belediyesi Basın Biriminde çalıştığı dönemde, haber takibini yaptığı basın açıklamaları ve yürüyüşlere katılmak, sosyal medya hesaplarında paylaşımlarda bulunmak ve aleyindeki tanık ifadeleri gerekçe gösterilerek 17 Temmuz 2017 tarihinde tutuklanarak hakkında “örgüt üyesi olmak” ve 2 defa “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla 9,5 yıldan 25 yıla kadar hapsi istenen tutuklu gazeteci Uğur Yılmaz yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü. Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya,  Elazığ 2 Nolu Yüksek Güvenlik Cezaevi’nde tutuklu olan  gazeteci  Uğur Yılmaz  Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi’nde (SEGBİS) üzerinden katıldı. Duruşmaya, Medya ve Hukuk Çalışma Derneği (MLSA) avukatlarından ve Yılmaz’ın avukatı Zelal Pelin Doğan ile birlikte 2 avukat daha katıldı. Duruşmaya, Yılmaz’ın ailesi de izleyici olarak katıldı. 

MAHKEME BAŞKANI: HANGİ FOTOĞRAFLARI ÇEKTİN?

Mahkeme Başkanın  mesleğinin ne olduğunu şeklindeki sorusuna Yılmaz “Benim mesleğim gazeteciliktir.  Ben Bitlis Belediyesine bünyesinde gazetecilik yaptım. 2013 yılından Bitlis Belediyesi’nden ihraç edildiğim 2017 yılına kadar bu mesleği yaptım.  Hakkımda iddiaları ve aleyhimdeki tanık ifadelerini kabul etmiyorum.  Bunlar gerçekdışıdır. Ben herhangi bir örgüte üye değilim ve herhangi bir yardımda bulunmadım. Ben gazetecilik yaptığım sürede herhangi bir örgüt üyesiyle görüşmedim” dedi. Bu sırada araya giren mahkeme başkanı Yılmaz’a PKK üyelerinin defnedildiği  Ölek Mezarlığına gidip gitmediğini sordu.  Yılmaz, ise Bitlis Belediyesi’nin basın çalışanı olduğu için cenaze defni için mezarlığna giden belediye eş başkanlarını takip etmek, fotograf ve görüntülerini çekmek amacıyla mezarlığa gittiğini söyledi.  Mahkeme başkanının “Orada hangi fotografları çektin? Belediye başkanları mezarlıkta ne yapıyordu ?” şeklindeki sorularına Yılmaz,  “Orada cenaze defnine katıldılar. Ben de gazeteci olmam nedeniyle fotograflarını çektim” cevabını verdi.

MLSA avukatlarından Zelal Pelin Doğan Doğan ise, 1 yıldan uzun süre tutuklu olan müvekkilinin ifadesinin SEGBİS üzerinden alınmasının yüzyüzelik ve adil yargılanma ilkesine aykırı olduğuna dikkat çekti.  Müvekkilinin gazetecilik mesleğinin gereği olarak takip ettiği basın açıklamaları ve yürüyüşler nedeniyle yargılandığını hatırlatan Doğan,  iddianamede Yılmaz’a yöneltilen suçlamaların tamamının Yılmaz’ın gazetecilik faaliyetleri olduğunu ancak iddianamede Yılmaz’ın gazetecilik faaliyetinde bulunduğuna değinilmediğini vurguladı. 

Savunmaların ardından ara kararına açıklayan mahkeme heyeti, ifadesi alınmayan gizli tanığın ifadesinin alınması, Yılmaz’ın 7 Şubat 2014 tarihinde  yapılan basın açıklamasında pankart tututup tutulmadığının tespit edilmesi için fotograflarının çekilerek  bu rapor aldırılması için Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine gönderilmesine karar verdi.  Mahkeme, suçun vasfı mahiyeti, mevcut delil durumu, adli kontrol tebbirlerinin yetersiz kalacağını ileri sürerek, Yılmaz’ın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Mahkeme, dava dosyasındaki eksiklerin tamamlanması için davayı 11 Aralık’a erteledi.

ÖNCEKİ HABER

Taze Market adını alan Makro Market, 400 işçiyi işten çıkardı

SONRAKİ HABER

#10YearChallenge: Türkiye basın özgürlüğünde 55 sıra geriledi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa