08 Ekim 2018 16:22
Son Düzenlenme Tarihi: 08 Ekim 2018 16:28

‘Yazar Temel Demirer serbest bırakılsın’  çağrısı

Dört gündür gözaltında olan Yazar Temel Demirer için basın toplantısı düzenleyen dostları Demirer’in serbest bırakılması çağrısında bulundu. 

‘Yazar Temel Demirer serbest bırakılsın’  çağrısı

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

İstanbul’daki evinden gözaltına alınarak Ankara’ya getirilen ve dört gündür gözaltında olan Yazar Temel Demirer için basın toplantısı rüzenleyen dostları Demirer’in serbest bırakılması çağrısında bulundu 

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma nedeniyle İstanbul’daki evinde gözaltına alınarak  Ankara’ya getirilen ve dört gündür gözaltında olan yazar Temel Demirer için Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi ve Aydın ve Sanatçı Girişimi basın toplantısı düzenledi. Mülkiyeliler Birliği’nde gerçekleşen toplantıya Yazar-Akademisyen Fikret Başkaya, Yazar ve Sosyolog İsmail Beşikçi, İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, Şair Ahmet Telli gibi çok sayıda sanatçı, yazar, akademisyen, emek, meslek ve insan hakları örgütü temsilcisi katıldı. 

‘İLAÇLARINI YANINA ALMASINA İZİN VERİLMEDİ’

Ortak açıklamayı yapan Fikret Başkaya, soruşturmada “gizlilik” kararı nedeniyle avukatlarına dahi bilgi verilmemesine tepki gösterdi. Başkaya, “Tam olarak ne ile suçlandığını bugünkü sorgusunda öğrenebileceğimizi umuyoruz. Kafka’vari bir durum” dedi. Demirer’in gözaltı esnasında raporunun yanında olmaması nedeniyle ilaçlarını yanına almasına izin verilmediğini belirten Başkaya, kimse ile görüştürülmeden, Ankara Emniyetine getirildiğini kaydetti. Başkaya, “Gözaltı üzerinden 24 saat geçmesine rağmen avukatlarıyla görüşme talebinin reddedilmesi yanında zaruri ilaçlarının yanına almasına izin verilmemesi, hukukla, yasayla değil, ancak ‘gözdağı, intikam, yıldırma’ ile açıklanabilir” dedi. 

‘ANKARA’DA İFADESİ ALINABİLİRDİ, İSTANBUL’A DÖNÜŞÜ BEKLENDİ’

Demirer’in yeri ve adresinin belli olduğunu, herhangi bir çağrı durumunda Savcılığa kendisinin gideceğinin herkes tarafından bilindiğini kaydeden Başkaya şunları söyledi: “Demirer, 4 Ekim günü Oktay Etiman’ın anması nedeniyle Ankara’daydı. Ankara’da olacağı günler öncesinden biliniyordu. O gün kolaylıkla ifadesi alınabilirdi. Ağır sağlık sorunları yaşayan Demirer’in İstanbul’a dönüşünün beklenerek gözaltına alınması ve tekrar Ankara’ya getirilmesi ağır sağlık koşullarında bulunan bir kişi için geri döndürülemez sorunlar yaratma potansiyeli taşır, riski, vebali vardır”. 

‘BU GİBİ SUÇLAMALAR BİZLERİ YILDIRMAYACAK’

Adresi sabit bir kişinin tatil sabahı gözaltına alınmasının gözaltı süresini fiilen uzattığına da dikkat çeken Başkaya, bunun sağlık sorunları yaşayan birine ek bir işkence olduğunu ifade etti. Başkaya, “Demirer’in gözaltısı son zamanlarda bütün büyük çaplı gözaltılarda olduğu gibi alelacele kotarılan ‘torba örgütler’ savının bayatlığının yeni bir örneğidir. Bu ve bunun gibi suçlamaların bizleri yıldırmayacağını bilmelidirler” dedi. 

‘ÇAĞDAŞLIĞIN GÖSTERGESİ İFADE ÖZGÜRLÜĞÜDÜR’

 Yazar-Sosyolog İsmail Beşikçi ise, bir ülkenin çağdaşlığının o ülkede ifade özgürlüğünün dinamik işleyip işlemediğiyle alakalı olduğunu vurguladı. Beşikçi, “Mükemmel yollarınız, hava yollarınız olabilir, çağdaşlığın göstergesi toplumsal, siyasal hayatta ifade özgürlüğünün olup olmamasıdır. Türkiye’de ise bu sınırlıdır, kısıtlıdır. Gerek devletin gerek sivil toplum örgütlerinin bu konu üzerinde düşünmesi gerekir” dedi.

‘TEMEL HOCA’NIN BAŞINA BİR ŞEY GELMESİN ALTINDA KALIRSINIZ’

İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan ise, 2 yıllık OHAL’in ardından kalıcı hale gelen OHAL uygulamalarıyla 12 güne varan gözaltı sürelerine dikkat çekti. Türkdoğan, vali ve kolluk güçlerinin yetkilerinin genişletildiğini, adliyede yaşanan olaylarda kolluk güçlerinin hakimler, savcılar üzerindeki etkisini görüldüğünü, darbe dönemlerinde olmayan uygulamalar yaşandığını vurguladı. İfade özgürlüğünün olmamasının, demokrasinin de olmadığının göstergesi olduğunu kaydeden Türkdoğan şunları söyledi: “Muhalifler terör örgütü suçlamasıyla gözaltına alınacak, tutuklanacak, davasını açmayacaksınız. Aydınlar, yazarlar baskı altına alınacak, ifade özgürlüğüne aykırı suç tiplerinden yargılanacaklar. Bu çok denendi ama tutmayacak. Temel Hoca’nın da karşılaştığı ilk değil. Zaten devam eden davaları vardı ifade özgürlüğü kapsamında. Bu rejime otoriter demeye devam edeceğiz. Hocamızın ağır sağlık sorunları var gözaltında tutulmaması gerekir. Buradan kolluğu uyaralım. Temel hocamızın başına bir şey gelmesin bunun altında kalırsınız. Süreci izleyip Temel hocamızı aramıza getireceğiz”. (Ankara/EVRENSEL)
 

 

ÖNCEKİ HABER

İşten atılan maden işçilerinin kuledeki eylemi sürüyor

SONRAKİ HABER

Çalışma koşullarının iyileştirilmesini istiyorlar

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa