Kuraklık, Maya uygarlığının çöküşünü hızlandırdı

Fotoğraf: Pixabay

Kuraklık, Maya uygarlığının çöküşünü hızlandırdı

Bilim insanları, Maya uygarlığının çöküşünde savaştan başka bir ‘suçlunun’ daha olduğunu ortaya çıkardı: Aşırı kuraklık.

Mark KAUFMAN

Mayalılar bundan bin yıl önce eşyalarını alacak zaman bile bulamadan yurtlarını terk ettiler. Kadim Maya uygarlığı yıkılırken krallar ve ailesi halkın önünde öldürülüyor, tutsaklar rehin alınıyor, saldırılar sonucunda Aguateca şehri boşalıyordu.

Savaşın, devasa taş tapınakları ve uzay gözlemevleri ile meşhur Maya uygarlığının çöküşünde etkisi büyük. Fakat bu çöküşün ardında başka bir ‘suçlunun’ olduğu tahmin ediliyor: Aşırı kuraklık. İlk defa bilim insanları, yüzyıllar boyu süren bu kuraklığın ne kadar da ciddi olduğunu ortaya çıkardı.

Sonuçları “Science” dergisinde yayımlanan bir araştırma deniz seviyesine yakın, çok geniş bir alana yayılmış olan Maya topraklarında, yağış miktarının yarıya azaldığını gösterdi. Şu an Meksika’daki Yucatan Yarımadası’nın çoğunu kapsayan bölgedeki yağış miktarının düşüşü bazen yüzde 70’i buldu ve bu kuraklık 200 yıl sürdü.

‘YAĞIŞLAR YARI YARIYA DÜŞTÜ’

Cambridge Üniversitesinden Paleoklimatolojist ve çalışmanın baş yazarı Nick Evans, verdiği bir röportajda şunları söylüyor: “Kendi yaşadığınız bölgeyi düşünün, yağış miktarının yarıya düştüğünü hayal edin, hem de yüz yıldan fazla bir süre boyunca.”

Böyle bir kuraklık sonucu çoğu toprak, tahmin edildiği gibi sadece çöle dönüşür, bir zamanlar verimli olan tarım bölgeleri de işlevsiz kalırdı.

Bugünkü Los Angeles’ı ele alalım, yıllık 35-38 cm yağış alıyor. Bunun yarıya düşmesinin, toprağı kurutan güneş ile birleşince, şehri neredeyse kesinlikle çorak bir çöle dönüştüreceğinden emin olabiliriz. Ve Mayalılar bugünkü Kaliforniyalılardan farklı olarak 21. yüzyıl seviyesinde su kemeri ve rezervuar sistemlerinden yararlanamıyorlardı. Onlar çok az yer üstü suyuna sahip, düz büyük bir arazide yaşıyorlardı.

Yağmura gerçekten ihtiyaçları vardı: Mayaların yağmur tanrısı “Chaac”ın taştan maskelerine halkın kalıntıları arasında çok rastlanır.

TARİHİ SU ARAYIŞI

Evans ve takımı Maya kuraklığına daha sağlam veriler ve sayılar bulmak için Maya’nın kalbinde denilebilecek uzun ince tuzlu Chichancanab Gölü’nün altındaki tortuları analiz etti. Alçıtaşı minerali bulacaklarını umuyorlardı.  Bu mineral oluşurken su moleküllerini içine hapseder. Buharlaşma zamanlarında, göller su oksijeni ve hidrojeni açısında ağırlaşırlar, bu da araştırmacılara gölün nasıl bir hızla yok olduğu hakkında bilgi verir. Evans bu durumu şöyle tarif ediyor: “Göl suyunun kendisini ölçmek gibi neredeyse”.

Bu araştırmada yer almayan, Buffalo Üniversitesinden Paleoklimatolojist Jason Briner, Maya çöküşünde kuraklığın etkisini araştırdığı için araştırmayı zarif bulduğunu söylüyor. Elit soyluların başında olduğu, zaten zayıflamakta olan bir politik yapıyı, aşırı kuraklık daha da kötüleştirmiş olabilir. Zarar görmüş tarımsal alanlar da mahsul veriminde düşüşe neden olmuştur. Nüfus fazlalığı da, 3 ve 11 milyon arası Mayaların bölgede yaşadığı tahmin ediliyor, elitleri bile etkileyecek şekilde kaynak kıtlığına zemin hazırlamıştır.

MAYALARIN ÇÖKÜŞÜ

Fotoğraf: Pixabay

Mayaların gizemli geçmişini araştıran Arizona Üniversitesinden Antropolog Daniela Triadan “Bunların hepsi birleşince elinizde mükemmel bir fırtına oluyor” diyor. Maya’nın çöküşüyle Mayalıların tamamıyla yok olmadığını belirten Triadan, şunları söylüyor: “Maya soyundan gelenler bugün hâlâ o bölgede yaşıyor. Elitler tarafından dikilen büyük Maya merkezleri yıkılmış. Büyük ihtimalle elitler tarafından yaptırılmış o sıkışık şehir merkezleri en iyi zamanında bile yaşamak için kolay değilmiş. Bu yoğun nüfuslu yerlere kuraklık gelmiş ve yüzyıllar boyunca gitmemiş. Fakat kuraklık Maya uygarlığındaki herkesin neden kendi şehirlerini ve köylerini terk ettiklerini açıklayamıyor. Gelişmekte olan devasa güney topraklarından, insanlar kuraklık vurmadan önce bile ayrılmıştı. “Neden güney bölgesi çok iyi gibi gözükürken, ilk terk eden insanlar oradan çıktı ve neden geri dönmediler?” diye soruyor Triadan. İklimsel sorunlara indirgenebileceğini düşünmüyor. “Maya uygarlığı o zamanlarda farklı bölgelerde, farklı şekillerde düşüşteydi. Her şehirdeki durum aynı değildi. Bu antik kuraklık şu an dikkate alınmaya değer, bugün iklim değişikliği de Kaliforniya ve Afrika’nın bazı bölgelerinde olduğu gibi dünya çapında çok etkili.”

“İklim değişikliğine önceki kuşaklardan daha dayanıklı olduğumuz, Kaliforniya veya Batıdaki diğer yerlerdeki kuraklık şartlarını ve hava durumunu iyileştirebileceğimiz tartışılabilir” diyor Briner. “Fakat Batı şu an alevler içinde, ve ben buna katılmıyorum. Ve dünyadaki birçok nemsiz alan kuraklaştıkça, iklim değişikliği kötüye daha da kötü etkileyecek” diye ekliyor.

Başlık Evrensel’e aittir
sciencemag.org’dan çeviren Ayça  SAYIOĞULLARI

Son Düzenlenme Tarihi: 13 Ağustos 2018 23:25
www.evrensel.net