Denize atlarken sakat kalmayın!

Fotoğraf: Pixabay

Denize atlarken sakat kalmayın!

Beyin ve Sinir Cerrahı Doç. Dr. Aşkın Şeker, derinliği bilinmeyen veya derinliği az olan sulara balıklama atlamaya karşı uyarılarda bulundu.

Denize gidildiğinde arkadaşlar arasındaki en büyük eğlencelerden olan ‘balıklama dalma’ çok tehlikeli boyutlara varabiliyor. Özellikle gençler eğlenmek ya da kendilerini kanıtlamak için yüksek yerlerden suya balıklama atlıyor.  Yüksekten ve kafa üzeri bu atlama şekli genellikle 12-25 yaş civarındaki erkekler tercih ediyor. Beyin ve Sinir Cerrahı Doç. Dr. Aşkın Şeker, “Derinliği ve taban yapısı tam olarak bilinmeyen sulara dalarak girmekten kaçınmalıyız. Bulanık göl suları ve sonradan doldurulan kıyılarda risk oldukça yüksektir. Özellikle taş ve kaya gibi zemin yapısı düzensiz olan sulara balıklama atlamak büyük risk oluşturur” diyerek şu uyarılarda bulundu. 

SU BULANIKSA UZAK DURUN

Derinliği bilinmeyen veya derinliği az olan sulara balıklama atlamak, omurların kırılmasına, omurilik felcine hatta dolaylı olarak hayat kaybına bile neden olabilir. Diğer bir atlama şekli de çivileme atlama diye tabir edilen iki ayak üzerinde suya dikey olarak atlama da topuk, ayak, bacak ve omurlarda yaralanmaya, kırılmaya ve sinir hasarlarına yol açabilir. Suyun derinliği kıyıdan veya yukarıdan bakıldığında tahmin edilemez. Suyun altında kaya ve benzeri bir cisim de olabilir. Bu sebeple; bulanık, dibi görünmeyen sulara, derinliği bilinmeyen havuzlara ve sahil kıyılarındaki yıkık iskele kenarlarına balıklama atlayışlar büyük riskler taşır.

Fotoğraf: Pixabay

DERİNLİK EN AZ 2 METRE OLMALI

Türkiye Omurilik Felçlileri Derneğince yapılan araştırmalara göre, güvenli su derinliği 2 metre ve üzeridir. Sığ suya atlama vakaları sıklıkla 12-25 yaş arasındaki genç erkeklerde görülür çünkü balıklama atlama bu yaş grubu erkeklere göre genellikle cesaret gerektiren bir davranış ve kendini ispatlama göstergesidir. Suya yüksekten atlama omurga kemiğinin kırılmasına, ardından da omurilik yaralanmasına neden olabilir. Balıklama atlamak, su derinliği iki metreden az ise oldukça tehlikelidir. Başın elden önce suyun tabanına çarpması nedeniyle boyun kemiklerinde kırılmalar oluşabilir. Kırık, omurga içinden geçen omuriliği zedeleyebilir ve çoğu zaman kopartabilir. Omurilik hasarlarının en tehlikeli olduğu yer boyun bölgesinde olanıdır. Kol veya bacaklarda kuvvet kaybı, hareketsizlik, duyu kayıpları, yatağa ya da tekerlekli sandalyeye bağımlılık, idrar ve büyük abdest problemleri, cinsel fonksiyon bozuklukları gelişebilir.

Fotoğraf: Pixabay

YARALININ BOYNUNU SAKIN OYNATMAYIN!

Yaralının önce solunum yolunun açık olup olmadığına bakılmalı, açık değilse boyun omuru kırıklarında çene göğüsten yavaşça arkaya doğru hareket ettirilerek (Kalın bez ya da havlu ile rulo yapılarak sarılabilir) önce solunum yolu açılmalı. Yaralının nefes almasını engelleyen yabancı cisim varsa ağzından çıkarılmalı. Baş aşağı çevrilerek silkeleme şeklinde su çıkarma yöntemleri asla uygulanmamalı. Yaralı boyun, sırt ve bel omurları bükülmeyecek şekilde taşınmalı. Baş-boyun-gövde ekseni bozulmamalı ve gerekirse bunun için tahta parçası  üzerinde yaralı taşınmalı. Yaralı 3 veya 4 kişi tarafından taşınmalı. Baş ve boyundan, sırt ve kalçadan, bacak ve ayak bileğinden tutularak aynı anda kaldırılmalıdır. Yaralı kesinlikle ayağa kaldırılmamalı ve oturtulmamalı. Tıbbi yardım gelinceye kadar beklenmeli. (HABER MERKEZİ)

www.evrensel.net
ETİKETLER Aşkın Şeker