Referandumda 'hayır' diyen İzmitliler: 'Güvenmiyorum, müşahit oldum'
Körfezden Notlar - 23 Haziran 2018

12 belediyenin 12’sinin de AKP’de olduğu Kocaeli'nin merkez ilçesi İzmit’te seçimin nabzını tutuk. İlçede referandumda 800 oy farkla 'hayır' çıkmıştı.

İzmit Yürüyüş Yolu her zamanki gibi kalabalık. Yürüyüş Yolu, şehrin ve çınarların ortasından geçen trenin sahil tarafına alınmasından sonra insanların nefes alabileceği bir alan haline getirildi. İşlek olması sebebiyle de siyasi partilerin stantlarını kurduğu, çalışmalarını yürüttüğü bir alan.

Nüfus bakımından Gebze’nin ardından Kocaeli’nin ikinci büyük ilçesi olan İzmit, 16 Nisan referandumunda ‘hayır’ diyen tek ilçe olmuştu. Kocaeli’de 12 belediyenin 12’sinin AKP’de olduğu düşünüldüğünde İzmit’in 800 oy farkla bile olsa hayır çıkarması, kent muhalefeti açısından önemli bir kazanım sayılıyor.

24 Haziran seçimlerini İzmit Yürüyüş Yolu, Yahya Kaptan ve Tavşantepe Mahallelerinde konuştuk.

Yürüyüş Yolu’nda ilk karşılaştığımız isim Tayfun Değer, emekli. “24 Haziran Türkiye için hayırlı olacak” diye sözlerine başlayan Değer, “Muharrem İnce nitelikli bir seçim kampanyası yürütüyor, onu kabul etmek lazım diğerleri de öyle ama farkı görmek lazım. Seçimlerin daha özgürlükçü bir ortamda olması gerekli. Cumhurbaşkanı adaylarından biri içeride, böyle bir şey olabilir mi ya? İnsanları zorla Mandelalaştırıyorlar” diyor. TRT’yi izlemediğini söyleyen Değer ekliyor: “Çok yazık. Bizim vergilerimizle var olan bir kanalın böyle olmaması lazım. Seçim ilk turda sonuçlanmaz, ikinci tura kalır ve orada da Millet İttifakı kendini gösterir”

Tayfun Değer. Fotoğraf: Evrensel

Yavuz ise 17 yaşında, bu seçimlerde oy kullanamayacak ama yine de konuşup, görüşlerini belirtmek istiyor. “Gençler için seçimin en önemli meselesi eğitim” diyen Yavuz, “Ben hiç memnun değilim mesela, sınavlar hep değişiyor. TEOG gibi bir sınava girdim, şimdi yeni bir sistem geldi. Böyle bir şey olabilir mi? Ben Kocaeli’de nasıl eğitim alıyorsam, Hakkari’deki de aynı eğitimi alabilmeli” diyor.

AKP’Lİ GENÇ: CUMHURBAŞKANI TARAFSIZ OLMALI

Yavuz ile konuşurken iki AKP’li genç geliyor yanımıza. Yavuz’u dinleyen gençler ardından “Yeter biz de konuşalım” diye araya giriyor: “Ak Parti’ye oy vereceğim. Muharrem İnce’yi samimi görmüyorum. Mesela İnce aday olurken parti rozetini bırakıp Türk bayrağı rozeti taktı,’Ben herkesin cumhurbaşkanı olacağım’ dedi o iyiydi ama biz Reisi destekliyoruz. Bizim tek isteğimiz kardeş kardeşi vurmasın, barış içinde yaşayalım.”

AKP’ye oy vereceğini söyleyen genç, “Cumhurbaşkanının partisi olmaması lazım” diyor. Partili cumhurbaşkanlığını Erdoğan’ın getirdiğini söylediğimizde ise “Bu yanlıştı mesela” diye eleştiriyor.

Gençlerle sohbet ettiğimiz sırada, Meral Akşener’in mitinginden, elinde İYİ Parti bayrağı ile bir amca yaklaşıyor. O da önce dinliyor, sonra araya giriyor: “Erdoğan kusura bakmasın ama kaybetti, ikinci turda İnce kazanacak. Benim merak ettiğim İnce kazandığı zaman Erdoğan ne yapacak? Bence alıp torunlarını sevmeli.”

‘KİMSE MUTLU DEĞİL’

Yürüyüş Yolu’nda tartışma yavaş yavaş alevleniyor. AKP’li gençler ve İYİ Parti mitinginden gelen amca ile tartışırken yanımıza eski bir asker olan Ali Kalaz geliyor. Daha önce AKP’ye oy verdiğini söyleyen Kalaz, “Şimdi bana ‘Garibansan gelme’ diyorlar. Nüfusun yarısı işsiz, köprü-kanal yaptım diyor ama millet işsiz. Eski yapılan işleri ben yaptım diyor. Her yerde karınca gibi yuvalanmışlar” diyor. Sınır ötesine yapılan askeri operasyonlara değinen Kalaz, “Asker Menbic’e gidiyor, Kandil’e gireceğiz diyor ama anca televizyondan bağırıyorlar, boş dağları bombalayıp geliyorlar. Kimse mutlu değil, fukaranın cebinde para yok, ekonomi berbat, adamcılık, yandaşçılık var. Bir sürü mezun var, diplomalı işsiz dolu. Cumhurbaşkanı değişirse çok daha iyi olur. Şimdi bütün hıncımla İyi Partiye oy vereceğim” diyor.

Ali Kalaz. Fotoğraf: Evrensel

‘ARTIK KONUŞMAKTAN DA KORKMUYORUM’

Emekli öğretmen olan Suna Çapa’yı Saadet Partisinin standının yanında çalan müziğe eşlik ederken buluyoruz. Saadet Partisinin sloganı olan ‘Değiştir’e atıfta bulunarak, “Değişeceğini ve Sadet Partisinin iyi bir atılım yapacağını düşünüyorum” diyor. Çapa, müşahit olduğunu belirterek, “Oylar çalınmazsa ikinci tura kalır. Güvenmiyorum, bu yüzden de müşahit oldum. Sandıkları koruyacağım, geleceğin daha güzel olmasını istiyorum. Televizyonlarda tüm adayları göremiyoruz ama bir bakıma iyi de oldu, halkın ayağına geldiler. Konuşmaktan da korkmuyorum artık, bizi sonuna getirdiler” dedi.

Suna Çapa. Fotoğraf: Evrensel

ÜNİVERSİTE MEZUNU PAZARCI: HURMALARIMI SATAMIYORUM

Ramazan Balak üniversite mezunu bir pazarcı. Balak’la Yahya Kaptan Mahallesi semt pazarındaki tezgahında konuşuyoruz. Piyasanın allak bullak olduğundan dert yanan Balak, şunları söylüyor: “Ben üniversite mezunuyum, şu anda pazarcılık yapıyorum. Çok güzel hurmalarımız var fakat şikayetçiyiz. Neden dolayı? Zamlardan dolayı… Bir hafta içerisinde 5 TL zam geldi. Geçen hafta 40 kilo hurma sattıysak bu hafta 20 kiloya düştü. Bence seçimlerin öne alınmasıyla durum daha da kötü oldu. Çünkü piyasa allak bullak” Bir diğer Pazar Esnafı Yücel Eryılmaz ise, “Günden güne kötüye gidiyor. Pek iştah açıcı işlerimiz yok” diyor

‘YARIM KİLO KİRAZ ALARAK KENDİMİZE SÜRPRİZ YAPTIK!’

Melek Aktuğ. Fotoğraf: Evrensel

Emekli Öğretmen Melek Aktuğ, “Pazara her geldiğimizde zamlı görüyoruz. Görüyorsunuz soğanı, patatesi. Her gelişimiz farklı oluyor. Alım gücü düşük tabii. Bu zamandaki pahalılıkla bir emeklinin, bir memurun, çocuk okutan, ev kirası verenler için alım gücü tabii ki düşük” dedi. Gazetecilik öğrencisi olan Sezer ise, “Artık pazara gidebiliyor muyuz, gidemiyor muyuz tartışması var. Biz bugün alışveriş için değil kendimize sürpriz yapalım diye geldik buraya. Öğrenci kendine sürprizi yarım kilo kiraz yiyerek yapabiliyor anca” diyerek öğrencilerin içinde bulunduğu durumu açıkladı.

‘SEÇİM EŞİT ŞARTLARDA YAPILMIYOR’

İzmit'in Tavşantepe Mahallesi’nde karşılaştığımız Deniz, asgari ücretle çalıştığını ve geçimini sağlayamadığını söylüyor: “Sosyal hayatım kalmadı. Çalıştığım fabrikanın bir parçası olmuş durumdayım. Sabah kalkıp işe gidiyorum, akşam eve gelip yatıyorum. Yaşam alanım daralıyor. İnsanları ekonomik olarak bu çalışma şartlarına mecbur bıraktılar. Bu yüzden bu iktidarın gitmesi gerekiyor” dedi. Oyunu HDP’den yana kullanacağını belirten Deniz, “Ülkenin kaderini belirleyecek bir seçim. O yüzden HDP’nin barajı geçmesi gerekiyor” diye konuştu.

‘MUHALEFET SANDIKLARA ÇÖZÜM ÜRETMELİ’

Faruk Çakabay, taşınan sandıkların şaibe yaratacağı görüşünde. Yaşanabilecek usulsüzlüklere dikkat çeken Çakabay, “Selahattin Demirtaş’ın içeride olması bu ülkenin ayıbı. Çalışmalarını kettle aracılığı ile yürütebiliyor. Bu seçim sürecinde Demirtaş’ı milletimizin sahipleneceğini düşünüyorum. OHAL sürecinin yaşandığı bir dönemde seçime gidiyoruz. Doğuda sandıkların büyük çoğunluğu taşınıyor. Bu sandıklarda usulsüzlük olacağını düşünüyorum. Seçim çalışmalarını yürüten muhalefet partileri bu konuda bir araya gelip bir çözüm üretmeliler” diyor.

Hasan Işık ise şunları söylüyor: “Bu seçimler ülke tarihinin en önemli seçimlerinden biri. Geleceğimiz açısından bir dönüm noktası ama eşit şartlarda bir seçim olmadığı ortada. Herkes bunu kendi vicdanında hissediyor.” (Kocaeli/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 23 Haziran 2018 17:16
www.evrensel.net