'15-16 Haziran'ı yaratanlar tek adamı da durduracak'

İzmir'de gerçek kadro talebi ile iş bırakan Genel-İş üyesi işçiler KHK ile çıkarılan direnişteki Ege Üniversitesi işçileri ile buluştu.

DİSK Genel-İş İzmir Şubeleri, 15-16 Haziran 1970 işçi eylemlerinin yıl dönümünde yarım gün iş bırakma eylemi yaptı. İş bırakma eylemi hem kamuda hem de belediyelerde hak kayıplarına sebep olan kadro aldatmacasına karşı ayrımsız, şartsız kadro verilmesi talebi ile yapılırken iş bırakma eyleminin otobüs hatları haricinde birçok belediye hizmetinde etkili olduğu gözlemlendi.

Öğle paydosu ile birlikte Bornova Metro önünde toplanmaya başlayan işçiler buradan sloganlarla, kadroya geçiş sürecinde güvenlik soruşturması ileri sürülerek işten çıkarılan ve 73 gündür direnişte olan Ege Üniversitesi işçilerinin yanına yürüdü. "15-16 Haziran'ın Ruhuyla Güzel Günlere Yürüyoruz" pankartının taşındığı yürüyüşte "Kadro dediniz işimizden ettiniz", "Zafer direnen emekçinin olacak", "Yaşasın iş ekmek özgürlük mücadelemiz" ve "Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek" sloganları atıldı.

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri'nin temsilcilerinin de destek verdiği eyleme KESK, TMMOB, EMEP, Haziran üyeleri, CHP ve HDP milletvekili adayları da katıldı. Yürüyüş boyunca emniyetin trafiği durdurmaması ise işçilere zorluk yaşattı.

Basın metnini okuyan DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, 15-16 Haziran eylemlerinin önemine değinerek "Büyük işçi direnişinin 48’inci yılında emeğimize ve ülkemize sahip çıkacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz. 15-16 Haziran, tek sendika ve uzlaşmacı sendikacılık rejimi girişimine karşı işçi sınıfının gerçek sendikacılığı ve DİSK’i savunduğu muazzam bir direniştir. 15-16 Haziran 1970’te işçi sınıfı masaya vurup 'artık yeter' demişti. Bugün işçi sınıfı için bir kez daha 'artık yeter' deme günüdür" dedi.

Türkiye'nin işçi hakları açısından en kötü 10 ülkenin arasında olduğunu da belirten Sarı şunları söyledi: Türkiye’yi işçilerin haklarının en kötü olduğu 10 ülke arasına sokan iktidar, hedeflediği rejim değişikliğini bir an önce hayata geçirebilmek için baskın seçim kararı almıştır. OHAL’den istifade grevlerin yasaklandığı, sendikal hak ve özgürlüklerin gasbedildiği, imza toplamaktan meydanlara çıkmaya kadar her türden hak arama yönteminin baskı altında alındığı, mahkemelere başvurma hakkının bile kısıtlandığı bir ortamda işçi sınıfının çalışma ve yaşam koşullarını korumak ve geliştirmek oldukça zorlaştırılmıştır.

DİSK'in tüm işçileri, sermayenin çıkarları için işçi sınıfının çalışma ve yaşam koşullarını sürekli olarak geriye götürenlere karşı "Tamam" demeye çağırdığını söyleyen Sarı "24 Haziran 2018 Cumhuriyet tarihinin kader anıdır. DİSK, işçi sınıfını ve tüm halkı cumhuriyetin laiklik ve demokrasi gibi temel nitelikleriyle, 'Yurtta barış, dünyada barış' gibi temel kurucu ilkeleriyle, hukuk devletiyle ve temel yurttaşlık haklarıyla çatışan bir düzene TAMAM demeye çağırmaktadır. Unutulmamalıdır ki demokrasi işçinin ekmeğidir ve tüm haklarımınız tek bir kişinin keyfiyetine teslim edildiği bir düzene demokrasi denmez. Böylesi bir düzende işçilerin hakları savunmak ve geliştirmek daha da zorlaşır. 15-16 Haziran 1970’de tek tip sendika dayatmasını durduran işçiler, 2018 Haziran’ında dayatılan rejimi durduracaktır" dedi. (İzmir/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 12 Haziran 2018 17:22
www.evrensel.net