Hatay'da yardımlar kesilir mi kaygısı AKP’ye oy oluyor

Fotoğraf: Evrensel

Hatay'da yardımlar kesilir mi kaygısı AKP’ye oy oluyor

Hatay'ın Dörtyol ilçesinde üreticilerle, esnafla ve işçilerle 24 Haziran seçimlerini konuştuk. Vatandaşların temel kaygısı sosyal yardımlar.

Halil İMREK
Dörtyol

Hatay’ın Dörtyol ilçesindeyiz. Üreticilerle, esnafla ve işçilerle seçimleri konuşuyoruz. MHP ve AKP’nin yoğun bir oy potansiyelinin olduğu ilçede adaylardan memnun olan pek yok. Özellikle AKP 1. sıra adayına Dörtyol ilçede çok tepki var. 2015 yılında AKP Hatay Milletvekili Hacı Bayram Türkoğlu’nun oğlu Dörtyol İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde 24 Çevik Kuvvet polisini sıraya dizdirerek teşhis etmesine tepkiler halen sürüyor. Hacı Bayram Türkoğlu’nun aynı zamanda bölgede birçok yatırımı olduğunu ve halk için değil kendi cebi için çalıştığı” yaygın görüş. Bunca tepkiye rağmen neden 1. sıra adayı olduğu sorusunun yanıtı ise “15 Temmuz darbe girişimi gecesi yaralanan tek milletvekiliymiş. Adam gazi olduğu için 1 sıraya konmuş. Ama kimse istemiyor. Dörtyol’a sunduğu bir hizmet yok” oluyor.

Dörtyol’da konuştuğumuz vatandaşların büyük çoğunluğunun vurguladığı temel nokta sosyal yardımlar.

Buradaki seçmenlerin sosyal yardımlar nedeniyle AKP’ye oy verdiğini söyleyen yurttaşlar, gerekçesini ise şöyle anlatıyor: “AKP engelli çocuğu olana maaş bağlamış, yardım paketleri yapıyor. 65 yaş üstüne maaş veriliyor. İnsanların bundan dolayı oy veriyor. AKP giderse bu imkânları kaybedeceğini düşünüyor.”

SOSYAL YARDIM ALANLAR ‘YA ELİMİZDEKİ DE GİDERSE’ DİYOR

Bir narenciye üreticisi ile konuşuyoruz. Ağaçlarına mantar hastalığı girmiş. “Bir depo ilaç atmak 240 TL” diyor. Ürünlerinin para etmediğini söyleyerek ekliyor: “Narenciyede esas parayı aracı, simsar kazanıyor.” İsmini de kime oy verdiğini de söylemek istemiyor: “İyisi, hayırlısı kimse o olsun” deyip geçiştiriyor.

Eski belde olan şimdinin en büyük mahallelerinden Kuzuculu’da dolaşıyoruz. Aralarında tartışan üç kişinin ikisi zabıta memuru. Biri ise MHP’li. MHP’li olan bu seçimi karasızlar belirler diyor: “Yüzde 10-15 arası bir kararsız var. Onlar nereye yönelirse rüzgâr nereden eserse orası alır.” CHP’li olan zabıta memuru işlerin iyi gitmediğini bu sefer AKP hükümetinin gideceğini söylüyor. MHP’li olan itiraz ediyor gitmez, çok zor diyor. “Neden gitmesin memlekette her şey yolunda mı” diye soruyoruz.

Be sefer şöyle konuşuyor: “AK Partinin en büyük projesi yol, köprü, hastane değil. Ben insanların içindeyim. AK Parti milyonlarca insana sosyal yardım yapıyor. Her dört, beş kişiden biri ikisi sosyal yardım alıyor. İnsanlar bundan dolayı oy veriyor. AK Parti giderse elimize geçen üç beş kuruştan da oluruz diye korkuyorlar. Bundan dolayı kazanıyor. AK Parti’nin sandıktaki başarısının en önemli anahtarı sosyal yardımlar.” ‘Bu yardımlar devletin görevi değil mi’ diye soruyoruz, yanıtı “Bunu siz biliyorsunuz, okumuş kesim farkında ama vatandaş öyle bakmıyor. Birde bugüne kadar partiler sosyal yardım yapmamış. İnsanlar bunu AK Partinin yaptığını düşünüyor” oluyor.

Tekel büfe çalıştıran bir gençle konuşuyoruz. Oyunun sola olduğunu söylüyor. Ama korktuğunu yine çalma çırpma işlerinin olabileceğini söylüyor.

İKİ ENGELLİ ÇOCUĞUM VAR, YARDIM ALIYORUZ ONUN İÇİN…

Girdiğimiz bir bakkalda iki kişi oturuyor. Bakkal sahibi Mustafa CHP’ye diğeri AKP’ye oy verecek. İkisine de oy tercihlerinin gerekçelerini soruyoruz. AKP’ye oy verecek olan “yol, köprü” diyecek oluyor, CHP’li araya gidiyor: “Köprüden geçenden de geçmeyenden de para alınıyor.” Böyle deyince de AKP’ye oy verecek olan vatandaş, iki mağdur çocuğu olduğu, AKP döneminde onlara maaş bağlandığını söyleyip ekliyor: “Onlara maaş bağlandığı için AKP’ye oy vereceğim.” O da soruyoruz, ‘bu devletin görevi değil mi’ diye. “Benim büyüğü 16 yaşında. Daha önceki partiler yapmıyor biliyorum. Ben yaptıklarını ne gördüm ne duydum” diyor. CHP’li seçmen buna, “16 yılda kurduğu bir fabrika var mı, her geçen gün gelirimiz azalıyor, vergiler artıyor. Daha önce küçük bakkal dükkanı ile geçinirken bugün iki üç kat misli dükkanına rağmen geçinmekte zorlanıyorum” karşılığını veriyor.

İŞVEREN DE HÜKÜMETİ DESTEKLİYOR

Ekinciler metal fabrikasında çalışan genç bir işçi ile konuşuyoruz. O da kime oy vereceğini söylemiyor. Ama konuşmasından AKP’ye oy vereceğini tahmin ediyoruz.  “AKP işçinin grevlerini yasaklandı. İş cinayetleri arttı. Çalışma saatleri artıyor. İşçinin aldığı ücret düşük. Niye AKP’ye oy veriyor işçi” diye soruyorum. İşçi işveren siyaseti neyse işçi de ekmeği için ona oy veriyor. İşveren hükümeti destekliyor. Sen hem işverene hem de hükümete karşı nasıl geleceksin” diyor.

Başka bir bakkala giriyoruz. “Yeter söz milletin diyor” Başbakan Binali Yıldırım’ın 81 milyon arakamızda sözlerine atıfta bulunuyor. “Ben arkalarında değilim. ‘Millet İttifakı’ değini yaparsa ikinci turda da hepsi oy verirse bu safer AKP devrilir. Kimse halinde memnun değil. Ama insanlar gerçekleri söylemiyor. Korkuyorlar” diyor.

ENGELLİYE, YAŞLIYA MAAŞ VERİLİYOR

Son olarak Bir mahalle muhtarı ile konuşuyoruz. Bu seçimlerin bıçak sırtı olduğunu anlatıyor. Ülkücü bir mahalle muhtarı olduğunu söyleyip ekliyor: “Muhtar olarak birçok şeyi iyi görüyorum. AKP engelli çocuğu olana maaş bağlamış, yardım paketleri yapıyor. 65 yaş üstüne maaş veriliyor. İnsanların bundan dolayı oy veriyor. Bu imkânları kaybedeceğini düşünüyor.” Parkta oturan birini gösterip ekliyor: “Mesela bu adamın engelli çocuğu var hem çocuk için hem de bakıcısı için düzenli maaş alıyor. Onun için başkasına vermez.” AKP’nin kaybetme korkusu yaşadığını, Kılıçdaroğlu’nun İYİ Partiye 15 milletvekili verip seçime girmelerini sağlaması ve Muharrem İnce’yi aday göstermesi ile iyi bir iş yaptığını düşünüyor. İnce’nin Tayyip Erdoğan ile baş edecek bir konuşma becerisine sahip olduğunu belirtiyor.

İŞÇİ 10 SAAT ÇALIŞIYOR, KİMSEYE GÜVENMİYOR, SONRA DA...

Genç olan ise daha önce metal sektöründe çalışmış. Şimdi esnaf kefalet odasında çalışıyormuş. İşçilerin 1600 lira ile 10-12 saat çalıştığını söylüyor. “Peki, niye hükümete hala oy veriyorlar” diye soruyorum. Yanıtını aynen aktarıyorum: “Nasıl vermesin, eğitim mi var, onları uyandıran birileri mi var. Ben işçilik yaparken sendikaya girmedim. Sendikacıların altında sıfır Mercedes var. İşçi kime güvensin. İşe ya belediye başkanı ya da o ilçedeki parti teşkilatı referans oluyor. Sen işe girince, iş bulunca aynı zamanda seni teslim de almış oluyorlar. Biat kültürü geliştiriliyor. Osmaniye de tos çelik fabrikasında 10 saat çalışıyor ondan sonra uykusuz bir şekilde AKP’nin Hatay’daki mitingine gidiyor. Nasıl gitmeyecek. Mecburen gidiyor. İyi-kötü karnımın doyduğu bir işim var. Çoluk çocuk aç mı kalsın?”

Yaşlı olan söze dahil oluyor ve yani diyorlar ki, “Ben seni işe aldım veya aldırdım sen de benim askerim olacaksın.”

Çay ocağına geçiyoruz, AKP-MHP ve CHP’ye oy verecekler var. “AKP’nin Atatürk düşmanlığı yaptığını” söyleyip ekliyorlar: “Oy kaybedince Atatürk’e sarıldılar.” CHP’li olan işsiz. İşsizlere sormamızı istiyor, “Asıl onların canı yanıyor” diye ekleyerek.  

Bir ayakkabı tamircisine giriyoruz. Ayakkabı tamir eden genç, dükkânda başka bir genç, bir yaşlı ile birlikte 3 işi var. Dükkân sahibi esnaf olduğunu oy tercihini açıklamasın doğru olmadığını söylüyor. Ama ‘Cumhur İttifakı’na vereceğini seziyoruz. Bu sefer işlerinin zor olduğunu söylüyor ama diğer tarafta “AKP giderse yeşil sermeye çekilir mi ekonomi daha kötüye gider mi” diye kaygılandığını da belirtiyor.

Fotoğraf: Evrensel

‘BU İŞ SAĞ-SOL İŞİ DEĞİL, ÜLKE KUTUPLAŞTI’

Dörtyol merkezde ve mahallelerde dolaşıyoruz. Bekir Soylu bölgede tanınan bilinen biri. Onun için insanlarla konuşmamız zor olmuyor. Parklarda ve değişik çay ocaklarında oturan gruplara soruyoruz. Kimi AKP-MHP diyor kimileri ‘Millet İttifakı’ diyor. Çoğu da konuşmak istemiyor. Yer yer HDP’nin barajı geçmesini istemediğini söyleyene de rastlıyoruz. Ama “Bu iş sağ sol işi değil. Ülkeyi kutuplaştırdılar. Her kes kardeşçe yaşamalı. Barış döneminde asker polis ölmüyordu” diyen de oluyor. Dörtyol’da bugüne kadar AKP’ye oy verip ilk kez HDP’ye oy verecek 15-20 kişilik bir Urfalı aile var. İYİ Partiye oy verecek MHP seçmeni de var.

Son Düzenlenme Tarihi: 05 Haziran 2018 11:24
www.evrensel.net