Değinmeler: Kara göründü

Fotoğraf: Pixabay

Değinmeler: Kara göründü

Adnan Özyalçıner’den değinmeler: Güneşin doğmasını beklememiz gerek şimdi de. Yarı karanlıkta.

Adnan ÖZYALÇINER

BİZİZ YANAN

Kan akıyor her gün. Ateş yakılıyor. Kanı akıtanlar, ateşi yakanlar tepemizde dikilip duruyor her gün. Gene de biziz kanı akan, yanıp yakılan.

AYDINLIK SON

Doğan güneş, aydınlığın müjdecisi oldukça her karanlığın sonu aydınlıktır.

KARANLIĞIN SONU

Bu sonu yok karanlığı, sonsuz bir aydınlık yenecektir. Günboyu ışıyarak. Geceyi de ışıtarak. Kışı yaza çevirecek bir aydınlıkla.

KARANLIK MI, AYDINLIK MI?

Ne gecesi, ne gündüzü belli, binlerce voltluk lâmbanın sönmeden yandığı bu kentte. Bildik karanlıkla aydınlığı özleterek.

ONLARCA MARTI

Onlarca martı, Meyhaneler sokağının açıldığı alanda koca çöp vagonunu dolduran meze artıklarına dalıyor her gün, akşam saatlerinde. Kanatlarını havalandıran rüzgârdan, denizin mavi serinliğinden yoksun, kendi içinde boğulan kentin ortasında. Beton kaldırımlarda sekip yüksek binaların denizi görmeyen damlarına konarak.

SONU

Denizin bittiği yerde bir martı eşeleniyor çöplükte. Betona kesmiş kente yağmur yağıyor, sel olup denize akıyor kiri pasıyla. Ne deniz doğurabilir artık, ne martı uçabilir üstünde, ne toprak yeşerir.

İKİSİ BİRLİKTE

Asım Bezirci’yle Rıfat Ilgaz hem edebiyattaki, hem toplumsal alandaki savaşımlarını yaşam boyu omuz omuza sürdürdü. Arka arkaya gelen ölümlerinde de birlikteydiler.

Onlar, Sennur Sezer’in “Üçüncü Adam” şiirinde Rıfat Ilgaz’a:

“Rıfat’a
Ranzada yatma zor gelmedi de
Dert anlatma zor geldi
Sevmenin insanları suç olduğunu
Öğrenemedi.”
dediği suçu işledi; ikisi de. Birlikte.

GÜNEŞLE

Akşamdan yağan yağmur, sabahı da etkiliyor serinliğiyle. Güneş doğana kadar.

GÜN GEÇMİYOR

Her şey hızla geçip gidiyor. Tam bir akışkanlık içinde. Gökte uçaklar, denizde motorlar, vapurlar, gemiler, karada tramvaylar, metrolar, metrobüsler, otobüsler. Daha ağır da olsa -üstlerine bindirilen yüklerden olmalı- geçip giden kamyonlarla TIR’ları da katabiliriz bu akışkanlığa. Onlar geçip gidiyor, her dakika, her saat, bütün bir gün. Gün geçmiyor. Üstüne çöken karanlıktan.

YAZ BİTMEDEN

Kanıyorsun açan gülle her sabah. Düşen çiyle ağlıyorsun. Yaz bitiyorken.

SEVGİLİM

Sevgilim ne güzelsin. Benimle en güzelsin.

BİTİMSİZ YAZ

Yaz açan güllerle kırmızı. Akıp giden, kırlarla yemyeşil, ağaçlarla. Masmavi gökyüzüne eş deniziyle uçsuz yaz. Bitimsiz.

SONSUZLAŞTIRMA

Her şey sonludur. Günlerimizi, gecelerimizi dolduran yaşam da. Yaşamı uzatacak, anlamlandıracak olan edebiyattır, sanattır. Sonu sonsuzlaştıracak olan.

KARA GÖRÜNDÜ

Ne kadardır mavisi kararmış denizlerin dalgalarıyla boğuşuyoruz. Birinden ötekine geçerek. Fırtınalara göğüs gererek. Ufku taradığımız her seferinde karanlık bir boşluk karşılıyor bizi. Battık mı, yoksa hep aynı burgacın ortasında dönenip duruyor muyuz?

Bizi gören, bilen var mı ya da biz kimseyi görebiliyor muyuz?
Sesimizi duyan var mı ya da biz sesimizi duyurabiliyor muyuz?
Sonunda kara göründü. Sis, pus içinde boydan boya. Güneşin doğmasını beklememiz gerek şimdi de. Yarı karanlıkta.

Son Düzenlenme Tarihi: 03 Haziran 2018 07:14
www.evrensel.net
ETİKETLER Adnan Özyalçıner