Spil Dağı Milli Parkı'nın yanı başına taş ocağı süreci başlatıldı

Beşpınar Köyü sınırları içerisinde kalan ve Spil Dağı'na 500 metre mesafede olan taş ocağı projesi için verilen 'ÇED Gerekli Değildir' kararı iptal edilmişti.

Fotoğraf: Özer Akdemir

Spil Dağı Milli Parkı'nın yanı başına taş ocağı süreci başlatıldı

İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Spil Dağı Milli Parkı'nın 20 metre uzaklığına taş ocağı kurulması için ÇED süreci başlattı.  

Metehan UD
İzmir
 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İl Müdürlüğü, İzmir'de yeni bir taş ocağı kurulması için çevresel etki değerlendirme (ÇED) süreci başlattı. Kemalpaşa'nın Beşpınar Mahallesi kırsalında Aytaç Bayil isimli kişi tarafından işletilmesi planlanan mermer ocağı arama ve işletme ruhsatı projesi için  bakanlığın sitesinde duyuru yayımlandı.
  
Proje alanı İzmir-Manisa Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planında orman ve tarım alanı olarak gözüküyor ve ÇED Alanının doğu yönünde yaklaşık 20 metre mesafesinde kendine has bitki örtüsü, yılki atları ile doğal güzelliklere sahip olan Spil Dağı Milli Parkı ve 185 metre ilerisinde de yürüyüş yolları bulunuyor. En yakın yerleşim alanı ise 2 bin 400  metre mesafede. Projede dikkat çeken bir diğer nokta ise yatırım ömrünün 125 yıl olarak planlanması. Proje kapsamında yılda 15 bin metreküp mermer ve 45 bin metreküp pasa çıkarılması planlanıyor.

Yapılan duyuruya göre toplamda 99,74 hektarlık  ruhsat alanın 24,94 alanı için ÇED talep edildi. Şirket daha önce bir çok kez yapıldığı gibi faaliyet alanını 25 hektarın altında göstererek valilikten “ÇED Gerekli Değildir” kararı aldırmayı hedefliyor. Daha öncesinde yine Beşpınar Köyü sınırları içerisinde kalan ve Spil Dağı'na 500 metre mesafede olan taş ocağı projesi için verilen 'ÇED Gerekli Değildir' kararı iptal edilmişti. 

'ÇED SÜRECİNİN ARKASINDAN DOLANILIYOR'

Görsel proje dosyasından alınmıştır.

Başvuru dosyasını Evrensel'e değerlendiren Beşpınar köylülerinin avukatı Cem Altıparmak, madencilik ve taş ocağı işletmelerindeki faaliyet alanının 25 hektarın altında gösterilerek kanunun etrafından dolanıldığını belirtti. Zaman içerisinde kapasite artırımına gidilerek ÇED sürecinin ihlal edildiğini de ifade eden Altıparmak "Başvuru sırasında bu problemi aşmak istiyorlar. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü önüne gelen her dosyaya 'ÇED gerekli değildir' kararı vermeyebilir  ve ÇED sürecinin işletilmesini isteyebilir. Ama son 15 yıllık istatistiklere baktığınızda 100 projenin 92'sine 'ÇED Gerekli Değildir' kararı verilmiş. Koruma kullanma dengesinden ziyade daha ağırlıklı olarak kullanma dengesinin gözetildiğini görüyoruz" dedi.  

'BAKANLIK MİLLİ PARKA ZARAR VERİRSİNİZ DEMELİ'

Ruhsat alanı üzerinden başvurunun dikkate alınması gerektiğini de dile getiren Altıparmak şunları söyledi "ÇED süreci başlatılırsa bu iş kapalı kapılar ardında sonlandırılamayacak. Halka gidilmesi gerekiyor. Halkın görüşleri alınmak zorunda. Halka rağmen bu projeyi yürütmek kolay değil ve proje dosyasındaki genel geçer bilgilerden ziyade daha kapsamlı raporlar hazırlamak gerekiyor. Mantıken Spil Milli Parkı dikkate alınarak 'ÇED' ya da 'ÇED Gerekli Değildir' kararı verilmemesi lazım. Milli parka bu kadar yakın bir sahaya bu ocağın kuramazsınız. Bakanlığın 'Milli parka zarar verirsiniz' gerekir diyerek kabul etmemesi gerekiyor.”

EGEÇEP Dönem Sözcüsü Berrin Esin Kaya da, İzmir'in dört bir yanında taş ocaklarına izin verildiğine dikkat çekerek "İzmir'in doğasını, sağlığını ve kültürel varlıklarını tehdit ediyor. Taş ocaklarının önemli sorunlarından biri toz çıkarması. Bu tozlar insan çevredeki bitki örtüsüne, suyuna ve insan sağlığına zarar veriyor. Ekonomi koşullarını etkiliyor, tarıma da olumsuz etkisi oluyor. Özellikle Spil Dağı gibi doğal ve kültürel varlıkların olduğu yerlerde kesinlikle bulunmaması gerekiyor. Yaşam alanlarından ve tarımcılığın yoğun olduğu yerlerden uzak tutulması gerekiyor. Ama maalesef bunlar dikkate alınmadan izinler veriliyor. Bundan kesinlikle vazgeçilmesi gerekiyor" dedi.

Son Düzenlenme Tarihi: 03 Mayıs 2018 16:14
www.evrensel.net