Barış Mahallesinde JES'e tepkiler sürüyor: Kükürt solumak istemiyoruz
Fotoğraf: Özer Akdemir/EVRENSEL

Barış Mahallesinde JES'e tepkiler sürüyor: Kükürt solumak istemiyoruz

Manisa Salihli'deki Barış Mahallesi sakinleri, kurulmak istenen jeotermal enerji santraline tepki göstererek, 'Kükürt solumak istemiyoruz' dediler.

Özer AKDEMİR
Manisa

Manisa Salihli'ye iki kilometre uzaklıktaki Barış Mahallesine kurulmak istenen jeotermal enerji santraline (JES) karşı mahalleli bir araya geldi. Yeşilçam Düğün Salonu'nda gerçekleştirilen toplantıya Barışkentlilerin yanı sıra, Caferbey köylüleri ve Salihliler de katıldı.

PARK ALANI JES ŞİRKETİNE KİRALANMIŞ

Toplantıda konuşan Barış mahallesinde oturan emekli öğretmen Hakkı Uysal, JES kuyularının konutların yanı başına, birinci sınıf tarım arazilerine açıldığını belirterek, "Belediye imarda park alanı olarak gösterdiği yeri SANKO şirketine JES için kiralamış durumda. Bu usulsüz bir işlem. Şirket hiçbir önlem almadan, doğayı kirleterek kuyu açma çalışmalarını bir yıldır sürdürüyor. Caferbey Köyü'nden aldığı araziye kuracağı JES'te bizim evlerimizin yanı başındaki kuyulardan çektiği suyu kullanacak. SANKO sondaj sırasında çıkan içinde ağır metallerin olduğu çamurun üzerini bir gece de toprakla örttü. Eğer bu JES çalışmalarını durduramazsak çok yakın bir gelecekte bu güzel mahallede kokudan, pislikten oturamaz hale gelebiliriz" dedi. 

MÜCADELENİZ SON DERECE HAKLI VE MEŞRU

Toplantıya katılan EGEÇEP Yürütme Kurulu üyesi Özer Akdemir, geçmiş yıllarda "temiz-yenilenebilir enerji kaynakları" diye termik ve nükleer santrallere karşı alternatif olarak öneriler RES, JES, GES gibi enerji üretim yöntemlerinin yarattığı çevresel-sağlık sorunlarının zaman içerisinde ortaya çıkmaya başladığını belirtti. Ülkenin en güzel köşelerine, halkın iznini, görüşünü almadan kurulmak istenen bu tür enerji üretim tesislerine karşı halkın yaşam alanlarını koruma mücadelesi vermesinin Anayasal dayanakları olduğunu ve son derece meşru bir zeminde bulunduğunu aktaran Akdemir, "Siz izin vermediğiniz sürece buraya JES yapamazlar. Bunun için öncelikle bir araya gelmek ve  örgütlenmek gerekiyor" dedi. Gediz havzasında jeotermal ve madencilik faaliyetlerinin yeraltı sularını kirlettiğine dair resmi raporları gösteren Akdemir, konuşmasında yeni kurulan Ekoloji Birliği hakkında da bilgiler verdi. 

Fotoğraf: Özer Akdemir/EVRENSEL

ACİL GÖREV: ÖRGÜTLENMEK

Turgutludan gelen TURÇEP ve EGEÇEP Yürütme Kurulu üyesi Metin Sert'de Salihli halkının geçtiğimiz yıllarda çevresel sorunlara karşı gösterdiği duyarlılığın bir benzerinin Barışkent'teki JES'lere karşı ortaya çıkmasının sevindirici olduğunu ifade etti. Örgütlenmenin en acil görev olduğunu belirten Sert, Turgutlu'daki Çaldağı mücadelesi deneyiminden yola çıkarak ekoloji mücadelesinin toplumsallaştırılmasının önemine dikkat çekti.
Toplantıda söz alan Barışkent ve Caferbey mahalleleri sakinleri de JES'lere karşşı düşüncelerini ifade ettiler. 

NAR AĞAÇLARIMIZ KURUDU

Mahalleliler şunları söyledi; 

Hamdi Akgün: Burası eskiden narları ile ünlüydü. Narlar İzmir'e, yurtdışına satılırdı. Sonra borlu su çıktı ve nar ağaçlarının hemen hepsi kurudu. Ben evimin bahçesini betonladım, çünkü ağaç dikemiyorum, kuruyor. Biz buraya sağlıklı yaşam için geldik, kanser olmak için değil.

EVLAT VEREBİLİR MİSİNİZ?

Mehmet Kahraman (Barış Mahallesi muhtarı): SANKO'nun müdürü JES'in çevreye hiçbir zararı olmayacağını, olsa bile bütün zararı karşılayacaklarını söyledi. Ben de ona "sen bana evlat verebilir misin? Benim evladımın sağlığı bozulursa bunu nasıl karşılayabilirsin diye karşı çıktım. 

Tarık Baran: Şirket çalışma yapmak için geldiğinde hep birlikte karşılarına dikilmeliyiz. Ben buna varım.

Hasan Namver: JES kuyusu açılan yer imarda park alanı olarak gösteriliyor. Belediye kamuya, yani bize ait olan bir alanı bize sormadan SANKO'ya nasıl kiralayabilir? Öncelikle belediyeden bunun hesabını soralım, Meclis toplantısına katılıp. Sonra şirketin karşısına dikiliriz. 

BİZİ YOK SAYAMAZLAR

Zülal Kiraz: Şirket bize bu JES'lerle ilgili hiç birşey anlatmıyor. Milyar dolarlık yatırım yaptık diyorlar. İnsanız biz, insanca yaşamak istiyorlar. İnsan sağlığının bedeli var mı? Bizi yok sayamazlar. Bu topraklara sahip çıkmak vatan borcumuzdur.

TARLALARIN ORTASINDA KÜKÜRT KOKUSU

Toplantının ardından toplu olarak JES kuyularının olduğu bölgeye giden vatandaşlar, kuyuların çevreye verdiği zararı gazetecilere anlattılar. En yakın eve 20-30 metre uzaklıktaki kuyuların hemen yanı başı üzüm bağı ve sebze tarlaları olduğu görülürken, kuyunun yanı başındaki altında plastik örtü bulunan havuzdaki sudan kükürt kokusuna benzer bir kokunun yayıldığı dikkat çekti. Kuyunun ve havuzun mahallelilerin ısrarlı çabaları sonrası tel örgü ile çevrildiği dile getirildi.

JES HAVUZUNA DÜŞEN YILAN 

Barış Mahallesi ile Caferbey köyü arasında kalan, yine evlerin, yeni yapılan özel okulların yakınında bir yerde açılan kuyudan sürekli olarak çevreye kükürt kokulu bir su akışı devam ediyordu. Herhangi bir koruyucu tel örgünün olmadığı ve yaklaşık 40-50 metre uzunluğunda 5-6 metre genişliğindeki havuzun çevresinde kuzu, keçi gibi hayvanların dolaşıyordu. Havuza düştüğü görülen bir yılanın içindeki kükürt kokulu kirli sudan çıkmak için plastik örtüye tırmanmak istemesi ancak kayarak düşmesi ise bu kuyu ve içinde kirli akışkan bulunan çevre açısından ne derece tehlikeli olduğunu de ortaya koyuyor. Havuzların hemen yakınlarında çocukların oyun oynaması da dikkat çekti. 

Son Düzenlenme Tarihi: 23 Nisan 2018 14:41
www.evrensel.net