Mavioğlu: Bir dönem Gülen yapıyordu, şimdi gazetecilerle AKP uğraşıyor

Mavioğlu: Bir dönem Gülen yapıyordu, şimdi gazetecilerle AKP uğraşıyor

Gazeteci Ertuğrul Mavioğlu 'Bir dönem Gülen cemaatine bağlı savcı ve hakimler gazetecilerle uğraşıyordu, şimdi AKP'ye bağlı olanlar uğraşıyor' diyor.

Özgürlükçü Demokrasi gazetesi ve Gün Matbaacılık’a 28 Mart’ta İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliği tarafından kayyım atandı. Kayyımın atanmasıyla birlikte yapılan operasyonla gözaltına alınan aralarında matbaa sahibinin de bulunduğu 20 kişi ve gazetenin yazıişleri müdürü ile imtiyaz sahibi çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklandı. Gazetenin editör ve çalışanlarının aralarında bulunduğu 7 kişi ise halen emniyette bekletiliyor. Meslektaşları üzerindeki bu baskılara tepki gösteren Gazeteci Ertuğrul Mavioğlu, iktidarın medya ile uğraşmasının bilinçli bir faaliyet olduğunu söyledi.

‘DEĞİŞEN BİR DURUM YOK’

İktidarın kamuoyundan gizlemek istediği, konuşulmasını ve eleştirilmesini istemediği çok fazla konu olduğunu belirten Mavioğlu, “Bu sebeple iktidar gücü ele geçirdiği ilk anda medyada tasfiyelere başladı. Bunun ilki 2011’de Odatv davası ile başladı. Odatv o dönem çok konuşuldu ama durum bundan ibaret değildi. Birçok gazeteci hakkında ‘gizliliği ihlalden, adil yargılamayı etkilemekten’ davalar açıldı. Adliye koridorlarında o kadar zaman geçiriyorduk ki, işimizi yapamaz hale gelmiştik. İstedikleri şey bizim davalarla meşgul olup birtakım gündemlerden uzaklaşmamızdı. O dönem Gülen cemaatine bağlı savcılar hakimler gazetecilerle uğraşıyordu, bu dönem de AKP’ye bağlı hakimler savcılar gazetecilerle uğraşıyor. Değişen bir durum yok” dedi.

‘İKTİDAR KARTEL MEDYASINA DÖNÜŞTÜ’

İktidarın, basını baskıyla dizginlemeye çalıştığını ifade eden Gazeteci Mavioğlu, şöyle devam etti: “Doğan Grubu’nun başına gelen böyle bir örnek. Doğan eskiden Milliyet ve Vatan’ı da içinde barındırıyordu ve Kartel Medyası olarak ifade edilirdi. Şu an toplam tirajın ve toplam izleyici oranının yüzde 90’ının üzerine sahip olan Doğan Medya iktidarın eline geçti. Yani şu an iktidar Kartel Medyası’na dönüştü.”

İktidarın basını kendi bünyesinde toplamasının iki önemli duruma işaret ettiğini belirten Ertuğrul Mavioğlu, “Bir tanesi çok ciddi bir şeye hazırlandıkları. Bir diğeri ise, şu an da gizlemeye saklamaya herkesin gözünden kaçırmaya çalıştıkları çok fazla konu var. Savaş olgusundan tutalım da bölgedeki yıkıma kadar; KHK’den atılan insanların intihar etmesi, üniversitelerin boşaltılması, adaletin bir emirle kul haline getirilmesi, işsizlik, yoksulluk ve daha birçok şey... Bunların hepsini bir araya getirdiğinizde her gün televizyonlardan verilen pembe tabloların gerçeği yansıtmadığını görüyoruz. Öyle bir algı oluşturmak istiyorlar ki; insanlar kendi yaşadıklarını dahi inkar edecek pozisyona gelsin ve böylece iktidar kendi varlığını daha uzunca bir süre devam ettirebilsin. Tabi bir de 2019 seçimleri var. Nasıl ki, 16 Nisan’da kaybettikleri halde YSK kazandıklarını söylediyse, Cumhur İttifakı için de sonuç aynı olacak, kaybedecekler fakat YSK kazandıklarını duyuracak” dedi.

AMAÇ HABERİN KAYNAĞINI KAPATMAK

Gazeteci Mavioğlu, “Özgürlükçü Demokrasi, Özgür Ülke’nin bombalanması Özgür Gündem’in çok sayıda muhabirinin öldürülmesi ve çalışanlarının tutuklanması gibi bir gelenekten geliyor. Buradaki esas dert bir alandan gelen haberin kaynağını kapatmaktır. Yani Kürt kaynaklarının, ezilen yoksul işçilerin, emekçilerin, iyi sanat üreten insanların kendilerini duyurabilme olanaklarının önünü kapatmak. Meselemiz sadece haber alma ve haber verme özgürlüğü değil aynı zamanda haber olma özgürlüğü. Özgür Gündem ve Özgürlükçü Demokrasi gibi gazetelerin kapatılmasının esas nedeni malum kesimlerin haber olma özgürlüğünün önünü kesmektir” şeklinde konuştu.
Son olarak tüm bu baskılara karşı yapılabileceklere işaret eden Mavioğlu, “İlla ki bir şeyler yapılması, sözün söylenmesi gerekiyor. Bu cephe gazeteciliği mi olur, hakikat gazeteciliği mi olur, tartışılır” şeklinde konuştu. (İstanbul/MA)

Son Düzenlenme Tarihi: 09 Nisan 2018 00:26
www.evrensel.net